Ne İşimiz Var Berlin’de Düzenlenen Konferansta?

Abone Ol

İlk önce; Elazığ/Sivrice merkezli depremle ilgili olarak, hayatını kaybetmiş olanlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Yakınlarının başı sağ olsun.

Konumuza gelirsek;

Halife Hafter’in masayı terk ederek; Moskova’dan ayrılması nedeniyle, 19 Ocak’ta Berlin’de bir konferans düzenlendi. Bu gidişle, konferans yapılacak şehir kalmayacak.

Bu konferanstan beklenti yüksekti. Şöyle ki; aynı zamanda ev sahibi olan Almanya Başbakanı Merkel, olumlu bir görüşme gerçekleştiğini ifade etti. Merkel’in ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guteres; katılımcılar tarafından, Libya’da askeri bir çözüm bulunamayacağını belirtti. 

Almanya Dış İşleri Bakanı’nın yaptığı açıklama da her ikisine paralellik arz ediyordu. İşte bu üç önemli mevkilerde bulunan zevat, yaptıkları açıklamalarla beklentinin yükselmesine katkıda bulunmuşlardı.

Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Mısır diktatörü Sisi ve Libyalı General Hafter ile aynı masayı paylaşmaları da gelecek açısından önem arz ettiği için bir kenara not edilmesi gerekir.

Ne demiş atalarımız, “büyük lokma yut ama büyük laf etme”, sadece hatırlatıp geçelim istedik...

Bu işlerin yeri Berlin olmamalı. Sadece Berlin değil, Müslümanları yaşadığı yerlerin dışında kalan her yer! Çünkü Libya, Müslümanların iç meselesidir. Libya’nın çevresindeki devletler veya D-8’ler fevkalade bir araya gelip bu ve diğer meselelere çözüm bulabilirler.

D-8’leri Başbakan Erbakan bu günler için kurmuştu. Bir kenarda eli kolu bağlı bir şekilde oturup beklesin diye değil. Gelişen meselelere anında müdahil olması için kuruldu.

Alfabedeki harf adedince yeryüzündeki gayrimüslimlerin yaşadığı şehirlerde konferans düzenlense dahi, mesele çözülmez. Müslümanların sorunlarını ancak Müslümanlar çözer.

Tabi, kalıcı çözüm isteniyorsa. Berlin veya diğer yerlerde yapılacak olan konferanslar çözüm getirmez.