Türkiye’de kim Türk milliyetçiliğine karşı çıkıyorsa karşı çıkanı araştırdığımızda o kişinin Türk olmadığını görüyoruz. Milliyetçiliğe karşı çıkanların milliyeti Türk olmadığı için milliyetçiliğe karşı çıkıyorlar. Milliyetçiliğe karşı çıkanların kendi milliyetlerini öne koyarak yani kendi milliyetlerini temel alarak kendi milliyetlerine dair milliyetçilik yaptıkları gözümüzden kaçmıyor. Ülkemizde bu konu öyle trajikomik bir duruma gelmiş ki örneğin Kürt dediğinde milliyetçi olmuyorsun da Türk dediğinde milliyetçi oluyorsun. Oysa esasında Kürt vurgusu yapan da milliyetçi Türk vurgusu yapan da milliyetçidir. Allah beni Kürt yarattıysa ne yapayım benim elimde mi diyen milliyetçi olmuyor da ben Türk’üm diyen milliyetçi oluyor. Ben Türk’üm diyen ırkçılıkla suçlanıyor. Oysa ikisi de milliyetçidir; biri Kürt milliyetçisidir diğeri Türk milliyetçisi. Milliyetçilik kötü bir şey değil iyi bir şeydir. Yeryüzünde insan olan her insan milliyetçidir. Her insan kendi geldiği milliyeti sever, sevmediğini söyleyen yalan söylüyordur. Bir insanın geldiği milliyeti sevmesi fıtrata uygun bir durumdur. Milliyetini sevmemek fıtrata aykırıdır.
Milliyetçiliğe ırkçılık diyerek karşı gelmek Allah’ın insanları ırk ırk ayırması hikmetine karşı gelmektir. Bazı insanlar milliyetçiliğe ırkçılık diyerek aşağılamak, kötülemek istiyorlar. Bu, yanlış bir tutumdur. İnsanın kendi milliyetini sevmesi insanın yaradılış hikmetlerindendir. Allah istese herkesi aynı ırktan yaratamaz mıydı, elbette yaratırdı. Ama Allah insanları ırklara ayırmış ki bunun çeşitli hikmetleri vardır. Milliyete karşı çıkmak yaradılış gerçeğini inkâr etmektir. Milliyetçiliğe karşı çıkanlar bu durumu niye düşünmüyor. Milliyetçilik olgusuna buradan bakmak gerekir. Her ırkın kendine özgü özellikleri vardır. Biz ümmet üst başlığı altında Müslüman bir Kürt’ü de severiz, Müslüman bir İngiliz’i de, Müslüman bir Fransız’ı da. Kaldı ki ben Türk’üm, bir Fransız da olabilirdim. Allah beni bir İngiliz olarak da yaratabilirdi. Benim Türk olmam benim elimde değildir. Allah beni Türk yarattıysa ben Türklüğü inkâr mı edeceğim.
Müslümanlar ümmet üst başlığı altında hangi ırktan olursa olsun Müslüman olan her insanı sevmelidir. Bu bizim Müslüman olarak temel esasımızdır. Bununla birlikte insan hangi ırka aitse yani hangi ırktan geldiyse o ırkı da sevmelidir ki seviyordur. Bu hem fıtrat olarak böyledir hem de kültür olarak böyle. Çünkü her ırkın farklı özellikleri vardır. Bir İngiliz Müslüman da olsa soğuktur. Çünkü İngiliz ırkı yapısında böyle bir durum var. Biz bir İngiliz’e sen milliyetçi olma yani sen bir İngiliz gibi soğuk olma biz Türkler gibi coşkulu, sıcakkanlı ol diyemeyiz. Dersek, bu, fıtrata uygun olmaz. Geçmişte kütüphane memurluğu yaptığım kolejde İngilizce öğretmeni bir İngiliz vardı. Müslüman bir İngiliz’di. Kolejin mescidinde beraber namaz kılardık. Kütüphaneye ödünç kitap almaya gelirdi; kütüphaneye geldiği zamanlarda uzun sohbetlerimiz oldu. Bir gün dedim ki İngiliz hocaya; siz Müslüman bir İngiliz’siniz ama Müslüman olmanıza rağmen soğukkanlı bir insansınız; açıkçası o kadar samimiyetimiz olmasına rağmen, mescitte birlikte namaz kılmamıza rağmen bana soğuk geliyorsunuz. Bu durum İngiliz olmanızdan mı kaynaklanıyor acaba İngiliz hoca gülümseyip evet ben bir İngiliz’im, Müslüman olsam da İngiliz milliyetindenim, biz İngilizler soğukkanlı bir milletiz demişti. Aynı kolejde bir gün bir Afrika ülkesinden gelen siyahî (zenci) profesörün kütüphaneye gelerek bana selam verip ben selamını aldıktan sonra, (hoş geldiniz derken) profesörle sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuşuz gibi birbirimize sarılmamız Müslüman üst başlığının tezahürüdür.
Her ırkın kendine özgü kültürü var. Yeme, içme, giyinme şekilleri farklıdır. Davranış şekilleri farklı. Düşünme şekilleri farklıdır. Araplar yemeği ellerini yemeğe daldırıp elleriyle yerken biz Türkler yemeğe elimizi daldırıp elimizle yemek yemeyiz, kaşıkla yeriz. Müslüman milletler içinde İslam’a en çok, en uzun hizmet eden millet Türklerdir. Oysa İslam Peygamberi Arap milliyetindendir. Peygamberimizin Arap olması bizim İslam kaidelerine uymamızda ve Peygamberimizi sevmemizde herhangi bir menfi durum oluşturmamıştır, oluşturmaz. Peygamberimizi sevmemiz bizi Araplaştırmadığı gibi Peygamberimizi de Türkleştirmez. Ümmet üst başlığı altında o ümmetin bir parçasıyız biz. Bizim Müslümanlığımız Türklüğümüzü, Türklüğümüz Müslümanlığımızı engellemez. Her Türk Müslümandır ama her Müslüman Türk değildir. Müslümanlık bir evrendir Türklük ise o evrenin içinde önemli bir parçadır.
Milliyetçiliğe karşı çıkmak bütün milliyetlerin aynı yaşam şeklini yaşamasını isteme saçmalığıdır. İnsanın ait olduğu bir kök olmaması durumunu istemektir milliyetçiliğe karşı çıkmak. Oysa her insanın bir milliyeti var; bir kökten geliyor. Ait olduğumuz bir milliyet bir kültür var. Türkler Türk kültürüne göre yaşar, İngilizler İngiliz kültürüne göre yaşar.
Amerikan kültür emperyalizmi baronları, milliyet farklılıklarından meydana gelen milletlerin kendine ait kültürlerini, özelliklerini ortadan kaldırmak için dünya vatandaşı diye bir tanımlama yapmıştır. Bu tanımlamanın amacı bütün milletleri Amerikanlaştırmaktır. Amerikanlaşma; insan fıtratına aykırı yoz kültürlerin çorbasından meydana gelen art niyetli bir yaşam şekli. Dolayısıyla dünya vatandaşı tanımlaması uydurma bir tanımlama. Dünya vatandaşı diye bir şey yok. Her insan kendi milliyetine aittir. Milliyetçiliğe karşı çıkanların savundukları dünya vatandaşı kültürü Amerikanlaşma kültürüdür.
“Beni başkasına benzetme ben Türk’üm” (İsmet Özel).