LİSEDE veya üniversitede okuyan Müslüman temiz bir genç
İslamî ölçülere göre reşid=ergen, yani mükellef ve sorumlu Bu temiz gence
Osmanlıca öğrenmesini, gerekçelerini de anlatarak söylüyorsunuz Kabul eder
gibi görünüyor, lakin öğrenmiyor. Bu öğren(e)memekte iki sebep olabilir: Ya
iradesi ve gayreti yetmemektedir Yahut inadından öğrenmemektedir. Her iki
halde de, gencimize verilecek not kırıktır. Onun kendi haline bırakmak gerekir.
Bu kadar iradesiz veya inatçı bir kimse ileride hizmet edemez. Böyle iradesiz
veya inatçı bir kimseye yatırım yapılmamalıdır. Ne hali varsa görsün!
Yine böyle temiz bir gence el yazısını düzeltmesini,
güzelleştirmesini söylüyorsunuz. Bunu da yapmıyor, yapamıyor
Namazları, başında islamî bir serpuş olduğu halde
kılmasını, bunun fıkhımızda Sünnet ve edeb olduğunu anlatıyorsunuz, yine
dinlemiyor.
Cep telefonu konusunda uyarıyorsunuz. Ziyaretlerde, büyüklerin
yanında, sokaklarda cep telefonu ile konuşmanın, bu aleti kurcalayıp durmanın
çok ayıp olduğunu; cep telefonu manyağı, hastası, fetişisti, delisi, bağımlısı
olmanın akıllı ve terbiyeli temiz bir Müslüman gence yakışmayacağını
anlatıyorsunuz. O, bu uyarı ve nasihatleri hiç dinlemiyor, hiç kaale almıyor ve
cep telefonu konusunda olanca görgüsüzlüğü ve terbiyesizliği sergilemekte
fütursuzca devam ediyor. Maalesef bu gencimiz, bu haliyle hizmet edemez. Ona
yatırım yapılmamalıdır.
İleride İslam a, bu memlekete, bu halka, bu devlete
(rejime değil), insanlığa hizmet edecek gençlerin bilgi; kültür, ahlak karakter
ve aksiyon; sanat güzellik ve estetik boyutlarının çok güçlü ve gelişmiş olması
gerekir.
Hizmete yönlendireceğimiz gençlerin islamî kriterlere göre
yetiştirilmesi gerekir.
Mademki lisede veya üniversitede okuyorlar, mutlaka okuma
yazma bileceklerdir. Türkiye Müslümanları için okuma yazma Türkçenin Kur an
yazısı ile okunup yazılması demektir. Hiçbir Müslüman gencin bu yazıyı
dışlamaya, öğrenmemeye hakkı yoktur.
İleride hizmet edecek genç Kur an, Sünnet, Cemaat
Müslümanı olarak yetiştirilmelidir. Ehl-i Sünnet edebine göre namaz (ihramlı
kıyafet dışında) başı örtülü olarak kılınır. İnatla başı açık namaz kılan
gençlere yatırım yapılmamalıdır.
Daha nice şartlar vardır:
1. Yetiştirilecek gençler, Şeriat Ümmet ve Hilafet
şuuruna sahip olmalıdır.
2. Onlara, özet olarak Ehl-i Sünnet akaidi okutulmalı ve
öğretilmelidir.
3. Beş vakit namazı dosdoğru kılmaları gerekir.
4. Ruhbanları erbab haline getirmemeleri,
putlaştırmamaları onlara öğretilecektir.
5. Onlara, başka meşreplere mensup ehl-i Tevhid ve ehl-i
Kıble Müslüman kardeşlerini dışlamamaları, ötekileştirmemeleri, onları
sevmeleri öğretilmelidir.
6. Hizmete yönlendirilecek gençler gıybet ve iftira etmemeli,
yalan söylememelidir.
7. Onlara eski İslam Osmanlı İstanbul kültürü, ahlakı,
terbiyesi, görgüsü, nezaketi, kibarlığı, efendiliği, mürüvveti öğretilmelidir.
Bu lafla olmaz. Ehliyetli, icazetli, liyakatli hocalar tarafından öğretilebilir
ancak.
8. İleride hizmet edecek gençlerimiz ihlas dersleri
verilmelidir. İhlassız hizmetkar olmaz, sadece din sömürücüsü bir canavar olur.
9. Gençlerimize Büyük Cihad dersleri verilmelidir. Nefs-i
emmâresini yenmiş, dizginlemiş, kontrol altına almış olmayanlardan köy olmaz,
kasaba olmaz.
10. Müslüman genç asla ve asla holiganlık, militanlık
yapamaz, taassuba (fanatizme) kapılamaz. Onun bu konuda iyi yetiştirilmesi
gerekir.
11. Mezhepsizlerden, bid atçilerden, sapık fırkalara meyl
etmiş olanlardan, dini imanı para ve menfaat olanlardan, reformculardan, light
ve ılımlı İslamcılardan, dinde yenilik değişim isteyenlerden, sekter
zihniyetlilerden başarılı hizmetkâr yetişmez. Onlar hizmet eder gibi görünseler
de, gerçekte edemezler.
***
İleride hizmet edemeyecek derecede iradesiz, inatçı,
derlenip toplanmaz gençlerimiz yine bizim çocuklarımızdır ama onlara yatırım
yapılmaz.
Ümmet-i Muhammed (Salat ve selam olsun ona) necat bulmak,
iflah olmak, kurtulmak, zilletten izzete geçmek, hür ve haysiyetli bir hayat
sürmek istiyorsa; en akıllı, en istidatlı, en kabiliyetli, cevheri ve kumaşı en
kıymetli, en firasetli, en sağduyulu çocuklarını islamî hizmetler için
yetiştirmelidir.
Subaylık Öğretmenlik Hademe-i hayrat (din görevlisi)
İdarecilik Hukuk Sanat Edebiyat Tarih Mimarlık Hizmette öncelikli sahalar
bunlardır.
08 .04.2016