Mutlu ve mutsuz CHPliler!

Abone Ol

Başörtülü milletvekillerinin TBMM çatısı altında yer almaları en çok bizim cepheyi sevindirir ve mutlu eder diye düşünüyorduk!

Galiba yanılmışız! Zira kimi CHP’liler bizim cepheden daha çok sevinmiş ve mutlu olmuş gibi konuşuyor!

CHP Genel Başkanı “Bugün çok mutluyum” diye sevincini dile getirirken CHP sözcülerinden Muharrem İnce “Başı örtülü de bacımız” diyerek bugüne kadar CHP’lilerden hiç duymadığımız şeyler söylüyor!

Sanki kimi CHP’liler büyük bir hasretle bugünü bekliyorlarmış gibi bir yargıya kaptırdık kendimizi! Böylesine mutlu olacaklardı da bugüne kadar ne beklediler acaba

İyi ki AKP’li dört hanım milletvekili Hacca gitmiş ve iyi ki bu dört hanım milletvekili Hacc dönüşü başlarını örtmeye karar vermiş! Onlar böyle bir adım atmamış olsalar daha uzun yıllar TBMM çatısı altında başörtülü milletvekili olup olmayacağını tartışılıp durulacaktı!

Ve bizim bu merakımızdan da önemlisi CHP Genel Başkanı “Bugün çok mutluyum” açıklamasını yapamayacaktı! CHP’li Muharrem İnce de “Başı örtülü de bacımız” demek suretiyle başı örtülüleri kardeş ilan edemeyecekti!

Evet, bu tablo kimi CHP’lileri böylesine mutlu etti ama bu tablodan fena halde rahatsız olan CHP’liler de var!

Yani kimi CHP’lilerin mutluluğu kimi CHP’lilerin mutsuzluğu olarak karşımızda duruyor!

AKP’nin TBMM’deki başörtülü milletvekillerini savunan hanım CHP’li milletvekiline “Sen de başını ört” diye rest çeken CHP’lilerin artık kendilerine yeni bir çatı aramaları kaçınılmaz hale gelmiş bulunuyor! Sert muhalefet yapmazlarsa CHP’nin çökeceğini iddia edenlerin de bu çatı altında uzun süre duracaklarını sanmıyoruz!

Son gelişmelerden dolayı mutsuz olanların sayısı giderek azalıyor ama tamamen ortadan kalkmış değiller! Sene 2013 ama onlar hâlâ 1960’lardalar! Bir türlü gelişemiyorlar!

Değişmelerini beklemiyoruz ama kendilerini geliştirmeleri ve en azından Genel Başkanları kadar olaya olumlu açıdan bakmaları fena mı olur

Yıllardır sırtlarını egemen güçlere dayayarak siyaset yapmaya çalışanların şimdi kendilerini boşlukta hissetmeleri ve bundan dolayı da mutsuz olmalarını anlıyoruz! 

Ancak ne var ki onlar için yapabileceğimiz bir şey yok! Çünkü her türlü nasihate kapalılar! Dediğim dedik, çaldığım düdük demekten bir türlü vazgeçmiyorlar!