PKK’nın feshedilmesine! Silahların bırakılmasına! Biz artık devlet kurmak istemiyoruz açıklamasına!
Ve de “demokrasi ile yetineceğiz” denilmesine!
Fazlasıyla umut bağlayanlar var!
Bunlara inanarak artık ülke genelinde kavgasız gürültüsüz bir dönem yaşanmaya başlayacağını düşünenler var.
Yani iyimserler var!
Doğal olarak “iyimserlerin” var olduğu bir ortamda “karamsar” olanlar da eksik değil!
Karamsar olanları “ağzı sütten yanınca ayranı üfleyerek içmeye kalkışanlara” benzetebiliriz.
Onlar bir önceki süreci hatırlıyorlar.
Ve o sürecin önde gelen meşhur isimlerinin bugünkü hallerine bakıyorlar.
Benzer durumların bugünkü sürecin önde gelen isimlerinin başına da gelebileceği kaygısı ile alabildiğine çekimser davranıyorlar.
Bir önceki dönemin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Beşir Atalay’ın isminin bugün üniversite kampüslerinde bulunmasına bile tahammül edilemiyor.
Aklıselim sahipleri tarafından yapılan itiraz ve uyarılar ise duymazdan geliniyor.
Yine bir önceki dönemde masada olan iş insanları bugün cezaevlerindeler ve bir an evvel dışarı çıkarılmayı bekliyorlar.
Ali Bayramoğlu gibi popüler isimler ise bugün hatırlanmak bile istenmiyor.
Bu şartlar altında karamsarlar benzer durumların bugünün önde gelen isimlerinin de başına gelebileceği kaygısını taşıyor ve gelişmelere temkinle bakıyorlar.
İyimserler ise adeta sineğin kanadından yağ çıkarırcasına en ufak gelişmelerden bile çok mutlu oluyorlar.
Ve PKK’nın silah bırakırken silahları toprağa gömme yerine yakmasını çok önemli buluyorlar.
Gömülen silahın çıkarılıp kullanılabileceğini ama yakılan silahın bir daha elimizi sürmeyeceğiz anlamına geldiğini düşünüyorlar.
Keşke herkes bu kadar iyimser olabilse!