Ne kadar özgürüz?

Abone Ol

Bu dünyada hiçbir kavram yoktur ki bir yerde başlamış ve bir yerde

bitmiş olmasın. Peki o halde insanın özgürlüğü nerede başlar ve nerede

biter Bugünün dünyasında bu soruya verilebilecek cevap pek çok sorunu

görmemize de yardımcı olacaktır.

Günümüzde özgürlük, insanların kötü emellerinin ört bast edildiği bir

kavram haline gelmiştir. Yapılan her menfur eylemin ardından " biz

özgürlüğümüzü yaşıyoruz" denildiğini görüyoruz.

İnsanlar, gayri meşru ilişkiler yaşıyor, toplumun huzurunu bozacak

işlere meylediyor, sabaha kadar içip avazı çıktığı kadar bağırıyor ve

insanların haklarını gasp ediyor rahatsızlığınızı ifade ettiğinizde de

"size ne benim hayatım" diyor. Artık insanımız, zina, israf, şiddet,

yalan, hırsızlık, haksızlık, hakaret iftira ve daha pek çok menfur

eylemi özgürlüğün yansımaları olarak tarif ediyor. Bir insan düşünün ki,

hiçbir kural, yasak, günah haram tanımıyor, geleneğine ve kültürüne

rest çekiyor ve bütün bunları özgürleşmek olarak görüyor. Adete

yularından kopmuş bir hayvan gibi sokaklarda istediği gibi dolaşmak,

canı neyi isterse onu yapmak sonra da insanlık adına ne varsa

ayaklarının altın alıp katletmek istiyor. İşte özgür ve modern insanın

hayattan anladığı bu!

Hepimiz insanlık ailesinin birer ferdiyiz ve müşterek değerlere

sahibiz. Ne zaman ki bu değerler bozuldu, insan onuru ayaklar altına

alındı. Meşruiyeti dinden ve insanlık ailesinin ortak değerlerinden

almayan kimseler er geç sapar ve kendi heva ve heveslerinin peşinde

koşarlar.

Müslümanların literatüründe özgürlük Allaha kul olmakla ölçülür.

Yani ne kadar iyi bir kul iseniz o kadar özgürleşirsiniz. Allahın

iradesine ve hükmüne göstermiş olduğunuz teslimiyet sizi nefsinizin

tahakkümünden kurtarır, insan olma onuru kazandırır.

Zira gerçek özgürlük taahhüt ve sorumluluk üzerine inşa edilmiştir,

bunlar olmadan özgürlük kavramına hakkını vermeniz mümkün olamaz.

İnsanın sorumluluğu ise teslimiyeti ile ölçülür...

"Şüphesiz biz onu (Ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kateder" (Enbiya.3)