Nasıl bir evlat yetiştirmek istersiniz?

Abone Ol

Nasıl bir evlat yetiştirmek istersiniz?

Bu soruya kötü huylu, aksi, geçimsiz, saldırgan, yalan söyleyen, rüşvet yiyen, hırsızlık yapan, katil bir evlat yetiştirmek isterim cevabını vermez kimse.

Her anne baba, iyi huylu bir evlat yetiştirmek ister.

Kişiliğin gelişiminde pek çok etmen vardır. Kalıtımsal, sosyo-kültürel, coğrafi ve ailevi faktörler gibi pek çok şey çocuğun kişilik gelişiminde etkilidir.

İnsanların içinde bulundukları şartlar nedeniyle bu faktörleri düzeltme imkânı olmayabilir. Söz gelimi kötü bir çevrede oturan bir aile, ekonomik nedenlerden dolayı o muhitten taşınamayabilir. Ya da çocuğun doğuştan getirdiği mizacı değiştirme imkânına da sahip değillerdir. Fakat aile olarak yapabilecekleri vardır.

Öncelikle nasıl bir çocuk yetiştirmek istersiniz? Bu soruya samimi bir cevap vermek gerekiyor.

İyi ahlaklı, güvenilir, dürüst, saygılı, inançlı evlatlar yetiştirmek mi istiyorsunuz?

Yoksa parmakla gösterilen, diplomaları, dereceleri olan, mühendisler, doktorlar, avukatlar mı yetiştirmek istiyorsunuz?

Ahlaki değerler genelde nasılsa çocuk bir şekilde öğrenir düşüncesi ile cepte sanılır ve çocuğun eğitim, kariyer hayatı öncelenir.

Hâlbuki günümüzde çok iyi kariyerlere sahip fakat karaktersiz pek çok insan var. Neye emek verilirse onun ekmeği yenilir. Eğer çocuğun kariyer sahibi olması için emek verdiyseniz çocuğunuz kariyer sahibi olabilir. Fakat çocuğunuzun kişilik gelişimini öncelememişseniz bu çocuk niye böyle oldu demeye hakkınız yoktur.

Peki çocuğun kişilik gelişiminde nelere dikkat etmek gerekir?

Çocukların kişilik gelişimleri için 0-6 yaş aralığı çok önemlidir. Genelde ise bu yaş aralığında çocuğun fiziki gelişimi öncelenir, boyuna kilosuna bakılır. Olması gereken ise çocuğun fiziki gelişimi ile birlikte ruhi gelişimini de öncelemektir.

Bu yaşlar adeta gelecekte bir ağaç olacak fidenin köklerini salıp toprağa tutunmasına benzer.

Kişilik kavramı “kişinin manevi ve ruhi niteliklerinin bütünü” anlamına gelir. Bir bütün… yani iyi ve kötü tüm özelliklerin hepsini içine alır kişilik.

Burada kişilikle birlikte iki kavram daha önümüze çıkıyor: şahsiyet ve karakter.

Mesela iyi kişilik, kötü kişilik deriz ama şahsiyet ve karakter kelimelerini kullanacağımız zaman “O çok şahsiyetli bir insan” ya da “Onun karakteri çok sağlam” gibi cümleler kurarız. Bu iki kavram, birbirine çok yakın anlamda kullanılsa da ufak bir nüans vardır.

Karakter kelimesi Fransızca bir köke sahip olmakla beraber oymak, kazmak fiilinden türemiştir. Çocuklar ağaç gibi oyularak, metal gibi kazılarak terbiye edilecek varlıklar değillerdir.

Arapça bir kelime olan şahsiyet kelimesi ise dikildi, ayağa kalktı kelimesinden gelmektedir. Çocuk, aynı bir fidan gibi dikilip dallarını yukarı kaldırması, yeşermesi gereken bir varlıktır. Hangi toprağa ekilirse o topraktan güç alarak büyür. Her anne baba, çocuğun toprağıdır. Toprağın kalitesi kadar gelişir çocuk.

Şimdi kendinize sorun: Sizin toprağınız ne kadar kaliteli? Çünkü sizin kaliteniz, şahsiyetiniz, çocuğun kalitesini ve şahsiyetini etkileyecek.

Siz şahsiyetli iseniz çocuk şahsiyet sahibi olacak…