Ne yazar?!

Abone Ol

Refik darbesi, şefik darbesi Adına ne derseniz deyin,

Türkiye de mevcut demokratik sistemin Anayasal dayanağı olmadan Tek adamlık

hevesiyle değiştirildiği 4 Mayıs tan sonra AK Parti, Genel Başkanlık,

dolayısıyla Başbakanlık için seçimini yaptı. Düşük profilli olacağı kaydedilen

Başbakan adayı AK Parti de yapılan sembolik teamül yoklamasıyla Binali Yıldırım

olarak belirlendi. Beştepe nin onayıyla başa geçirildi. Bundan sonra ne

değişecek Biz buna bakarız Tam 14 yıldır bu ülkenin dümeninde bulunan AK Parti

iktidarı, neyi değiştirmiştir Ne yapmıştır Çok çok güzel diye yandaş medyanın

pazarlamaya çalıştığı ekonomik tablo ortada. Gazetemizin ilaveleri dolayısıyla

esnaflarla, işadamlarıyla, işverenlerle görüşüyorum. Geçtiğimiz günlerde

Kastamonu Dergimiz dolayısıyla konuştuğum Altıntaş Kuyumculuk Sahibi Adnan Bey,

Bu vizyonla her şey gümleyecek, tüm sektörler şalterleri indirecek şeklinde

bir tanımlama yaptı. İnegöl e gittik Mobilyanın başkenti olarak bilinen

İnegöl de mobilya sektörü, ne yapacağını bilemez bir halde. İşleri tıkırında

olan sadece bankalar. Çünkü milletin geleceğini ipotek altına aldıkları

kredilerle, kredi kartlarıyla, faiz bataklarıyla insanların kanını emmekle

meşguller. Herkes 10 yılını, 20 yılını bankaların insafına bırakmış durumda. 14

yıldır ülke ekonomisinin kaderini çizmeye çalıştıkları inşaat sektöründe de

durum iç açıcı görünmüyor. Zira harç bitti, yapı paydos Konut satışları

tıkanmış durumda. Müteahhitlerin, firma sahiplerinin yüksek kâr hevesleriyle

yaptıkları konutların satışlarında sıkıntı var. Maliyetler sürekli artıyor İki

odalı bir eve, yüzbinlerce lira talep ediliyor Şehri imar etmek zorunda olan,

şehri yaşanacak bir hale getirmesi gereken yerel yönetimin rant hevesiyle

İstanbul un her köşe başına yapılan birbirinden çirkin rezidanslar, projeler

dolayısıyla şehir artık nefes alamaz hale gelmiş durumda. Trafiği çözeceğiz

iddiasında bulunanlar, şehrin ana arterlerinde 5 bin nüfuslu, 10 bin nüfuslu

devasa projelere izin vererek, girişi-çıkışı olmayan yerler inşa edilmesine, bilerek,

isteyerek göz yumuyorlar. Gel de bu orta oyununa gülme!

Bu zihniyet kırılması, şehrin siluetini de hançerledi

İstanbul un güzelliğine kanlı hançerini soktu. Ahmet Davutoğlu, Bundan sonra

şehre hançer gibi sokulacak yapılar yapılmayacak demişti Mimar Sinan ın anma

toplantısında. Koca Sinan, mezarından kalkıp gelse, kendisinin bıraktığı bu

muhteşem silueti ve mirası hovardaca kullanan bu zihniyete ne derdi acaba

Dönemin başbakanının Müteahhite küstüm, konuşmuyorum

şeklindeki işin içinden sıyrılma, sorumluluktan kaçma gayretkeşliğini de

unutmayalım. Binali Yıldırım çok başarılı olacakmış Filanmış, fişmekanmış

İktidar partisinin her şeyine eyvallah çeken, hınk deyiciler yine işbaşına

geçti. Televizyonlarda yapılan yorumları dinledikçe, gülmek ile ağlamak

arasında gidip geliyoruz. Mevcut bir adaletsizliğe bile meşruiyet kılıfı

giydirmeye çalışan ve adaletsizliğe bile uyduruk bir kanun ihdas etmeye çalışan

zihniyet, nasıl başarılı olacakmış acaba Geçtiğimiz hafta yazdığımız

yazımızda, kanunsuzluğun kanun olduğu western filmlerini izleyerek büyüdük

demiştik. Beyaz Adam ın hükümferma olduğu Amerika da, kovboylar ellerindeki

silahlarıyla kendi kanunlarını yapmaktaydı. Adam öldürmek onlar için sıradan

bir hadiseydi Güçlü olan kendi kanununu koyuyordu. Lafı dolaştırarak nereye

getireceğim! Yine geçtiğimiz günlerde haberlere yansıdı. Elektrik Dağıtım

Şirketlerinin yıllardır masum vatandaşların sırtına bindirdiği kayıp kaçak

bedelleri, Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulup geri alınabiliyordu. Şimdi, bu

konuya da kanun uydurup, kanunsuz bu bedelleri geri almanın önüne geçilecekmiş

Üstelik şirketler bu kaçakları istedikleri oranda tüketiciye yansıtabilecek

formüllerin arayışları içindeymiş. Adaletsizliğe, kanunsuzluğa bile kanunumuz

hazır! Binali Yıldırım neyi değiştirecek Böyle bir adalet mekanizması varken,

memleketin tamamını duble yol yapsa ne yazar ! Zaten bunlar önce köprü

yaparlar, sonra da milletin cebinden bunu tahsil ederler! Bu nasıl devlet

anlayışıysa!