Hiç düşündünüz mü Dünya üzerinde ne bir Hristiyan ne de bir Yahudi ezilmiyor, hor hakir görülmüyor, zulme uğramıyor. Hep ezilenler, hor-hakir görülenler, zulme uğrayanlar, mukaddes mefhumları tar-u mar edilenler Müslümanlardır.
- Niçin
- Çünkü dünyanın neresinde olursa olsun, bir Hristiyan zulme uğradığında Hristiyan âlemin başında bulunan Papa harekete geçiyor, Hristiyanın haksızlığa uğramasına mâni oluyor. Papa, bütün Hristiyanları hâmisi altına almış onları koruyor. Kimse hiçbir Hristiyana zulmetmeye, hakkını gasbetmeye, onu cesaret etmeye cesaret edemiyor.
Aynen bunun gibi, dünyanın hiçbir yerinde herhangi bir Yahudinin de haksızlığa uğradığına, zulüm gördüğüne şahit olmazsınız. Kimse buna cesaret edemez. Çünkü Yahudilerin başlarında da Hahamları var. Hahamlar, Yahudileri hâmisi altına almışlar hiçbir Yahudiyi ezdirmiyorlar.
Hasbelkader, kazara bir yerde bir Hristiyan veya bir Yahudi haksızlığa maruz kalsa, Papa ve Haham dünyayı ayağa kaldırıyorlar.
Ancak, bütün dünyada ezilenler, hor-hakir görülenler, zulmün en çirkinine maruz kalanlar Müslümanlardır. Irz ve namuslarına tasallut olunanlar Müslümanlardır. Yurtlarından kovulanlar, yuvalarından koparılanlar Müslümanlardır. Daha ana rahminde yaşama hakkı elinden alınanlar Müslümanlardır. Kişilik hakları kullandırılmayanlar Müslümanlardır.
- Niçin
- Çünkü Müslümanlar kendilerini koruyacak, haklarını savunacak zulme maruz kalmalarını önleyecek bir hamiden mahrumdurlar. Bu hami olmadığı için, yeryüzünde Müslümanlar inim inim inliyorlar. Akla hayâle gelmedik muamelelere maruz kalıyorlar. Müslümanların başında bulunması gereken bu otoriteye HALİFE denir.
Halife, yeryüzünde Allah’ın vekilidir. Geniş anlamda bir Müslümanda bulunması gereken vasıfta bulunur.
Demek ki, Müslümanların başında bulunan, Allah ve Rasûlünün hükümlerini ölçü alarak ümmet-i sevk ve idare eden, makamın başında bulunan zata Halife denir. Hristiyanların başında bulunan otoriteye Papaz denir. Yahudilerin başında bulunan otoriteye Haham denir. Bunlardan son ikisi hâlen mevcut ve otoritelerini başka bir ifade ile fonksiyonlarını eksiksiz icra ediyorlar.
3 Mart 1924’ten bu yana Müslümanlar başlarındaki otoriteden yoksundurlar. Yani Müslümanlar Halifesiz yaşamaktadırlar. Oysa ümmetin halifesiz yaşayamayacağına dair
Kur’ân- Kerim’de naslar vardır. Bunlardan bir kaçı: Bakara Sûresi: 30, En’am: 165, Âraf: 69, 74, Yunus: 14, 74, Neml: 62, Fâtır: 39, Sâd: 26, gibi âyetlerdir.
Zikrettiğimiz âyetlerden açıkça anlaşılıyor ki, Müslümanlar devlet idaresini tayin ve tespitte, Allah’ın gösterdiği emir ve yasaklar ışığında, başlarına mutlaka bir idareci getirmeleri gerekir.
Buna göre Müslümanların halifesi ölse, Müslümanlara yüklenen sorumluluk hemen hilâfet şartlarına hâiz zâtı halife tayin edip, İslâm’ın hakimiyete giden yollarını açmaktır.
Dünyada bir buçuk milyar olan Müslümanların, uydurma hudutlarla ayrılıp beşeri sistemlerin esaretinde yaşamaları fikren cahiliyet devrini tamamlamadıklarının göstergesidir. Ehl-i sünnet Müslümanlarının önderi durumunda olan âlimlerimizin, Müslümanların cahiliyet ölümünden kurtulmaları için ümmete bu otoritenin yolunu göstermekten başka çareleri yoktur.
Ümmetin başı halifeliğin kaldırılması ile Müslümanların kaybetmediği hiçbir şeyleri kalmamıştır. Şu örnek meselenin ciddiyetini net bir şekilde ortaya koyar:
Bilindiği gibi Türkiye’de bir genelev gerçeği var. Burada çalışan kadınların tamamına yakını müslümandır. (İçlerindeki birkaç ateist hariç.) İsimleri Ayşe, Fatma. Buralarda bir tane Hristiyan veya Yahudi kadına rastlayamazsınız. Niçin Çünkü böyle bir çirkinliğe Hristiyanların Papası, Yahudilerin Hahamı müsaade etmez. Ya halifesiz Müslümanların hâli ne olacak
Olacak olan Bosna’da, Filistin’de, Somali’de, Suriye’de ve dünyanın her yerinde acımasızca oluyor. Firaset ehli olduğumuz zamana kadar da olmaya devam edecek. Allah (c.c.) Müslümanları böyle felâketlerden korusun ve kurtarsın…