Belli ki AK Parti iktidarının bir Eğitim politikası ve
stratejisi yokmuş. Eğer olsaydı, bir bakanın attığı adımlar bir başkası
tarafından değiştirilmez ya da revize edilmeye çalışılmazdı. AK Parti
iktidarının sorunlu bir eğitim sistemi devraldığını kabul etmekle birlikte
sorunları çözmek için atılan her adım sorunları daha da karmaşık hale getirdi.
Eğitim sisteminin en önemli sorunu zorunlu kesintisiz 8 yıllık eğitim idi. Bunu
düzeltmenin yolu çok basitti. Zorunlu eğitim 8 yılda kalır ama kesintisiz
olmaktan çıkartılarak yaşanan sıkıntılar giderilmiş olabilirdi. Ancak,
mantığını bir türlü anlayamadığım şekilde zorunlu eğitim kesintisiz hale
getirilirken 12 yıla çıkartılarak bu ülkenin tüm çocukları lise ya da muadili
bir okulu bitirmeye mecbur bırakıldı. Yani darbecilerin yapmayı göze alamadığı
seçilmiş AK Parti iktidarı tarafından uygulamaya konuldu.
Eğitim sistemindeki değişiklik bununla da kalmadı, bu
defa düz liseler kapatılarak bunların ya Anadolu lisesine ya da mesleki teknik
liselere döndürülmesi yoluna gidildi. Yani bir anda uzun yıllardan beri eğitim
sistemimizde yerini almış olan okullar yok edildi. Niçin buna ihtiyaç duyulduğu
da kamuoyuna açıklanmadı. Biz yaptık oldu mantığı ile hareket edildi. Yapılan
bu işin, yani düz liselerin iptal edilmesinin yanlışlığı anlaşılmış olacak ki
şimdi de düz liselere teknik liselerde bir sınıf açılacakmış Gerçekten bu
uygulamanın sorumluları yaptıkları işi savunabiliyorlar mı bilemiyorum. Siz
uzun yıllardan beri eğitim veren okulları bir kararla kapatacak, başka okullara
çevireceksiniz ondan sonrada gelen talepler karşısında düz liseleri teknik
liselerin bir sınıfına hapsedeceksiniz bunun mantığı olabilir mi . Bunu
yapanlar düz liselerin eğitim sistemin içinde ne gibi mahzuru olduğunu
açıklamak durumunda değiller mi
Her ilçede bir meslek lisesi açanlar bu ülkenin her
alanda teknik ara eleman ihtiyacını araştırdılar da ona göre mi düz liseleri
kapatarak meslek lisesine dönüştürüyorlar Doğrusu bu soruya evet cevabı veremiyorum.
Sanki sadece üniversite kapısındaki yığılmayı hafifletmek için atılmış bir adım
gibi görünüyor. Elbette üniversite kapısındaki yığılmayı önlemek gerekiyordu.
Bunun için ilk önce her ilde bir üniversite açılması yoluna gidildi. Hatta,
bazı ilerimizde birden çok üniversite açıldı. Buna rağmen yığılma önlenemedi.
Önlemediği gibi üniversiteler arasında çok önemli eğitim kalitesinde farklar
ortaya çıktı. Bazı üniversiteler sırf açılmış olmak için açıldığı gibi bir
görüntü ortaya çıktı. Bunun yanında üniversite mezunu işsizler ordusu da
giderek büyümeye başladı. Yani üniversiteyi bitirmiş yüz binlerce genç işsiz
ortaya çıktı. Yani üniversite kapısındaki yığılmayı önlemek için
üniversitelerin sayısını artırmak yığılmayı önlemeye yetmediği gibi üniversite
mezunu işsizlerin sayısını artırmak gibi ikinci bir soruna yol açtı. Şimdi
benzer bir durumla lise ve dengi okullar konusunda ortaya çıkacak görünüyor.
Daha doğrusu teknik mesleki liselerin 4 yıl sonra vereceği mezunlar Ankara nın
kapısına dayanacaktır. Şimdiden bunun tedbirini almak gerekiyor.
Halbuki zorunlu eğitimi kesintisizlikten çıkartarak
ortaokulu bitiren çocukların mesleğe yönelmesi sağlanıp, ayrıca bu çocukların
bir takım yollarla eğitimine katkı vermek mümkün iken şimdi, berberlerin çırak
bulmasını imkansız hale getiren bir uygulama ortaya konuldu. Berberler dedim
hemen her alanda artık ustalar çırak bulamaz noktaya gelmiş durumdalar. Çünkü
açılmış olmak için açılan teknik liseler yeterli atölye ve laboratuara sahip
olmadıkları için buralardan çıkacak mezunların hayata atılmaları kolay
olmayacaktır. Sadece bir iki alanda bu liseler belki gerekli eğitimi
verebilecek ama çoğunda işin tatbikatı eksik kalacaktır. Bu arada sağlık meslek
liselerinin birden bire böylesine artması, özellikle özel okulların sayısının
binlerle ifade edilir hale getirilmesi de kısa zamanda bir başka sorunu gündeme
getirecektir. Kısacası eğitim sistemi ile ciddi bir ihtiyaç araştırma yapmadan
oynamak ülkemize faydadan çok zarar verecektir.