Müslümanlar Başında bir İmam-ı Kebir Bulunan Tek bir Ümmet Olamazlar mı?

Abone Ol

Bir Müslümana  “Sen

hangi topluluğun içindesin ” sorusu yöneltildiğinde  “Elhamdülillah ben İslam Ümmetindenim”

cevabını vermelidir. 

Ümmet-i Muhammeddenim de diyebilir.

Ümmet-i Beyza da denilmiştir.

Bütün insanlık aslında Hazret-i Muhammed aleyhissalatü

vesselamın ümmetidir. İman edenler topluluğu Ümmet-i icâbet, henüz etmemiş

olanlar Ümmet-i dâvettir.

Ümmet-i icabetin, Ümmet-i dâveti en güzel, en uygun, en

etkili yollar ve metotlarla İslam’a çağırması gerekir.

Her Müslümanda ümmet şuuru (bilinci) olmalıdır.

Ümmet içinde faydalı, yapıcı, zenginleştirici rahmanî

çeşitlilikler olabilir.

Çeşitli tarikatler, meşrebler, dört hak mezheb gibi…

Bütün rahmanî çeşitlilikler usûlde, esasta, temellerde

ittifak halindedir.  Teferruata ait

konulanda, meşreblerde bazı küçük farklılıklar vardır ki, onlar da geniş bir

rahmet ve zenginliktir.

Bir Müslüman tarikatli olabilir ama tarikatÇİ olamaz,

tarikatÇİLİK yapamaz.

Bir Müslüman doğru ve faydalı bir cemaate mensup olabilir

ama cemaatÇİLİK yapamaz.

Tarikat, cemaat, meşreb militanlığı, holiganlığı, fanatizmi

kötüdür, çirkindir, bir tür ırkçılıktır. Peygamberimizden  (Salat ve selam olsun ona) sonra Ümmet

parçalanmış mıdır .. Maalesef parçalanmıştır, yetmiş üç fırkaya ayrılmıştır.

Hadîste bildirildiği üzere bunların biri haktır, fırka-i necattır, o da

Peygamberimizin ve Ashabının yolundan giden Ehl-i Sünnet ve cemaattir.

Ümmet-i Muhammed’in başında kim bulunur .. Resulullah

Efendimizin sağlığında o bulunuyordu. Ondan sonra Halifeleri bulunmuştur.

Zamanımızda Ümmet-i Muhammed’in başı var mıdır .. Yazık ki,

yoktur. 1924’te son Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han hazretleri sürülmüş ve

1944’te Paris’te vefat etmiştir.

Halifeliği kaldıran kanunda ne deniliyor .. “Hilafet Büyük

Millet Meclisi’nin mânevî şahsındadır” deniliyor.

Adnan Menderes Demokrat Parti Meclis grubunda

milletvekillerine “Arkadaşlar siz milletin temsilcileri olarak isterseniz

Hilafeti geri getirebilirsiniz…” dediği için idam edilmiştir.

Soru: Dünyada başı olmayan bir din, mezhep, cemaat var

mıdır .. Müslümanlar dışında yoktur.

Soru: Müslümanların başlarına bir İmam-ı Kebir seçme hakları

var mıdır

Cevap: Elbette vardır… Lakin böyle bir şeyi İslam düşmanları

kesinlikle istemiyor.

Ümmet-i Muhammed’in başına bir Halife seçilmesi insan

haklarına aykırı mıdır .. Niçin aykırı olsun .. Aykırı olmak bir tarafa, bu, Müslümanların en tabiî hakkıdır.

Bugün ülkemizde birtakım dinî cemaatler, tarikatler,

parçalar, hizipler, gruplar bulunuyor; bunlar Müslümanların tek bir Ümmet

olmasını ve başlarında, kendisine biat ve itaat edilen bir İmam bulunmasını

isterler mi

İstemeleri gerekir.

Cemaatler, tarikatler, fırkalar ikiye ayrılır:

Kur’ana, Sünnete, Şeriata bağlı olan, doğru yolda olan

hayırlıları… Bunlar elbette ister.

Bir de, bid’atlere sapmış, reformcu  yenilikçi,

değişimci,  yoldan çıkmış hayırsız

cemaatler vardır ki, onlar Müslümanların birleşmesini ve başlarında bir Halife

bulunmasını istemezler.

Bugünkü fetret ve boşluk içinde İslam düşmanları Türkiye

Müslümanlarının başına  fantoş=kukla bir

halife getirebilirler mi .. Getirebilirler ve korkunç bir fitne çıkar.

Peki şu anda ne yapmamız gerekir .. Müslümanlara Ümmet

şuurunu aşılamamız ve Ümmetin başında bir İmam-ı Kebir bulunması lüzum ve

zaruretini anlatmamız gerekir.

Bu konuda neler yapılabilir

Şu anda birbirinden kopuk ve bağımsız cemaatler, tarikatler,

vakıflar, dernekler bir konfederasyon veya federasyon çatısı altında

toplanabilir.

Böyle bir şey mümkün müdür Mümkün olmasına mümkündür ama

son derece zordur.

Böyle bir birleşmeye kimler izin vermez Sayayım: ABD

vermez… AB vermez… İsrail vermez… Siyonizm vermez… Haçlılar vermez… Kâfirler

vermez… Münafıklar vermez…  Vesayet

rejimi vermez… Resmî ideoloji vermez… Dönmeler vermez… Kriptolar vermez…

Pakraduniler vermez…

Çeşitli cemaat, tarikat, fırka, hizip, grup, parça

temsilcileri ve reisleri bu konuyu görüşmek için bir araya gelebilir mi

Gelmeleri gerekir ama gelmezler.

Kafirler Ümmet-i Muhammed’i yüzlerce, binlerce cemaate,

sekte, parçaya bölmüşlerdir.

Üniter Ümmet yapısı berhava edilmiştir.

Ortaya bir İslam Protestanlığı kaosu ve anarşisi

çıkartılmıştır.

İftar sofralarında papazlarla, hahamlarla, zangoçlarla

sarılıp öpüşenler her nedense farklı Müslümanlarla bir araya gelmemektedir.

İslam birlik dinidir… İslam Tevhid dinidir…  Şeriat aynı anda

iki Halifeyi bile kabul etmez… İmam-ı Kebir Allaha, Resulüne, Kur’ana, Sünnete,

Şeriata  itaat ettiği müddetçe Ümmetin

ona itaat etmesi gerekir.

İslam düşmanları ve Müslüman görünen zındıklar Ümmet şuurunu

ve İmamet kavramını erozyona uğratmıştır.

Başı olmayan bir gövde düşünülebilir mi

Müslümanlar tek bir Ümmet olmazlar ve tek bir İmam’a biat ve

itaat etmezlerse  zelil, rezil, esir,

perişan olurlar.

Kur’anda “Allaha, Resulüne ve SİZDEN OLAN emir sahiplerine

itaat ediniz” fermanı vardır.

Maddî ve mânevî sömürücüler Müslümanların birleşmesini, tek

bir Ümmet olmasını ve başlarındaki İmama biat ve itaat etmelerini istemezler.

Müslümanlar tek bir Ümmet olurlarsa ve başlarında âdil,

muttaqi, alim, fadıl,  fakih, muhlis,

şeci’  bir Halife bulunursa onları kimse

yenemez, onları kimse sömüremez…

Tek bir Ümmet olur, tek bir İmama biat ve itaat edersek

Allahın tevfiki bize rehber olacak, Kur’anda vaad edilen ilahî yardım gelecektir.

Ümmet ve İmametle birlikte, namaz kılanların sayısı yüzde 10’dan yüzde 90’a çıkacaktır.

Zekatlar Allahın istediği şekilde toplanacak ve sarf

edilecektir.

İslamcılık Protestanlıkları, bid’atler, hizipleşmeler,

sapıklıklar, zındıklıklar, reformculuklar, dinde yenilik saçmalıkları, dinde

değişim hıyanetleri son bulacak, günde beş kez hayat duracak, Türkiye sathı bir

secdegâh olacaktır.

Ümmet ve İmamet gücüyle biznillah putlar yıkılacaktır.

Gerçek adalet Ümmet yapısı içinde gerçekleşir.

Ümmet birliği ve İmamet olursa din sömürücüsü eşkıyanın

çanlarına ot tıkanacaktır.

İffet ve namuslar ancak Ümmet çatısı altında İmam-ı Kebir

hazretlerine biat ve itaat edilerek korunabilir.

Ümmet birliği olmadan, meşru ehliyetli ve muktedir bir İmama

biat ve itaat etmeden hür ve  aziz

Müslümanlar olamayız.

Soruyorum… Bin kere soruyorum:

Ortodoks Rumların Patriği var da biz Müslümanların niçin

İmam-ı Kebiri yok

Ermeni vatandaşlarımızın Patriği var da bizim niçin islamî

bir reisimiz yok

Yahudilerin Hahambaşısı var da bizin niçin bir başımız yok

Masonların Üstad-ı Âzamları var da bizim niçin bir kaidimiz

ve emîrimiz yok

Ey on milyonlarca Türkiye Müslümanı ne zaman uyanıp,

silkinip de tek bir Ümmet

olacaksınız

Rahman bize birlik olun, ayrılıp dağılmayın, mârufle emr

eden ve namaz kılan bir Ümmet olun diye buyurmuyor mu

Resulullah Efendimiz bize birlik olun, sakın çekişmeyin

öğüdünü ve emrini vermiyor mu

On dört asırdır gelip geçmiş Selef-i Sâlihîn, Eimme-i

müctehidîn, rabbanî ulema ve fukaha, kâmil mürşidler, ziyalı Müslümanlar bize

hep birliği, ittifakı, tesânüdü tavsiye ettiler…

Baş düşmanlarımız olan cinnî ve insî şeytanlar bizim

birleşmemizi, tek bir Ümmet olmamızı, tek bir İmama biat ve itaat etmemizi

istemiyor

Biz Rahmana mı itaat ediyoruz, mahv olmamızı isteyen

Şeytanlara  mı uyuyoruz

03.01.2013