Ne bekliyorlardı ki!

Abone Ol

Papa’nın soykırım lafını telaffuz etmesinin ardından AKP kurmaylarınca yapılan açıklamalara bakınca, “Ne bekliyorlardı ki ” diye sormaktan kendimizi alamıyoruz!

Kimi, “AKP’ye karşı kurulan tuzaklara Papa da katıldı” diyor! Kimi, Papa’nın Ankara’da başka Vatikan’da başka konuştuğunu iddia ediyor!

Ve bu arada Başbakan Başdanışmanı Etyen Mahçupyan konuşuyor:

Ermenilere yapılanlara soykırım dememek imkânsız!

Mahçupyan’ın bu açıklamasından sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu gibi yapıp, “AKP’ye karşı kurulan tuzaklara Etyen Mahçupyan da katıldı” mı diyelim

Yoksa bu kafa yapısındaki insanları kendine başdanışman yapanların saflığına mı işaret edelim

Bunlar gerçekten çok saf olmalılar!

Etyen Mahçupyan gibi isimleri kendilerine başdanışman yaparak tüm Ermenilerin gönlünü kazanacaklarını sanmalarından daha büyük saflık olur mu

Ve de hepsinden önemlisi soykırım gibi önemli bir meselede Papa’nın kendi yanlarında yer almamasına şaşırmış olmaları!

Ne zaman Papa Türkiye’nin yanında yer almış ki soykırım iddialarının gırla gittiği bir ortamda Türkiye’ye arka çıksın!

Biz sokaktaki vatandaş olarak Papa’nın Türkiye’nin yanında yer almayacağını biliyoruz ama ülke yönetiminde söz sahibi olanlar da sanki böyle bir şuurdan eser yok!

Papa’nın Ermenileri bırakıp kendi yanlarında saf tutacağını düşünmeleri basiret ve feraset kelimelerinden ne denli uzak yaşadıklarını ortaya koymuyor mu

Eğer basiret ve feraset kelimelerinden biraz nasiplenmiş olsalardı yol ayrımına gelindiği zaman Papa’nın Türkiye’nin değil Ermenilerin yanında yer alacağını kestirir ve “soykırım yapılmıştır” dediğinde böylesine şaşkınları oynamazlardı!

Evet, ülkemizi yönetenler kuşkusuz iyi niyetliler ama sadece iyi niyetli olmak yetmiyor ki!

Devlet yönetimi tecrübe istiyor!

Devlet yönetimi her yüze gülmeye kanmamayı gerektiriyor!

Devlet yönetimi basiret ve feraset sahibi olmayı istiyor!

Her söylenene inanmak ve yüze gülene kanmak gibi bir zaafı devlet yönetimi kaldırmıyor!

Başbakan, Papa’yı tuzak kuranlara eklerken başdanışmanının, “Ermenilere yapılanlara soykırım dememek imkânsız” şeklinde konuşması nasıl izah edilir

Bu saatten sonra Mahçupyan hâlâ başdanışmanlık görevini sürdürecek mi