Namık Kemal, ölümünün 121. yılında Çanakkale‘nin Gelibolu ilçesine bağlı Bolayır beldesindeki mezarı başında anıldı.
Bolayır‘daki tören, çelenklerin konulması, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı eşliğinde göndere Türk Bayrağı çekilmesiyle başladı.
Bolayır Belediye Başkanı Cavit Sezer, törende yaptığı konuşmada, Türk edebiyatının, zulme ve keyfi idareye karşı baş kaldırmanın ilk örneğini Namık Kemal‘de gördüğünü söyledi.
Namık Kemal‘in eserleri ve hayat felsefesiyle, geleceğe sert adımlarla yürüyen, iyimser ve dürüst insan olma niteliğini, topluma kazandırmayı başardığını belirten Sezer, ‘‘Ona göre, ülküsü olmayan kişi, insani vasıflardan yoksundur. Hayatını adadığı ve çok sıkıntılarını çektiği mücadelesine şahsi hırs ve çıkarlarını katmamıştır. Yüz yılı aşkın bir süredir kendisini efsane olarak nitelendiriyor ve karşısında Türk milleti olarak saygıyla eğiliyorsak, bu onun mücadelesinin şahsi değil, milli olmasındandır‘‘ diye konuştu.
Sezer‘in ardından, Namık Kemal‘in kişiliği ve fikir hayatıyla ilgili konuşmalar yapıldı ve şairin ‘‘Hürriyet Kasidesi‘‘ okundu.
Katılımcılar daha sonra, Namık Kemal ile aynı yerde kabri bulunan Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa‘nın mezarını ziyaret edip, dua okudu.
Törene, Gelibolu Kaymakamı Namık Kemal Nazlı, 18. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gökhan Gökay, Gelibolu Belediye Başkanı Mustafa Özcar, askeri ve sivil yetkililerle vatandaşlar katıldı.
Tekirdağ‘da, 1840 yılında dünyaya gelen Namık Kemal‘in, Şinasi‘nin çıkardığı Tasfir-i Efkar Gazetesi‘nde, memleket idaresi hakkında yazdığı yazılar, aydınlar tarafından büyük beğeni kazandı.
Yazılarında hükümeti tenkit eden, meşrutiyet ve inkılaplar hakkındaki fikirlerini yaymayaçalışan Namık Kemal, padişah Abdülaziz tarafından Erzurum‘a sürgüne gönderildi. 1867 yılında Avrupa‘ya kaçan ve burada Türkçe bir gazete çıkaran Namık Kemal, 1870 yılında çıkan afla ülkeye döndü. İbret Gazetesi‘nde hürriyet için yazdığı şiirlerin ardından Abdülaziz gazeteyi kapatarak, Namık Kemal‘i Gelibolu‘da görevlendirdi.
Bu görevinden istifa ederek yeniden İstanbul‘a dönen Namık Kemal‘in, yazdığı ‘‘Vatan Yahut Silistre‘‘ adlı piyesi, Gedikpaşa Tiyatrosu‘nda temsil edilince yer yerinden oynadı. Midilli, Rodos ve Sakız adalarına yeniden sürgüne gönderilen Namık Kemal, Sakız Adası‘nda yakalandığı zatürreden kurtulamayarak, 2 Aralık 1888‘de vefat etti. Vasiyeti üzerine Namık Kemal‘in naaşı Bolayır beldesinde, Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa‘nın türbesinin bulunduğu bahçeye defnedildi.