Gündem

Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak

Müslümanlar dünyada söz sahibi olacak

Abone Ol

Tunus‘ta Muhammed Buazizi‘nin kendisini yakmasıyla başlayan protestolar, Ortadoğu‘da büyük değişimlere, çok sayıda can kaybına ve bunların sonucunda da kaosa neden oldu.Önce Tunus‘ta ardından Mısır‘da diktatörler devrildi. Seçimler yapıldı ve daha önce yasaklı olan gruplar sandıktan zaferle çıktı. Kaddafi‘nin Libyasında ise NATO‘nun da müdahil olduğu büyük bir iç savaş yaşandı. Libya‘da Kaddafi‘nin hayatı ve rejimi kanlı bir şekilde son buldu.Yemen, Bahreyn ve Suriye‘de ise hala kanlı çatışmalar yaşanıyor. Ancak dünyanın gözü Suriye‘ye çevrilmiş durumda.Ayaklanmaların üzerinden 8 ay geçmiş olmasına rağmen Esad yönetimi muhalefetin gösterilerini kanla bastırma yolunu seçti. Şu ana kadar 5 binin üzerinde Suriyeli‘nin can verdiği belirtiliyor.BM Güvenlik Konseyi‘nin Suriye‘ye yönelik yaptırım kararı Rusya ve Çin vetosuyla karşılaştı. Özellikle İran ve Lübnan Hizbullah‘ı Esad rejimine açık destek verdi. Türkiye ise yaptırım kararları aldı. Suriye de Türkiye‘ye aynı şekilde misillemede bulundu.  Öte yandan Arap Birliği, Suriye‘nin üyeliğini askıya aldı. Bölgede gittikçe dışlanan Suriye, Arap Birliği‘nin kararlarını kabul ettiğini açıklamasına rağmen anlaşmaya aykırı bir biçimde şiddetin dozunu artırdı. Suriye özelinde Arap Baharı‘nı, Lübnan‘ın Suriye‘de yaşananlara bakışını, Türkiye-İran ve Hizbullah‘ın izlediği Suriye merkezli politikaları, Lübnan Cemaat-i Siyasi Birim Başkanı Azzam Eyyubi ile konuştuk...

"Yaşanan değişimlerin ardından İslam dünyası artık Batı ve Doğu arasında oyuncak olmayacak. Sosyalistlerin ya da kapitalistlerin arasında mekik dokumayacak, kendi özüne dönecek ve de dünyada söz sahibi olacaktır."

Suriye‘deki olaylar Lübnan‘da nasıl bir etki yapıyor?

Lübnan şu anda çok kritik bir durumda. Adeta patlamaya hazır bir bomba gibi. Tehdit ve tehlikenin boyutu her geçen gün daha da artıyor. Komşumuz Suriye‘deki olaylar Lübnan‘ın istikrarını tehdit ediyor.  Ülkede asayişin her an bozulabileceği endişesi taşıyoruz.

Neden?

Lübnan toplumu, Esad rejimi yanlıları ve karşıtları biçiminde ikiye bölünmüş vaziyette. Toplumun çeşitli katmanlarının yanı sıra siyasetçilerin bir kısmı Esad rejimini desteklerken, bir diğer kısmı ise Esad rejimi muhaliflerinin yanında yer alıyor.

Siz ve hareketiniz Arap baharına nasıl bakıyor?

Şüphesiz Arap yöneticileri daima halklarından kopuktular. Hiç bir zaman halka yakın durmadılar ve halkı temsil etmediler. Aralarında ne sevgi ne de bir başka anlamda bir bağ oluşmadı. Çünkü ülkeyi yönetenler ve de onların silahlı kuvvetleri hiçbir zaman halklarını temsil etmediler. Bu durum dolayısıyla halklar ayağa kalktı. Artık siyasi ve iktisadi haklarını almak istiyorlar. Bu durum aslında hiç de şaşırtıcı değil, çok tabii bir şey. Bu isyan, bu ayaklanma ve bu değişim çok uzun zamandan beri olmalıydı. Halklar bugünleri çok uzun zamandan beri bekliyordu. Arap halkları her zaman kendi kaderlerini belirlemek istediler. Bir hanedanın, bir zümrenin, bir grubun hâkimiyetine son verilmesini hep arzu ediyor, kurtarılmayı bekliyorlardı.

Bu kadar farklı kitleyi hangi güç biraraya getirebilir

Yaşanan gelişmeler ışığında bakacak olursak, Lübnan‘ı nasıl bir gelecek bekliyor?

Ülkemin geleceğinin aydınlık olacağına inanıyorum.

İyimserliğinizde hangi saik etkili oldu?

Çünkü Arap halkları uyandı. Halklar sahip olmaları gereken hakları istiyorlar. Hayatlarında önemli değişime yol açacak kararları kendileri alacaklar. Bu durum hepimizi etkiliyor. Artık İslam âlemi Batı ve Doğu arasında oyuncak olmayacak. Sosyalistlerin ya da kapitalistlerin arasında mekik dokumayacak, kendi özüne dönecek ve de dünyada söz sahibi olacaktır. Doğulu devletler de Batılı devletler de bu hakların menfaati için bugüne kadar hiçbir şey yapmamışlardır. Sadece İslam ülkelerinin zenginliklerini sömürmüşlerdir. Bundan böyle Müslümanlar kendi geleceklerine, ülke çıkarlarına herhangi bir şeyin uygun olup olmadığına kendileri karar verecekler.

Bu uzun bir süreç mi?

Şüphesiz ki yakın bir gelecekte olacak.Süreç sancılı ve sıkıntılı olacak

Peki nasıl geçer bu süreç?

Biraz sancılı ve sıkıntılı olacak ama sonuç aydınlık olacak inşallah.

Türkiye‘nin yaşanan gelişmeler çerçevesinde izlediği politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye de bu arada zor bir süreçten geçiyor. Daha çok dengeli politika izlemeye çalışıyor. Ama şurası da bir gerçek ki; Türkiye‘den şu anda çok fazla bir şey beklenmemeli. Çünkü bu zor dönemde herkes çok sıkıntılı.

Arap Baharı‘yla yaşanan değişim İslam dünyasını nasıl etkiler?

Arap ve İslam âleminin daha iyi ilişki içerisinde olacağını ümit ediyoruz. İlişkilerin bugünkünden daha sıkı ve daha geniş çerçevede olacağına inanıyoruz. Bu durum da hem İslam âlemi hem de tüm dünyanın yararına olacaktır. Zira oluşan bu güç dünyayı dengeleyecektir.

İsrail endişe içerisinde

İsrail nasıl kaybetti?

İsrail rejimini bölgede en iyi himaye eden ve koruyan Mısır ve bilinenin aksine Suriye rejimidir. İsrail Mısır‘ı kaybetti, Suriye‘yi de kaybedecek. Şu anda İsrail yeni yönetimlerle eskiden olduğu gibi güvenliğini tekrar sağlayıp sağlayamayacağı endişesi taşıyor. İsrail‘in en büyük korkusu bu.

Yeni rejimlerin İsrail‘e karşı tutumu nasıl olur?

İsrail‘e düşmanlık yapmayacaklar ancak Filistinlilerin haklarını isteyecekler. Bu istek İsrail‘i tedirgin edecek.Mısır‘da tüm taraflar Camp David Anlaşması‘na karşı çıkıyor...Bu Mısır halkının hakkı.

Cemaati İslami hangi alanda faaliyet gösteriyor?

Siyasi ve ekonomik alanlarda faailyet içerisindeyiz. Müslüman Kardeşler ile sürekli olarak birlikte irtibat halindeyiz