Müslümanların Gazze Ciddiyetsizliği

Abone Ol

Türkiyeli Müslümanlar olarak Gazze için ne yapıyoruz

İsrail in yetmiş yıldır durmadan yaptığı katliamları televizyon ekranlarından

izleyerek ağlayıp sızlıyoruz. Başka Sonra her Müslüman kendi günlük işine

bakıyor. Kimse Gazze için kılını kıpırdatmıyor. Herkes kendi dalgasında. Eğer

herkes kendi dalgasında olmasaydı Ramazan ayında başlayan katliamlar bayram

falan dinlemeden devam edemezdi. İsrail her gün en az on Gazzeli çocuk

öldürüyor. Dünyadaki en sıkı şeriat -Yahudi şeriatı- devleti İsrail dir. Devletle

halkı bütünleşmiş bir şekilde kendi dinlerinden olmayan Müslümanları hep

birlikte katlediyorlar. İsrail halkı Gazze de katledilen her Müslüman ın

katledilişinden sapıkça bir zevk alıyor. Yoksa bombalarla katledilen

Gazzelilerin katledilme anlarını öyle zevkle izleyemezlerdi. Bu, İsrail in

devletçe ve milletçe sapıttığının dahası tamamen insanlıktan çıktığının

kanıtıdır. İsrail denilen katil devlet ve millete karşılık Türkiyeli

Müslümanların sadece ağlayıp sızlaması onur kırıcı bir durum. Meydanlara inip slogan

atarak akşam evine güle oynaya gitmek değil Gazze deki katliamları durdurması

herhangi bir basit işe bile yaramaz, yaramıyor. Peki, meydanlara inip slogan

atmak ne işe yarıyor Bir kere şu protesto olayı, tamamen Müslümanların

öfkesini gidermek için uydurulmuş bir eylemsizlik türüdür. Öfkesini meydanlarda

slogan atarak gideren Müslümanlar evlerine varıncaya kadar Gazze davasını

unutup kendi güncel işlerine bakıyor. İsrail ve yanlılarının istediği de bu

zaten. Öfkelen ama öfkeni somut yani fiili bir kalkışmaya dönüştürme! Şuan bu

yazıyı bile yazmanın gereksiz olduğunu düşünerek yazıyorum. Gazze hakkında

konuşmaya ve yazmaya gerek yok. Bir şey yapmadıktan/yapamadıktan sonra ne kadar

konuşursanız konuşun, ne kadar yazarsanız yazın ne anlamı var Türkiye gazetelerinde

İsrail e tepki Gazze ye destek için binlerce köşe yazısı yazıldı. Ne oldu

İsrail katliamlarını durdurdu mu Yok! İsrail binlerce kez protesto edildi. Ne

oldu İsrail katliamlarını durdurdu mu Yok! Her Müslüman kendi kendine sorsun

Gazze konusunda ne kadar ciddi olduğunu. Peki, slogan atmayalım, konuşmayalım,

yazı yazmayalım ne yapalım Bu sorunun cevabı çok basit; devleti yönetsin diye

milletin oylarıyla iktidara gelen yöneticiler, İsrail e karşı fiili olarak adım

atmalıdır. Laflarını çok dinledik ama icraat yok. Asıl üzücü olan budur.

Cumhurbaşkanı adayı Başbakan (bu nasıl tanımsa böyle,

ileri demokrasi böyle bir şey işte!) meydanlarda İsrail e esip gürlüyor madem

sıkıyorsa İsrail le olan bütün anlaşmaları iptal etsin. Türkiye nin İsrail le olan

askeri, ticari ve sosyal anlaşmalarının iptali için meclise tasarı getirip oy

birliğiyle iptal edilmesini fiili olarak gerçekleştirsin. Madem millet

kendilerini başa getirmiş o zaman milletin isteğini yerine getirsin. Öyle

bağırıp çağırmakla katliamlar durmuyor, durmaz. İsrail büyükelçisini bile

kovamadı Başbakan. İsrail sizi Türkiye devleti koruyamaz dönün talimatıyla

gittiler. En basitinden Amerikan Yahudi Kongresi nden verilen cesaret ödülünü

iade etmesi söylendiğinde hatta o zamanlar hiç almaması gerektiği söylendiğinde

Başbakan, İsrail in o zamanlar katliam yapmadığını söyleyerek (Başbakan bu

konuda haklı, o ödülü aldığı dakikada katliam yoktu belki, sadece o dakika

katliam yapılmamış olabilir!) ödülü iade etmeyeceğini açıklamıştı. Ama ciddi

bir Yahudi siyaseti izleyen kongre, ödülü geri istedi. Bu mesele bir Türkiye

vatandaşı olarak benim bile zoruma gitti. Türkiye yi yerin dibine soktu İsrail.

Kongre verdiği ödülü iade etme şerefini göstermeyen Başbakan dan ödülü geri

isteyerek Başbakan ı ve onun şahsında Türkiye yi madara etti. Her konuda olduğu

gibi Türkiye ile İsrail arasındaki fark işte bu; Türkiye politika yapıyor

İsrail ise siyaset yapıyor. Siyaset geniş ufuklu, köklü ve fiili olandır.

Politika ise dar ufuklu, köksüz ve laf salatası üretilmesidir.

Türkiye Başbakanı Türkiye halkından İsrail mallarının

boykot edilmesini istiyor. Bugün boykot edilecek, diyelim bu boykot bir ay

sürecek, bir ay sonra yine İsrail malları satın alınmaya devam edilecek. Daha

önce bunu başka bir konuda İtalya mallarını boykot çağrısında görmüştük. Ne

olmuştu, boykot bir ay sürmeden herkes yine İtalya mallarını satın almaya

başlamıştı. Boykot çağrısı tamamen kandırmacadır yani politikadır. Eğer

gerçekten İsrail mallarının Türkiye halkınca satın alınmasını istemiyorsan bu malların

gümrükten geçişini yasaklarsın. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı diye koskoca

bakanlık var. Çıkarırsın iki günde yasayı, yönetmeliği, İsrail e ait markaların

yani malların Türkiye ye girişini fiili olarak engellersin. O zaman Türkiye

halkı istese de o markaları satın alamaz. Madem İsrail e ekonomik yaptırım

uygulayacaksın bunun yolu budur. Boykot edelim diyerek halk kandırılmaya

çalışılıyor. İnternette bir liste dolaşıyor İsrail markaları diye. Eğer o liste

doğruysa Türkiye de en kaliteli ve uygun fiyatlı mallar İsrail mallarıdır.

Türkiye gerçekten komediler ülkesi. Yahudi nin malını en kaliteli ve ucuz hale

getiriyorsun kendi ürettiğini kalitesiz üretiyor ve pahalı satıyorsun. Sonra da

Yahudi nin malını alma benim malımı al diyorsun. Kimse kusura bakmasın Ramazan

girmeden bir hafta önce Müslümanların markası olan özellikle gıdaya fahiş

zamlar yapıldı; çoğunlukla Müslümanların alışveriş yaptığı çok yaygın bir

market bütün gıda maddelerine Ramazan da en az yüzde yirmi zam yaptı. O

marketten alışveriş yaparken de söyledim; bu yaptığınız Müslüman ın Müslüman a

kazığıdır. Ramazan gâvurun değil Müslüman ın ibadetidir.

Ramazan orucu ibadet mi yahu İbadet deyince aklıma

geldi. Belediyelerin gösteriş amaçlı binlerce kişilik popülist sokak iftarları

düzenlemesi orucun bir ibadet değil de gösteri sanatı olduğunu gösterdi bize.

Gösteri sanatı yani tiyatro!

Gazze halkı ölüyor Türkiye halkı tiyatro yapıyor! Çok acı