Mustafa Kurdaş o soruya ne cevap verdi?

Abone Ol

ocakmedya.com haber sitesinden Veysi Dündar, geniş röportajında Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni ve Saadet Partisi Küçükçekmece Belediye Başkan Adayı Mustafa Kurdaş’a şunu da sordu:

- Seçildiğiniz takdirde ilk icraatınız ne olacak?

“İlk yapacağımız iş, halkımızla birlikte belediyeye gideceğiz ve Küçükçekmece Belediyesi’nin kapısına “Rüşvet alan da veren de mel’undur” tabelasını asacağız. Bu bir slogan değil, aksine çok önemsediğimiz bir husus. 1994’te Refah Partisi belediyeleri kazandığı zaman bizzat Erbakan Hocamız tarafından bu talimat verilmiş ve bütün Refahlı belediyelerin kapısına bu tabela törenle asılmıştı. O yüzden 1994-1999 yılları arasında Refahlı belediyeler çok güzel hizmetler yapabilmişti. Fakat AK Partili belediyeler döneminde bu tabelalar söküldü, belediyecilik de Türkiye’de yeniden çöküşe geçti.

 Sonra yine halkımızla birlikte belediyemizin makam katına çıkacağız ve bizzat belediye başkanı olarak biz, kendi makam odamızın kapısını törenle sökeceğiz. Sadece belediye başkanlığı makam odasının kapısı değil, belediye başkan yardımcılarımızın da makam kapılarını sökeceğiz. Arka odası olmayan, karanlık odası olmayan, derinliğinde partizanlık, yandaşlık olmayan şeffaf bir yönetim dönemini başlatacağız.”

UBER’DE NELER OLUYOR?

İddia şu; Uber, yolcu taşımacılığında haksız kazanç sağlıyor!

Ticari taksiler ile Uber arasındaki tartışmalar malum… Uzun süredir de devam ediyor. Mahkemelik oldular…

***

24 Haziran seçimlerinden hemen önce idi.

Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bir toplantı sırasında şunları ifade etti:

“Bir de bu Uber muber diye bir şey çıkmış, o iş bitti. Artık öyle bir şey yok. Geçenlerde bunu Sayın Başbakan açıkladı. Bizim taksicilik sistemi var. Bu nereden çıktı? Avrupa’da varmış, bana ne oradan ya, biz kararımızı vereceğiz. Bu konuyla ilgili olarak sayın vali bütün yetki sizde, İçişleri Bakanlığımız talimatı verdi. Trafik bunların üzerine gidecek, gereğini yapacak. Taksilerimizin hakkını kaptıramayız, yedirtemeyiz.”

Erdoğan’ın sözleri bu şekildeydi.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’a da soruldu, Uber meselesi.

Binali Bey de şunları kaydetti:

“Taksiciler şehrimizin aynasıdır. Taksicilerin eğitim ve güvenlik yönünden gözden geçirilmesi lazım. Eğitim, standartlar, güvenlik yönleriyle yapılması gereken çok işler var. Uber, teknolojinin bize getirdiği bir konfor. Ama haksız kazanca izin veremeyiz. Bunu da yok sayamayız. Buralarda düzenleme lazım. Bunları yapacağız, bir orta yol bulunur, sıkıntı çıkacağını zannetmiyorum.”

Bu açıklamalardan ne anlamak lazım!

Son derece ilginç bir tablo var…

***

Ve… Son dakika haberi; Uber’e karşı açılan dava, bilirkişi raporunun henüz mahkemeye gelmemesi nedeniyle 3 Temmuz 2019 tarihine ertelendi.

Yani seçimler sonrasına…

Bu haberi radyodan dinleyen ticari taksi şoförünün tepkisi ilginçti:

- “Abi isteseler şu anda Uber’i bitirirler. Hiç tartışmaya, konuşmaya gerek yok! Fişini çeksinler, Uber’e erişilemesin yeter!.. Ama yapmıyorlar, yapmak istemiyorlar!..”

Sizce de ilginç değil mi?

KEÇECİLER ÖRNEĞİ ÖNEMLİ!

Milletvekillerinin siyaset yapacakları bölgeden olmaları “siyaseten” önemlidir. Bu hele belediye başkanlığı seçimi ise daha da önemlidir; zira, halkla her an yüz yüze, iç içe olan mahalli yöneticilerdir.

1983 genel seçimlerinden sonra ara seçimler yapıldı.

O dönem Başbakan Turgut Özal’a çok yakın çalışan, ANAP’ın parlak ismi Mehmet Keçeciler milletvekili adayı gösterildi.

Nereden mi? Memleketinden çok uzaklarda bir ilden, Manisa’dan…

Keçeciler, askeri darbe sonrası yapılan ilk seçimlerde Milli Güvenlik Konseyi tarafından “veto” yemişti. Çok sayıda isim Askeri Konsey’den çeşitli gerekçeler gösterilerek “veto” yemişti. Keçeciler de muhtemelen “Kudüs Mitingi”nin yapıldığı sırada Konya Belediye Başkanı olması dolayısı ile veto edildi.

Neyse…

Keçeciler, seçim çalışması için Manisa’ya gittiğinde son derece ilginç bir manzara ile karşılaştı; cadde ve sokakların duvarlarında kendisi hakkında son derece çarpıcı yazılar gördü. Bu yazılardan birisi şöyleydi: “Manisa’nın delisi, Konya’nın akıllısından iyidir.”

Seçim sonunda ne mi oldu?

Mehmet Keçeciler, Manisa’dan milletvekili seçilemedi.

BRAVO BU DELİKANLIYA!

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısının ardından Müslümanları suçlayan açıklamalarıyla tepki çeken Avustralyalı bağımsız Senatör Fraser Anning’i yumurta atarak protesto eden 17 yaşındaki Will Connolly’e tek kelime ile bravo!

Neden mi?

Kendisi için toplanan yardım paralarının büyük kısmını Christchurch’taki terör saldırısı mağdurlarına bağışlayacağını ifade etti.

Polisin ifadesini aldıktan sonra serbest bıraktığı 17 yaşındaki Will Connolly, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“İnsan olmaktan son derece gurur duyduğum bir andı. Şunu bilmenizi isterim ki Müslümanlar terörist değildir ve terörün dini yoktur. Müslümanların bir terör toplumu olduğunu düşünenlerin hepsi Anning gibi boş kafalılardır. Herkese desteği için teşekkür ederim. Bana ‘Egg Boy (Yumurta Çocuk)’ ismini verdiğinizi duydum.”

Farklı ülkelerden çok sayıda kişi, Connolly’nin paylaşımına “Teşekkürler kral”, “Süper kahraman”, “Teşekkürler Will, sen bütün Avustralyalıları temsil ettin.” şeklinde yorumlar yaptı.

Kayıtlara geçsin istedim…