Ne olacak bu halimiz?

Abone Ol

Medyamızın yaşadığımız olayları değerlendirirken gerçeklerden ne denli uzak düştüğünü herhalde sizler de fark etmişsinizdir!

Meseleleri abartmakta medyamızın üstüne yok!

Mesela Silahlı Kuvvetlerimiz güney sınırımızdaki gelişmeler sonucunda bir operasyon yapmak mecburiyetinde kalıyor!

Uçaklarımız hedefteki yerleri bombalıyorlar!

Ertesi gün medyamız öyle bir uçuyor ki demeyin gitsin!

Başlıklar adeta birbiriyle yarışıyor!

Medyamızda “Aynı anda hem PKK’yı hem IŞİD’i vurduk” diye sevinç çığlıkları atılıyor!

Sanki “Bir taşla üç kuş vurmak” gibi bir hava oluşturulmaya çalışılıyor!

Keşke denildiği gibi olsa!

Keşke iddia edildiği gibi tüm düşmanlar saf dışı edilebilse!

Ama böyle bir neticenin alınabilmesi için en azından zamana ihtiyaç olduğu unutulmasa!

Bombalamanın ardından birkaç gün geçtikten sonra bu tür haberler yapılmış olsa daha inandırıcı olacak!

Lakin bombardıman ile birlikte bu haberler yapılıyor!

İnanıyoruz ki bu tür haberler kendi kendimizi kandırmaktan başka bir işe yaramıyor!

Bir yandan hem PKK’yı hem IŞİD’i vurduk diye bir hava oluşturulmaya çalışılırken öte yandan kulaklarımıza ağzımızın tadını kaçıran pek çok haber geliyor!

Ortadan kaldırıldıkları havası estirilen yerlerden “Ateşkesin bir anlamı kalmadı” mesajları geliyor!

Ve meseleyi abartmanın bir anlamı kalmıyor!

İş işten geçtikten sonra şimdi “PKK’nın tüm faaliyetlerine göz yumuldu” diye ağlaşmanın bir faydası var mı

Hiçbir faydası yok!

Tıpkı bugün PKK ve IŞİD hedefleri yok edildi diye sevinmenin bir anlamı olmadığı gibi!

Meseleleri abartmadan, oldukları gibi kabul edilerek adım atılacak olursa daha az hüsrana uğrayacağımız aşikâr!

Böyle yapmaz da meseleleri abartmaya devam edersek o zaman da hüsran üstüne hüsran yaşayacağımız besbelli!

Bugün medyada yer alan haberlere bakarak “Aynı anda hem PKK hem de IŞİD hedefleri yok ettik” diye sevinenler yarın her iki şer odağıyla da uğraşmak zorunda kalacaklarını hiç unutmamalılar!

Ne yersiz yere sevinelim ne de boş yere üzülelim!

Gerçekçi olalım yeter!

Hayaller ve abartmalar ile gönül avutmak yerine ayağımızı sağlam yere basmamız çok daha mantıklı değil mi

Üzülerek söylüyoruz ki medyanın her dediğine inanmamak gerek!