MUSTAFA KARAALİOĞLU GÖREVDEN NEDEN ALINDI?

Abone Ol

Star Medya Grubu CEO’su Mustafa Karaalioğlu, Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert ile Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ocaktan’ın görevlerine, bir “akşam operasyonu” ile son verildi.

Karaalioğu’nun koltuğuna vekâleten, Türkiye gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak oturdu. Nuh Bey, daha öncesinde de Koordinatör olarak görev yapıyordu, Star’da. Bunca yıldır bu piyasanın içindeyim; bu “vekâleten Genel Yayın Yönetmenliği”ni de müsaadenizle ilk kez duyuyorum!

Star gazetesi yazarı Hakan Albayrak’ın da istifa ettiği, Star, Akşam, Güneş gazeteleri ile Kanal24’te başka ayrılmaların ya da görevden almaların devam edeceği haberleri geliyor.

En çok merak edilen şu; Bu isimler neden alındı “Paralel” iddialarının üzerine yeteri kadar gitmedikleri, gidemedikleri için mi Mevcut gazete yönetimi ile anlaşamadılar mı Yiğit Bulut mu bastırdı ve dağıttı ekibi Ya da ne Bana ulaşan bilgiler çok daha farklı… Orada olanları çok yakından takip eden “bir bilen”le sohbet ettim ama açıklayamam… Bu isimleri görevden alanlar belki bir gün açıklar bunları…

Şöyle bir kanaat vardı; “Ne Mustafa Karaalioğlu’nu, ne Yusuf Ziya Cömert’i, ne de AKP milletvekilliği de yapan Mehmet Ocaktan’ı şahı gelse yerinden oynatamaz. En azından AKP iktidarda kaldığı sürece bu isimler de koltuklarını korur…” Bunun böyle olmadığı çıktı ortaya.

İşinden ayrılan/atılan her medya mensubu beni ziyadesiyle üzer. Ama şu da bir kez daha anlaşıldı ki; mahkeme kadıya mülk değil. Kimse koltuğunda sonsuza kadar oturamıyor.

ŞAŞIRDIĞIM MEKTUP!

24 Kasım Öğretmenler Günü geldi, geçti… Bense bir öğretmenden gelen mektubun şaşkınlığı içindeyim! Mektubu özetleyerek, maddeler halinde takdirlerinize sunuyorum;

Öğretmene sinirlenip, evine gidip çantasına bıçak koyup, “Ben o öğretmeni bıçaklayacağım” diye evde bağırıp, velisinin koşa koşa okula geldiği, “Aman dikkat hocam” dediği öğrencilerimiz bile mevcut. Zaten öğretmen öğrenci dövse “soruşturmalık”, öğrenci öğretmen dövse “bir daha yapma oğlum”… oluyor!

Kadrolu öğretmenlerin aldığı maaş her ne kadar çok düşük olmasa da ek ders ücretleri çok komik. Özellikle Y. Lisans ve Doktora yapmanın maaş bakımından bir etkisi yok. Yönetmelik maddesine göre “Yüksek Lisans yapmış olanlar, fiili olarak girdikleri ek dersleri %5, Doktora yapmış olanlar %15 zamlı alırlar.”

Bu ne kadar komik biliyor musunuz Haftada 25 saat derse giren bir öğretmen 15 saatini maaş karşılığı 10 saatini ise ek ders olarak giriyor. Bu da ayda 40 saat ek ders yapar. Ek ders saat ücreti ortalama 10 liradan hesaplanırsa aylık 400 TL ek ders; bunun %5’i ise 20 TL Yüksek Lisans yaptığım için ek ödeme. Doktora yapmış olsaydım bu rakam 60 TL’ye çıkacaktı!

Kaldı ki kadrolu bir öğretmenin yaptığı her görevi yapan ve üçte biri kadar ücret alan ücretli öğretmenlerin durumu ise çok kötü. Resmen zulüm yapılıyor.

BİR KONU, BİR SORU…

1) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’de üretilen tavukların gönül rahatlığıyla tüketilip tüketilemeyeceğine ilişkin soruyu cevaplarken, “2006’da antibiyotiklere yem katılmasını yasakladıklarını, hormonun zaten kullanılmadığını” dile getirdi.

O zaman soralım; Sayın Bakan, bu konuda izlediğimiz belgeselleri bir kenara koyalım; madem öyle, neden marketten, kasaptan aldığımız tavuk etleri ayrı ayrı lezzette, ayrı ayrı formatta, ayrı ayrı yoğunlukta, ayrı ayrı kıvamda Bunu da açıklayabilir misiniz

NOT:  : Bugün 26 Kasım 2014, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!