* “Ben Milli Görüş’ü ‘ana sütü’ne benzetiyorum. Bir bebek için bütün ihtiyaçları nasıl anne sütünde yer alıyorsa, Milli Görüş’ün içinde de insanın bütün ihtiyaçları var.”
* “Milli Görüş bir siyasi yolun adı değildir, bir yaşam biçimidir. Bütün peygamberler bu yoldan gelmiştir.”
* “Milli Görüş, inancımızın hayata yansımasıdır. İnsan yaratılmadan evvel ruhlar âleminde başlayan inanç sistemi bugün Milli Görüş adını almıştır.”
* “Peki, Milli Görüş bu kadar bölünmelere rağmen neden bitmiyor Çünkü kaynağı aynen ‘Zemzem’ gibi bereketli. Zemzem binlerce ton alınmasına rağmen nasıl kurumuyorsa, Milli Görüş de aynen onun gibi tükenmiyor. Elhamdülillâh!”
* “Ahlaksızlığın zirvede olduğu bir dönemde bir yiğit çıktı. Onun adı Necmettin’di (dinin yıldızı). Ve ‘Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz’ dedi ve ‘ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT’ bayrağını açtı…”
***
Bu cümleler Feyzullah Gümüştekin’e ait.
Feyzullah Gümüştekin, Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı’ndan.
Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı’nın düzenlediği, “Boğaz’da iftar programı”nda karşılaştım.
Samimiyet, gayret, içtenlik, sadakat ve ihlâs vasıflarının üzerinde toplandığı bir Milli Görüş eri.
“Milli Gazete’ye başından bu yana aboneyim. Sadece abone değilim. İyi bir okuruyum. Sizin yazılarınızı da kesip arşive kaldırıyorum” cümleleri Gümüştekin’e ait.
Bir isteğini de buradan seslendireyim; “Ne olur Ayasofya meselesini sürekli sıcak tutun. Bu çok önemli!..”
***
Çok verimli bir geceydi.
Ailece iştirak edilen programda partililerin Milli Gazete hakkında dile getirdikleri ne yalan söyleyeyim göğsümü kabarttı. Müthiş bir duygu yumağıydı…
Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanı Şakir Şahin’e, Pehlül Şahin’e ve Ertuğrul Köse’ye, adını burada anamadığım tüm teşkilat mensuplarına bu şahâne iftar gecesi dolayısıyla kucak dolusu teşekkürler… İyi ki varsınız…
İLYAS TONGÜÇ’ÜN İKTİDAR PROGRAMI HAZIR!
İlyas Tongüç...
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı.
Ankaralı yıllarımdan bu yana tanıdığım bir isim.
İlyas Tongüç’ü ne zaman görsem hep kendimi 10 yaş daha genç hissediyorum. Bu İlyas beyin hep genç kalmasından mı acaba... Ya da, 1999-2005 yılları arasında Milli Gençlik Vakfı Genel Başkanlığı, 2005-2011 yılları arasında Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanlığı sırasında ortaya koyduğu efsane hizmetlerin bir sonucu mu
Hiç unutmuyorum; kadim dostum Selami Güder, Anadolu Gençlik Dergisi Genel Yayın Yönetmeni iken İlyas beyin büyük desteği ve himayesini hep arkasında hissetmişti. Sık uğradığım AGD’nin Ulus’taki binasında bunu bizzat müşahede ettim.
İlyas Bey bu konjonktürde de Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak çok kritik açıklamalara imza atıyor
İlyas beyin her bir basın açıklaması verilerle donatılmış olarak adeta manifesto niteliğinde. “Bunu nasıl yapıyorsunuz ” dedim. Söylediği şu oldu:
«Uzmanlardan oluşan bir ekibimiz var. Her Salı günü mutlaka toplantı yaparız. Mesela, 81 ilin tarım yol haritasını çıkarıyoruz. Yarın iktidara geldiğimizde yatırım programımız hazır olsun istiyoruz. Az kaldı…»
Daha ne olsun...
***
İlyas Tongüç, Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı’nın iftar gecesine katılarak her açıdan yararlı bir konuşma yaptı. Sohbet etme imkânımız oldu.
Gelecek yazıda yaşadığı ilginç bir anekdotu sizlerle de paylaşacağım…
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ MUZ CUMHURİYETİ Mİ SANIYORSUNUZ
Elazığ İmam Hatipliler Derneği (ELİMDER ) ve Elazığ İmam Hatip Platformu İl Başkanı Hüsamettin Gül, bir defilede ortaya çıkan fotoğrafı eleştirdiği için Elazığ Milletvekili Ömer Serdar’ın hakaretlerine maruz kaldı.
Serdar, Gül’ün açıklamalarının doğruyu yansıtmadığını iddia etti.
Bunun üzerine Hüsamettin Bey bir kez daha açıklama yaptı.
İşte Hüsamettin Gül’ün o cevabı:
* “Elazığ Milletvekili Ömer Serdar yaşadığımız olayla ilgili olarak konuyu tamamen çarpıtmıştır. Gazeteye şahsımla verdiği mülakat beni hayretler içinde bırakmıştır.”
* “Öncelikle şunu net ifade edeyim ki; Milletvekili Ömer Serdar’ın ‘görev yapmamak için bu camiye tayinini yaptı’ ifadesi asla ve kat’a doğru değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ni muz cumhuriyeti mi sanıyorsunuz Bu nasıl bir iddia Bu ifade devlete, ilin valisine ve müftüsüne büyük bir ithamdır. Esefle reddediyorum…”
* “Bu süreçte görevimle ilgili hiçbir konuşma olmamıştır. Bu mümkün de değildir. Çünkü benim görevimle ilgili hiçbir sıkıntım yoktu. Ta ki 7 Haziran tarihli (olaydan bir gün sonrası) görev yeri değişikliği ile ilgili resmi yazının bana tebliğ edildiği güne kadar. Görevimi çok iyi yapan bir din görevlisi olduğumu başta okul idaresi ve Elazığ Müftülüğü olmak üzere Elazığ kamuoyu çok iyi bilmektedir.”
* “Sayın vekil gazetedeki açıklamasında benim Platform Başkanı olmadığımı iddia etmiştir. Halen daha yeni bir başkan seçilmediği için Platform Başkanlığı’na devam etmekteyim. Kısaca vekilin iddiası tamamen asılsızdır.”
* “Gazetedeki Ömer Bey’in ifadelerinde iddia ettiği gibi görevim ile ilgili en ufak bir imada dahi bulunmadım. Çünkü görevim ile ilgili 7 Haziran’da müftülüğün telefonuna kadar hiçbir sorunum yoktu. Olmayan bir sorunu nasıl görüşmek isteyeyim ki…”
* “Gazeteye konuşan vekil; defilenin özel bir butikle alakasının olmadığını iddia etmekte ve sergilenenlerin okul öğrencilerinin hazırladıkları giysiler olduğunu iddia etmektedir. İddia edildiğinin tam aksine yılsonu etkinliğinin defile bölümü, özel bir butiğin tasarımlarının öğrenciler tarafından sunumu ile gerçekleştiğini Elazığ’da duymayan bilmeyen yoktur. Defile yerel televizyonlara haber olmuştur. İlgili firmanın facebook sayfasında, yerel gazetelerde ve Valilik sitesinde bu gerçekler yayınlanmıştır. (Her ne kadar butik sahibi Facbook sayfasından kamuoyunun tepki vermesiyle paylaşımı kaldırsalar da elimizde paylaşımın belgeleri ve bilgileri mevcuttur.)”
***
Son söz; bu alandaki gelişmeleri takibi sürdüreceğim… Milli Gazete, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de mazlumun, mağdurun sesi olmaya devam edecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın!
NOT: Bugün, 27 Haziran 2016, Pazartesi 1) Emekliler hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!