Nasıl tarım ülkesiyiz?

Abone Ol

Buğday ithal ediyorlar. Ayçiçeği yağı ithal ediyorlar. Canlı hayvan ithal ediyorlar. Yetmiyor, et ithal ediyorlar.

Şimdi de şeker ithal edeceğiz!

Sonra da kalkıp “Türkiye öncelikle tarım ülkesi” diyorlar!

Bu nasıl tarım ülkesi ya?

Ukrayna aylardır Rusya ile savaş halinde! Buna rağmen ayçiçeği yağı ihraç ediyor! Kime ayçiçeği yağı ihraç ediyor?

Savaş halinde olmayan Türkiye’ye ihraç ediyor, değil mi?

Bir tarım ülkesi olarak bütün bu ithalatlardan utanmamız gerekir ama nerede öyle utanç duyabilecek hassasiyette insanlar!

Tarım ülkesi olarak “her şeyi üretmek” yerine “daha ucuza mal ediyoruz” diye her şey ithal ediliyor.

Buğday ithalini “ama tüm dünyaya makarna ihraç ediyoruz” bahanesinin arkasına saklanarak izaha çabalıyorlar.

Hiç kimsenin “tüm dünyaya makarna ihraç edilmesine” karşı çıktığı yok ki!

Karşı çıkılan, ihraç edilen makarnaların Türkiye’de üretilen buğdaylardan elde edilmemiş olması!

O buğdayı da üretsek ve kazanan bizim köylümüz, bizim çiftçimiz olsa fena mı olur?

İthal edilen buğdaya dünyanın parası ödeniyor.

Bu paralar bizim çiftçimizin cebine girse daha iyi olmaz mı?

Canlı hayvan ve et ithalinde benzer sorunlar yaşanıyor.

Kendi çiftçimiz ve kendi köylümüzden esirgenen paralar yabancı ülkelerin çiftçilerine adeta yağdırılıyor!

Peki, niye böyleyiz?

Böyleyiz çünkü ülke yönetimine “paramız var ki saman ithal ediyoruz” diyen bir anlayış hâkim!

Paramız var ki saman ithal ediyoruz. Makarna ihraç etmek için buğday ithal ediyoruz. Daha ucuz diye canlı hayvan ve et ithal ediyoruz.

Yani üretmek yerine ithal etmeyi tercih ediyoruz.

Sonra da enflasyon niye böyle yüksek diye dertleniyoruz.

Siz hiçbir şeyi üretmez ve her şeyi ithal etmeye başlarsanız enflasyon yükselmesin de ne yapsın?

İş işten geçtikten yani atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra “dağa taşa ekin, her yeri deliler gibi ekin” diye konuşmaya başlanıyor.

Yirmi yıldır iktidar koltuklarında oturanların tarımda üretimin önemini yeni fark etmelerine ne demeli!

İktidara geldikleri günlerde tarımda üretimin önemini fark etmiş, ona göre politikalar geliştirmiş olsalardı bugün böylesine zorluklar yaşanıyor olur muydu?