Müslüman şiir ekseninde Mehmet Akif İnan şiiri

Abone Ol

Bir Ortadoğu Şairi olan Mehmet Akif İnan’ın şiirlerinde açıkça görülen bir müzik vardır. Mısralar adeta birbiri ardına düşerek akıp gider notalarla. Bunun en güzel örneği çoğumuzun kulağında kalan ezgisiyle Ömer Karaoğlu’ndan dinlediğimiz “Doğ Ey Güneş” şiiridir.

“Tenha Sözler”de yer alan “Bağlanma” şiiri baştan sona bir nefis terbiyesini anlatır. Şiirin ilk dizesi  “Varsam dedim varamadım/ Bir karada duramadım/ Ben kendimi aramadım/ Yazık bana vahlar bana”  Yunus Emre’nin  “sen kendini bilmezsin/ bu nice okumaktır” dizeleri ile aynı minvaldedir. “Devleşen içimin tedirginliği/ beslenir kuduran sancılarımla” mısraları ise vehmi anlatır. Yine aynı şiirden “Nefsimin sırçası dolanır elde/ ne kırarım onu ne de korurum” mısrası, nefsi ne yok sayarız ne de şah yaparız nefsin hakkını gözeterek ıslah ederiz öğretisiyle uyumlu bir anlatım içerir. “Hangi rüyalardır sığınağımız/ Hangi köpüklere binmeli ruhum” yine bunalım içindeyken kurtuluşu nasıl bulacağımız sorgusunu yapar. “Sesimi biçen bu paslı dehlizden/ nasıl kurtarmalı damarlarımı” mısraları nefsin elinden nasıl kurtulacağımız sorgusunu getirir koyar önümüze. “Bir eteği tutmaz isem/ Köle canı satmaz isem/ Teneşirde yatmaz isem/ Yazık bana vahlar bana” dizeleri ile bir üstadın izinden gitmek, onun yolunda nefsi eğitmek ve ölümü tefekküre vurgu yapar. Şiirin devamında ise aranılana kavuşulmuş ve hissedilen huzur anlatılmıştır. “Açarak bir çiçek denizi gibi/ can üfledin çorak alanlarıma” , “Gör ne tenha bir ömür olur/ duymazsam içimde ayak sesini” , “Ölümlerden korkar isem/ Gönül evi yıkar isem/ Ben bu yoldan çıkar isem/ Yazık bana vahlar bana” . Şiirin adı “Bağlanma” ve yaptığımız alıntılardan da anlaşılacağı üzere manevi bir öndere bağlanışın öyküsünü şiirleştirmiş İnan. Hemen peşinde yer alan şiir “Siz” yine bağlanılan efendiye yazılmıştır “Dikenler çalılar güle dönüşür/ Bir bengisu yayar nazarlarınız”, “İlham yağmurları sözlerinizdir/ Gök sofrası serer pazarlarınız”. “Sevdiğim” şiiri de aynı ruhtadır.

Akif İnan aynı zamanda gençliğin içinde iman coşkusunu ateşleyen çağrı şiirleri de yazmıştır. “Şafak” şiiri bunlardan birisi “Gelin kardeşlerim, göklere tutan/ mızrak parmaklarla mahşer yürekle”, “Kim demiş her şeyin bitişi ölüm/ destanlar yayılır ruhumuzdan” , “Bizansı sulayan kentleri bir gün/ yıkarsın sesinin okyanusunda”, “Bir yeni vakitler geldi gelecek/ içinde sürekli ayak sesleri”.

Şairin “Elveda” şiirinde de hüzün vuslatla bir aradadır. “Diyorum ki gider oldum giderim/ Yağmur beni ağlar şimdiden sonra”, “Ay gölgem biricik haldaşım benim/ Bizi bekler dağlar şimdiden sonra”.

Umut Akif İnan için vazgeçilmez bir aşıdır. “Umut bir tohumsa kefen zarında/ Gün olur fışkırır bir orman olur”. “Sonsuz bir düzenin armağanını/ buluruz şükürle mahcup ve mutlu/ Affolan sevinçli çocuklar gibi”.