Müslümanı kandırmanın fazileti!

Abone Ol

Müslümanlara verilen sözü çiğnemenin öteki mahallede bir

hükmü ve onun ötesinde fazileti var. Müslümanlar ise hiç hilafsız hakperest ve

onun ötesinde hakikat şövalyesidirler. Aldansalar da aldatmazlar. En büyük

hileyi hilesizlik olarak bilirler. Bundan dolayı onlarda söz senettir. Elbette

bunu inanan ve tutan hakiki Müslümanlar için söylüyoruz. Mahmut Toptaş hoca bir

sohbetinde İslam la şerefyap olan bir muhtedi Fransız bayandan bahsetmişti.

Müslüman olmadan evvel de Müslümanlarla alışverişi olan kadın Müslümanlara borç

verirken bunu Fransızlardan esirgermiş. Bunun nedenini Fransızların borçlarına

sadık olmamalarına bağlarmış. Borç paraya miri malı ganimet edasıyla

yaklaşırlarmış. Bu yüzden onların karşılıklı ilişkileri söz üzerine değil kayıt

üzerine şekillenir. Maalesef artık istisnalarımız hariç biz de öyle olduk.

Bununla birlikte, tarihte farklı idik ve dost düşman gözüyle de böyledir.

Thomas Newton, 1575 yılında Londra da yayınlanan Notable History of the

Saracens isimli kitabında Müslümanların nasıl saygıdeğer ve şövalye ruhlu

taşıdıklarını anlatmaktadır. Batılılar vaktiyle Müslümanlar için Sarazenler

tabirini kullanmışlardır. Batılılar genellikle Müslümanlara ya Türk ya Morok ya

da Sarazen demişlerdir. Maalesef Müslüman köken taşıyan bazı kesimler Hıristiyan

olduktan sonra kraldan fazla kralcı kesilmişler ve eski köklerine herkesten

fazla düşman kesilmişlerdir. Rodavan Karadziç bunlardan birisidir ve belki de

Alman Merkez Bankası YK üyesi ve Berlin Maliye Eski Bakını Thilo Sarrazin bu

mankurtlardan bir diğeri olabilir. Belki de ihanet anlamında mürtetlikle ilgili

katı cezaların bir nedeni bu tarz keskin döneklerdir. İki eski mankurttan

Karadziç Müslümanlara yapmadığını, Sarrazin de demediğini bırakmadı!

*

 Müslümanlar

sözlerine sadıktırlar ve bunu dinlerinin önemli bir kuralı olarak görürler.

Hıristiyanlıkta ise dinlerinin kuralı Müslümanlara verilen sözleri çiğnemektir.

Bugün demokrasi faslında olduğu gibi Müslümanlar sandıkta kazanınca adeta

kazanmamış gibi oluyorlar. Öteki taraf siz kazanın ama biz yönetelim

havasındalar. Zira kural üzerine kural, oyun üzerine oyun değiştiriyorlar.

Adeta sözleriyle oynuyor ve mızıkçılık yapıyorlar. Tıynet ve karakterleri

budur. Ortaçağ dan beri durum hiç ama hiç değişmemiştir. Salahaddin Eyyübi

İtalyan asıllı Frenk komutanı İbelili Balian ı bir günlük müsaade ile eşinin

yanına Kudüs e gönderir. Ondan söz almıştır. Hıttin bozgunundan sonra İbelinli

Balian Sur şehrine sığınmıştır ama eşi Kudüs te kalmıştır. Kudüs e giriş çıkış

yapmak üzere Salahaddin Eyyübi den izin koparır. Bu izin karşılıklıdır. Karısı

Bizans Prensesi Maria Comnena ve ailesini Kudüs ten alıp Sur a güven içinde

nakledecektir. Salahaddin Eyyübi den istediği geçiş izni bir şartla kabul

edildi. Kudüs te sadece bir gece kalacak ve bir daha Salahaddin karşısında

silah kullanmayacaktı. Balian şartları kabul ederek yemin etti ve böylece geçiş

izni alarak Kudüs e döndü. Kudüs e vardığında ise evdeki hesap çarşıya uymadı

ve halk ve Patrik kendisine baskı yaparak Kudüs te kalmasını ve kendilerine

komutanlık etmesini istediler. Onlara yemin ettiğini hatırlattı ise de buna bir

kulp buldular. Patrik ve rahipler kafirlere ya da sarazenlere verilen sözün

yersiz ve geçersiz olduğunu söylediler. Onlar nezdinde Müslümanlara verilen

sözün hiçbir kıymeti yoktur. Müslümanlara verilen sözler her şeyden daha

değersizdi. Bozmak için vardır. Gözetilmesi değil, çiğnenmesi gereken

kurallardır.

*

Tarihe Balian of Ibelin yani İbelinli Balian olarak geçen

komutana Kudüs Patriği şöyle diyecektir: Seni, tutmanın çiğnemekten çok daha büyük

günah olduğu yemininden ve günahlarından dolayı bağışlıyorum Küstahlığın ve

dönekliğin zirve noktası! Batı bugün de böyledir. Avrupa Birliği, Mısır da

ordunun yönetime el koymasını darbe olarak nitelendirmeme ve kınamama tutumunu

sürdürürken bazı Avrupalı parlamenterlerden darbeyi öven açıklamalar geliyor.

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi nde Muhafazakarlar ve

Reformistler Grubu adına konuşan İngiliz üye Charles Tannock, Mısır da ordunun

müdahalesini memnuniyetle karşıladım diyor. Arapların deyimiyle ma

eşbehelleyletü bil bariha. Yani bugün dünün izlerini taşıyor. İnanmayan tarih

aynasına baksın!