NATO’nun günah galerisi

Abone Ol

NATO’nun Norveç’te düzenlediği komuta kontrol amaçlı “Trident Javelin” adlı tatbikatta Atatürk’ün fotoğrafı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ’ın da ismi ‘düşman taraf’ olarak gösterildi. Tam anlamıyla düşmanca bir tutum ve tam anlamıyla skandaldı…

Peki, NATO (Kuzey Atlantik Paktı) deyince ne anlıyoruz

1) En yakın zamandan başlarsak; 15 Temmuz hain ve alçak darbesine destek veren taraflardan biri de NATO değil miydi?

2) Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra kendisine düşman hedef olarak İslam’ı ve Müslümanları seçen bu NATO değil mi?

3) Askeri darbelerde başrol oynayan, karanlık yanı her daim ağır basan gladyo yapılanması NATO’nun ta kendisi değil mi?

4) Sırp canilerin, Boşnak Müslümanları son dakikaya kadar katletmesine göz yuman hatta destek veren NATO değil de kimdi?

5) 27 Mayıs askeri darbesini yaptıran ve Menderes’i astıran da NATO değil miydi? Albay Alparslan Türkeş darbe sabahı yaptığı açıklamada, askerî rejimin NATO’ya bağlı kalacağını vurgulamadı mı?

6) 12 Eylül 1980 askeri darbesi de bir NATO darbesi değim miydi?

7) 28 Şubat postmodern darbesinin mimarı NATO değil miydi?

8) Libya’yı darmadağınık eden, Afganistan, Irak, Suriye ’de taş üstüne taş koymayıp milyonlarca Müslüman’ı perişan eden, İslam dünyasını kan ve gözyaşına boğan -boğmaya da devam eden- bu NATO değil mi?

***

O halde sormak gerekmiyor mu;

* 60’ı aşkın İslam ülkesi ne zaman kendi savunma gücünü kuracak?

* Ne zaman bu alanda somut bir adım atılacak?

* Müslümanlar bu alanda ölü toprağını üzerinden ne zaman atacaklar?

* Böyle somut bir atım atılması için daha ne kadar Müslüman’ın katledilmesi beklenecek? Daha ne kadar kadının ırzına geçilmesi beklenecek?

* Böyle somut bir atım atılması için daha kaç tane ülkenin işgali beklenecek?

* Sahi, ne zaman?

AKSAN AYLA’DAN, YALAN AMERİKALILARDAN!

“Ayla” filmini izledim…

* Görüntüler muhteşem, çekimler öyle ki; bir anda film karakterlerinden birine dönüşüveriyorsunuz.

* Savaş sahneleri gerçekçi, sahici.

* Kilise müziklerini hatırlatan bölümlerde keşke başka ezgiler kullanılsaydı!

* “Aksan Ayla’dan, yalan Amerikalılardan” repliği iyiydi.

* Çetin Tekindor’un camide namaz sahnesi güzeldi

* Karıncanın bile korunması şahane idi...

* Kavuşma sahnesi biraz ‘Yeşilçam filmlerini hatırlatıyor’ desem...

***

Kurgusu, tekniği, perspektifi, efektleri bir yana…

“Ayla” filmi izledikten sonra, kendi kendime şunu sordum;

- “Sahi, biz Kore’ye neden savaşmaya gittik? Bu NATO uğruna mı, bu ABD uğruna mı?”

EN SERT TEPKİ SAADET’TEN

NATO’nun Norveç’in Stavanger kentinde bulunan Ortak Harp Merkezi’nde gerçekleştirdiği tatbikat sırasında yaşanan skandalı biliyorsunuz; Atatürk’ün resminin ve Erdoğan’ın isminin yer aldığı bir tablonun düşman liderler olarak gösterilmesi…

Siyasi rekabetin, politik tartışmaların ötesinde bu besbelli ki Türkiye’ye yönelik bir hamle…

Ve bu düşmanca tutuma en sert tepki Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’ndan geldi.

Temel bey bu haince davranış karşısında neler söyledi. Okuyalım;

* “Norveç’teki NATO tatbikatında yaşanan skandal, sıradan bir özürle geçiştirilebilecek bir hadise değildir. Bir çalışanın hatası denilerek üzeri örtbas edilemez.”

* “Bu skandal bütün yönleriyle araştırılmalı ve NATO yetkilileri tarafından tatmin edici bir açıklama yapılmalıdır.”

* “Biz Saadet Partisi olarak NATO’nun yapısı ve faaliyetleri ile ilgili endişelerimizi 40 yıldır dile getiriyoruz. Bilindiği gibi, NATO, Sovyet bloğunun dağılmasından sonra 1990 yılında İskoçya’da yapılan toplantıda strateji değiştirmiş ve İslam’ı kendisine yeni düşman olarak belirlemiştir.”

* “Bu çerçevede değerlendirildiğinde, Norveç’te yaşanan rezalet, basit bir hata değil, bizce, NATO’nun İslam’ı ve Müslümanları düşman olarak gören anlayışının bir dışa vurumudur.”

* “Bu noktada Türkiye’ye düşen görev, NATO üyesi tek İslam ülkesi olarak, NATO ile ilişkilerini ciddi anlamda gözden geçirmek olmalıdır.”

ADAM DOĞRU SÖYLÜYOR, NİYE KIZIYORSUNUZ Kİ!

ÇORUM Vali Yardımcısı Azmi Yeşil dedi ki;

“İş arayan gençlerimiz zaman zaman bizlere geliyorlar. Üniversiteyi bitirmişler pırıl pırıl gençlerimiz, istihdam meselesiyle karşı karşıya. Ben yaşadığım tecrübelerden gördüm ki, üniversite bitirmekle de iş sahibi olunmuyor. Üniversitenin yanında bir de dayı bulmak gerekiyor bu ülkede. Üniversiteyi bitiren gençlerimizin iş bulması bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. Gençlerimizi bir noktada hem şanslı, hem de şanssız görüyorum. Çünkü gençlerimiz üniversiteleri tanıyarak gidiyorlar. Şanssız görüyorum çünkü iş bulmak çok zor.”

***

Bu açıklamaya bazıları kızmış!

Niye kızıyorsunuz ki, adam doğruyu söylüyor; bu ülkede “dayı”nız olmadan ve kırk takla atmadan işe girmek gerçekten de zor. Hem de çok zor!

Çorum Vali Yardımcısı Azmi Yeşil’e kızacağımıza, “liyakat” esaslı sistemi oturtalım…

Bir kişi bir göreve atanırken bu göreve layık mı değil mi, bu işi yapabilir mi yapamaz mı buna bakalım! Bunu yapabiliyor muyuz?

Adam doğru söylüyor ama bu memlekette doğru söyleyeni dokuz köyden de kovuyorlar. Bu da ne yazık ki gerçek…