Nairobi baskını

Abone Ol

Haber kanallarını zapladığınızda sağa sola savrulmuş

cesetleri görüyoruz.

Başka bir kanala kaçıyorsunuz; yine benzer sahneler;

çocuk, kadın demeden üzerlerine mermi boşaltılmış delik deşik edilmiş cesetler.

Akrabalar birbirini gırtlaklıyor, kabaran öfke patlaması,

masum bedenlerin üzerinde patlıyor.

Öte yandan, Daha ölmedin mi diyerek bıçak darbelerini

anasının karnına 70 kez batıran gözü dönmüş bir evlat haberini izliyoruz.

Biraz politika izleyeyim diyorsanız yanılıyorsunuz.

Politikacılar ağız birliği etmişçesine, şiddet yüklemli

konuşuyor. Karşı karşıya gelseler kan çıkacak.

Spor dünyası keza Spor medyası, manşetleriyle kan

istiyor.

Tribünler savaş alanı gibi, sökülmüş sandalyeler yeşil

çimlerin üzerine savrulurken, rengarenk formaların üzerine bir kızıllık

çöküyor.

Sosyal hayatımızda sevgi ve hoşgörü gitmiş, kabaran

duyguları kontrol edemeyen ve öfkeye yenik düşmüş insanlar türemeye başlamış.

Cinnet diz boyu, korku ve öfke her yeri sarmalamış.

Hani, insan yaradılış itibariyle, en masum en mükemmel

bir varlıktı

Biz eşref-i mahlukat değil miydik

Rabbimiz bize nihayetsiz istidat ve kabiliyet ihsan

etmekle aslında bütün mahlukattan üstün kıldığını göstermemiş midir

O halde bu vahşet, bu gözü dönmüşlük niye

Çünkü insan; Allah ın öyle büyük bir nakşıdır ki,

dünyanın süsü, cennetin çiçeği olmuştur. Kaldı ki, Alemlerin Rabbi, insanı

sevdiği gibi meleklerine de sevdirmiş ve meleklerine ona secde etmelerini

emretmiştir.

Hatta, şefkatiyle bize merhamet eden Allah, sıfatlarının

tecellisine ayine yapmış, kendisine muhatap kabul ederek, O nunla konuşmuş ve

sohbetiyle şereflendirmiştir.

Acaba insan için bundan daha üstün bir muamele, bir makam

ve bir şeref düşünülebilir mi

Bana bunları düşündüren Kenya daki kanlı baskın

haberiydi.

Başkent Nairobi deki bir alışveriş merkezine düzenlenen

saldırıda 240 kişi yaralanırken 61 sivil masum insan öldürülmüş; düne kadar çok

sayıda kişiyi rehin tutan saldırganlar, güvenlik güçlerinin operasyonu sonucu

ortadan kaldırılıyor.

Görüntüler korkunç;

Cesetler sağa sola savrulmuş, çocuklar başından

kurşunlanmış, kasanın başında sipariş için bekleyen çiftler beton zemine cansız

serilmiş

Diyorlar ki, Katil, Eş Şebab militanları.

Eş Şebab militanları ise, El Kaide ye bağlıymış.

Biliyorum ki, bilinçaltınız hemen devreye girdi.

El Kaide demek terör demek

Terör ise İslam demek

Zaten verilmek istenen mesaj tam da bu değil mi

Bu kanlı tezgahı düzenleyenler, acaba hangi İslam

ülkesine operasyon düşünüyor

Kim bilir daha kaç masumun daha canına girerek, üzerinden

başkalarının canına daha girecekler

İnsan, yaradılış itibarıyla bu olamaz!

Ünlü düşünür Thomas Hobbes in sözü de ünlüdür:

İnsan insanın kurdudur diyor. Yüzyıllar önce

söylenmesine rağmen, bu gün bile ne kadar haklı olduğunu görebiliyoruz.

İnsanlar bu dünyaya eşit şartlarda gelir, rekabet,

güvensizlik, şan, şöhret ya da para hırsı ne yazık ki, çatışmaları kaçınılmaz

kılıyor. Dünya düzenini sağlayacak bir kurum veya kuruluş yok. Kaos ortamı her

daim, dünyanın bir tarafında mutlaka patlak veriyor.

Bu noktada insanların din anlayışı devreye giriyor. Din

duygusu, bozulan toplum yapısının düzenini kısmen koruyor.

İnsanoğlu gariptir, bu sefer hangi dine mensupsa, o dini

ortadan kaldırmak için savaşıyor. Savaşmak için bahanesi o kadar çok ki!

İnsanlık imtihanı çok çetin, çok!