Müslümanın Rıza Ahdi

Abone Ol

Uyanık, şuurlu, selim akıllı, vicdanlı, firasetli

Müslümanın her gün tekrarlamasında kendisi için çok ulu faydalar olan bir Rıza

Ahdi vardır.

*Allahım Rab ve ilah olarak Senden razıyım. Senin kemal

sıfatlarla sıfatlı, noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna inanırım.

*Allahım Kitab ve düstur olarak Kur andan razıyım.

*Allahım din olarak Din-i Mübin-i İslamdan razıyım.

*Allahım Nebi ve Resul olarak Muhammed Mustafa sallallahü

aleyhi ve sellemden razıyım. Onun Ashabını, Râşid Halifelerini, Ehl-i Beytini,

yolundan giden salihleri, evliyaurRahmanı severim.

*Allahım Şeriat olarak Şeriat-i Garra-i Muhammediyeden

razıyım.

*Allahım Ümmet olarak Ümmet-i Muhammed mensubu olmaktan

razıyım.

*Allahım ahlak sistemi olarak İslam ahlakından razıyım.

Bu rızaların içinde iman, tasdik, teslim, bağlılık ve

uyma vardır.

Her gün en az bir kere bu Rıza Ahdini yapan ve bu

rızalara uygun bir hayat süren Müslüman bereketlenir ve feyizlere nail olur.

Bu Rıza Ahdi Müslümanı devamlı kalınacak dâr olan âhirete

çevirir. Dünya vazifelerini ihmal etmez ama âhirete yönelik olur.

Nefs-i emmâresinin ve şeytanın hile, hud a ve

tuzaklarından korunur.

Allahı Rabb, Kur anı Kitab ve düstur edinen Müslüman

imanını tashih eder, beş vakit namazı dosdoğru kılar, zekatını Kur ana Sünnete

ve Şeriata uygun olarak verir; Allah ile olan bütün işlerinde ihlas ve

doğrulukla hareket eder, mahlukata adaletli olur.

Böyle bir Müslüman ribadan, zinadan, haram yemekten, kul

hakkından, rüşvetten, her türlü ahlaksızlıktan uzak durur.

Böyle ihlaslı, iyi niyetli, salih bir Müslüman bildikleri

ile âmil olursa, Allah ona bilmediklerini öğretir.

Böyle bir Müslüman kesinlikle haram raht yemez, ihalelere

fesat karıştırmaz, kara para zengini olmaz.

Allah ile yapılan Rıza Ahdi, kişiyi lüksten, israftan,

aşırı tüketimden, benlikten, gururdan, kibirden, enaniyetten, hubb-i riyasetten

korur.

Ümmet olarak Ümmet-i Muhammed den razı olan kişi, emr

olunduğu üzere mü minleri sever ve destekler. Böyle bir Müslüman hiç cemaat,

grup, hizip militanlığı ve holiganlığı yapar mı, hiç Ümmet birliğini sarsar mı,

hiç tefrika çıkartır mı

Allahı Rabb, Kur anı Kitab olarak kabul eden kişi hiç

Allahın ayetlerini ucuza veya pahalıya satar, din sömürücülüğü, mukaddesat

bezirganlığı yapar mı

Allahı Rabb olarak kabul eden kişi Onun emirlerini tutar,

yasak ve haramlarından uzak durur; Muhammed Mustafayı Nebi kabul eder, onun

buyruklarını ve öğütlerini dinler, Sünnetine uyar.

Ömrünün ölümüne iman ile bitişmesi Müslüman için ne büyük

bayramdır.

***

* (İkinci yazı)

İhlas, İstikamet, İffet  Kesir

Kabul Etmez

İSLAMIN bazı evrensel değerleri, ölçüleri, kıstasları

kesir kabul etmez, ya yüzde yüz olur, ya olmaz.

İHLAS bunların başında gelir. Binde 999 ihlaslı, binde

bir ihlassız Böylesi ihlaslı bir Müslüman değildir.

İSTİKAMET (doğruluk dürüstlük) de yüzde yüz olmalıdır.

Yüzde 99 dürüst ama arada bir istisnâî olarak rüşvet

alıyor, hırsızlık yapıyor, haram yiyor; o adam rüşvetçidir, hırsızdır, haram

yiyicidir.

Ya İFFET .. Yüzde 99 namuslu ve iffetli, yüzde bir, arada

bir zina yapar. Buna kim iffetli diyebilir

İhlasın şakası yoktur. Evde paldır küldür, pijama ile,

tâdil-i erkana riayet etmeden namaz kılıyor; gözüne girmek istediği adamların

yanında pek dikkatli kılıyor. İhlassız bir müraidir o.

Bazı medenî ülkelerde politikacıların yalan söylemesi

sadece ahlaksızlık değil, suçtur.

Bundan yirmi mi, on beş yıl önce miydi, ABD de yeni

başkan seçilmiş, hükümetini kurarken filan zata Adalet Bakanlığını teklif

etmiş, o da reddetmişti. Gerekçesi şuydu: Ben vaktiyle ABD de oturma ve çalışma

izni olmayan bir yabancıyı evimde kaçak işçi olarak çalıştırmıştım. Bunu yapmış

olan bir kimse adalet bakanı olamaz.

Evet haydutluğun bile ahlakı, raconu vardır.

Merhum Üstad Refi Cevad Ulunay ın Balçıklı Edhem isminde

bir eşkıya romanı vardır; senaryosu, içindeki vak a ve hadiseler hakikî

hayattan alınmıştır. Romanın kahramanı Balçıklı Edhem ismindeki şaki, bugününün

nice sahte doğrularından daha doğrudur.

Romanda geçen ve gerçekten yaşanmış bir vak a: Balçıklı

Edhemin çetesi içinde kendi evladı gibi sevdiği yeğeni vardır. Bir gün bir köye

inerler. Edhem orada, yeğeninin evli bir kadın ile ilişkisi olduğunu öğrenir ve

ne yapar biliyor musunuz Yeğenini kurşuna dizdirir. Yavrum biz eşkıyayız ama

ırz düşmanı değiliz diyerek

Soruyorum: Bu ahlak bugünkü laik Türkiyede var mıdır

İşte Osmanlının eşkıyası bile böyleydi.

Lütfen Balçıklı Edhem romanını bulup okuyunuz. Bendeniz iki

defa okudum

Eski eşkıyanın bazısı zalim zenginlerden ve ağalardan

aldıklarının bir kısmını fakirlere, yetimlere dağıtırdı.

Kaç kere yazdım, tekrarlayayım: Üsküdar Sultantepesinde

oturan Kazanlı Abdullah beyin damadı doktor Sibgatullah bey fakir hastaların

ayağına gider muayene eder, reçeteyi hastanın yastığının altına koyar ve para

almazmış. Doktor gittikten sonra reçeteyi açıp bakarlar ki, içinde ilaç parası

var! (Kazanlı Abdullah, Dr. Sibgatullah beylere, zevcesi Naciye hanıma Allahtan

rahmet diliyorum.)

Cenab-ı Hak cümlemizi doğru dürüst Müslümanlardan

eylesin.

12.06.2014