Ne söyleniyor, ne yapılıyor!

Abone Ol

İktidar sözcülerinin söyledikleri ile yaptıkları birbirlerinden çok farklı! Adeta taban tabana zıt bir halde!

         Söylenenler, vatandaşın ekonomik zorluklar karşısında korunacağı ve ezdirilmeyeceği yolunda!

         Ama yapılanlar bunun tam aksi doğrultuda oluyor!

         “Ezdirmeyeceğiz” diyorlar.

         “Bu sözümüze sadık kararlar alıyoruz” diyorlar.         

         “Fahiş fiyatları ihbar edin” diyorlar.

         “Aşırı zam yapanları boykot edin” diyorlar.

         Sonra da köprü ve otoyollara okkalı bir zam yapıyorlar.

         Köprü ve otoyollara yapılan bu okkalı zamlar elbette pek çok sektörü yakından etkiliyor.

         Ezdirmeyeceklerini söyledikleri kesimler arasında işçi, memur, emekli ve asgari ücretliler elbette ilk sıralarda yer alıyor.

         Bir onların aldıkları ücretlere yapılan zamlara bakıyoruz, bir vergilere yapılan zamlara bakıyoruz!

         Emekli ve asgari ücretliye mini minnacık zam yapılırken vergilere oldukça büyük oranlarda zam yapıldığına tanık oluyoruz,

         Bu tablo karşısında “hani ezdirmeyecektiniz” diye sorma ihtiyacını hissediyoruz.

         Anlaşılan ekonomiyi yönetenler işçi, memur, emekli ve asgari ücretliye zam yaparken TÜİK tarafından ilan edilen enflasyon oranlarını göz önüne alıyor.

         Fakat köprü, otoyollar ve vergilere zam yaparken gerçek enflasyona göre hareket ediyor olmalılar.

         Söylenenler, sokaktaki vatandaşın ekonomik sıkıntılara ezdirilmeyeceği yolunda oluyor.

         Ama yapılanlar, sokaktaki vatandaşı ezip geçen cinsten olmaya devam ediyor.

         Bu durum da söylenenler ile yapılanlar arasında müthiş bir tutarsızlık olduğunu ortaya koyuyor!

         Yaklaşık çeyrek asırdır iktidar koltuklarında oturanlar, bir süre sonra mutlu günleri yakalayacağımızı söylüyorlar.

         Ancak o mutlu günler bir türlü gelmiyor.

         Bir yıl sonrasına, iki yıl sonrasına mutlu günler randevusu veriliyor. Son günlerde bu sürenin altı ay sonrasına kadar düşürüldüğünü duyuyoruz.

         Altı ay dediğiniz nedir ki, göz açıp kapayıncaya kadar geçer!

         Yani bir kez daha mahcup olmaları kaçınılmaz bir hale gelir.

         Keşke böyle gelişigüzel açıklamalar yapacaklarına daha temkinli konuşmayı tercih etseler!