Marifet; zoru başarmaktır. Statükonun alternatifinin olduğunu ortaya koymak, bunu yapabilecek güce, siyasal birikime, fikri arka plana sahip olduğunu göstermektir. Millet İttifakı bu açıdan değişimin ideolojik değil, stratejik olduğunu yeniden ortaya koymuştur. Çünkü gelinen noktada partilerin, statükonun merkezine doğru gittikçe çerçevelerini kaybettikleri, çözümün ise “kuşatıcı” görüşlerle gerçekleşeceği anlaşılmıştır.
2000 sonrası siyasetin özeti, güç temelli yozlaşmadır, iktidar partisinin toplumla bir arada yaşandığını unutmasıdır, özelliklerini kaybetmesidir! Bugün mevcut iktidarın yokluklarla, yasaklarla ve yolsuzluklarla mücadele etmesi yerine “ dava edebiyatı” yapması acı bir gerçektir. Her seçimde mazeret üretenlerin çözüm üretme kapasitesi kalmamıştır. Üstelik geçmiş yanlışlara tevbe etmeden “şahlanmak” da mümkün değildir. Bu açıdan önceleri siz doğru söylüyorsunuz “ama” diyenler için bugün bu “ama” ortadan kalkmıştır.
Şimdi Türkiye’nin entelektüel çevresi, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları, Anadolu sermayesi ve genç şehirli nüfusu, yapılan Millet İttifakı ile yeniden muktedir siyasetin adresi olma adına güç birliği yapmıştır. Millet İttifakı, giderek ağırlaşan şartlarla değil, kendi tercihleriyle kendine gelmek isteyenlere siyasal rehberlik yapma imkânı sağlamıştır. Yol gösterici, yapıcı bir muhalefetle ve muktedir bir siyasal anlayışla siyasete öncülük yapıldığı zaman gerçek çözümün bulunacağına umut olmuştur.
Hayat, zorluklarının üstesinden gelmenin azim ve kararlığıyla yol alanları tek çatı altında topladı. Çünkü denenmiş denenmez! Şartlara teslim olmak yerine şartları teslim almak için, nasıl bir bedel ödeneceğini gösteren “çizgi siyaseti”ne çok şey borçluyuz. Bu borcumuzu, aklını ve vicdanını bir kenara bırakanları, mutlu insanlarla umutlu yarınlara koşmaya davet ederek ödeyebiliriz.
Siyasal iklimin yumuşamasını sağlayan Millet İttifakı, milletimizin emeğini, alın terini, haklarını, her ortamda koruyarak beklenen baharın müjdecisi olacaktır. Çünkü milletimizin böyle bir potansiyeli var. Bir plan ve program dâhilinde Türkiye sathına yayılacak, yol gösterici bir siyaset ve çalışma yöntemi yeniden insanımıza kazandırılabilir. Yeni bir tercihle yeni bir dönem başlatabilir ve problem olan iktidarla çözüm arayan muhalefet yer değiştirebilir. Hem de suhuletle, saadetle…