Müslümanların Birliği

Abone Ol

Dünya Müslümanların birliklerini oluşturmadıkları sürece batı karşısında sürekli olarak yenik ve ezik durumda kalıyorlar. Müslümanların dağınıklığı karşı tarafı daha güçlü kılıyor. Müslümanların dağınıklığı, ekonomik, manevi ve sosyal işbirliklerini engelliyor.

Müslümanlar öncelikle kültür ve düşüncede birlik sağlamalıdırlar. Bugünün en temel sorunu Müslümanların dağınıklığıdır. Kültür ve düşünce birlikteliği birçok sorunu çözer.

Üniversiteler, bilim adamları, aydınlar, yazar ve şairler, kültür sanat, düşünce ve edebiyat dergileri aralarında bir birlik sağlamak zorundadırlar.

Bugün Müslümanlara saldıranlar, güçlerini Müslümanların dağınıklıklarından alıyorlar. Böyle olunca da sürekli olarak çaresiz durumda kalıyorlar. Müslümanlar önce kendi ülkeleri içinde, sonra komşu ülkeler daha sonra geniş bir coğrafyada bir bütün olarak hareket etmelidirler.

Müslümanlar büyük ekonomik güce sahiptirler. Yer altı kaynakları büyük bir güç oluşturuyor. Adım adım, durumları zamana yayarak bu güç arttırılabilir.

Emperyalizmin ve batının direncini kırmanın tek yolu budur.

Müslümanlar önce kendi aralarında kardeşlik bilincini geliştirmelidirler. Mezhep çekişmelerini bir yana bırakmalı. Her mezhep mensubu kendi içinde kendi değerlerini taşır, taşıyabilmeli. Bunu, gayrı Müslimlere gösterdiği hoş görü kadar kendi içlerinde birbirilerine karşı sağlarlarsa daha başarılı olurlar. Mezhep gerilimi dediğimiz çekişmeler daha çok Şia ile Sünni kesimler arasında. Aslında tabanda böyle bir çekişme yok, ama kalem erbabı bu konuyu daha çok deşiyor. Ya da mezheplerin önde görünen kimseleri.

Asıl sorun modernizmle başlayan süreç. Batıdan gelen düşünce akımları. Mezhepler ötesindeki oluşlar. Zihni kırılmalar, bilinç yetersizliği, bilgisizlik ve ön yargılar. Bunlar giderilmeli.

Batılılara ve emperyalizm ile gerilim yaşamak yerine enerjisini, gücünü, maneviyatını birleştirmeli.

Müslümanların gücü uygarlıklarında, kültürlerindedir. Büyük bir kültür birikimi var. Düşüncenin her boyutu doyurucu nitelikte.

Müslümanlar savunmalarını her yönüyle güçlendirmeli. Varlık bilinci bir savunma. En son, Gazze kuşatmasında Müslümanlar üzerine bomba yağdıran Siyonist Yahudiler üç ülkenin bir araya gelmesiyle geri adım atmak zorunda kaldı. Buna onlarca ülke ekleyin o zaman durum çok daha farklı olacak. Ne NATO, ne BM, ne AB bu büyük güç karşısında direnebilir. Mutlaka Müslümanları hesaba katmak zorunda kalırlar. Müslümanları zorunlu dikkate alırlar.

Sanayide birlik sağlanmalı. Aralarında görev bölümü yapabilirler. Herkes gücü oranında bir şey yapabilir.

Manevi birliktelik bile birçok sorunu aşmaya yeter. Yeter ki niyette bulunulsun.

Bunu yapabilmenin en önemli başlangıcı bir yandan siyasa adamları, yöneticileri sık bir araya gelebilirler. Teknokratlar, bürokratlar da bir araya gelebilirler.

Ülkelerin şairleri, yazarları, sinemacıları, yayınevleri, gazetecileri sık bir araya gelmeli. Aralarında birliktelik oluşturmalı. Birbirilerinden eserler tercüme etmeli. Kültürel faaliyetlerde birbirlerinden haberdar olmalıdırlar. Kardeş yayınevleri olabilir. Gücü olan yayınevleri birbirine katkı sağlamalı.

Gazetelerde kültürel ve düşünsel faaliyetlerden haber verilmeli.

Sinemacılar ortak filimler yapabilirler. Kültür, siyasal ve düşünsel tarihimizin birçok konusu işlenebilir.

Tasavvuf, Felsefe alanında ve diğer kültür alanlarında da çalışmalar olabilir. Kültür tarihimiz ortak bir çabayla araştırılabilir. Önemli simalar gündeme taşınabilir.

Müslümanların birlikteliklerinden başak çözümleri yoktur. Bir an önce adım atılmalı. En son olay örnek olmaya bile yeter.