Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah a (c.c) hamd
ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ya (s.a.v), âline ve
sahabelerine olsun.
Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor: Kim cihad etmeden ve
cihad etme arzusunu gönlünde taşımadan vefat ederse, münafıklıktan bir haslet
üzere ölmüş olur. (Müslim) İslam ile
dertlenmek imandadır. Kur an ve Sünnet ile haşir neşir olmayan, bu iki kaynakta
bulunan HAK ve ADALET esaslarını ölçü kabul etmeyen kimseler, İslam ile
dertlenip Allah a kulluk görevlerini yerine getiremezler. Çünkü kulluk, Allah
ve Resulünün emir ve yasaklarını bilmek ve yaşamak ile olur. Yaşamak, kulluk
görevlerimizi yapmak için bedel ödemeyi gerektiren bir süreçtir. Nitekim
Lokman ın (a.s) oğluna nasihatinde bu mesele açık bir şekilde vurgulanmıştır.
LOKMAN 17: Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye
çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
Kulluk; emredileni yapmayı, nehyedilenden sakınmayı gerektirir. İnsan, dünya
hayatını kaybetmek için değil kazanmak için yaşamalıdır. Kazanmak, İslam ı dava
edinmek ve hâkim olması için cihad etmektir. Kaybetmek ise, HEVAYI ilah edinmek
ve hayatı sadece dünya için yaşamaktır. Peygamberimiz buyuruyor: Akıllı
(kazanan) kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışan kimsedir. Âciz
(kaybeden) kişi de, nefsini hevasına tabi kılan ve Allah tan (dünyası için
olmadık) dileklerde bulunup duran kimsedir. (Tirmizi) Hayatını İSLAM için
yaşayanlar kazanırlar, Dünya için yaşayanlar kaybederler. İslam için yaşayanlar
bakımından hayat, İMAN VE CİHADDIR. Dünya için yaşayanlar bakımından ise hayat,
OYALANMA, ALDANMA ve ALDATMADIR.
CİHAD; Hakkın hâkim, batılın ve yanlışın zail olması,
İSLAM ile İNSANIN arasına konulmuş bütün engelleri ortadan kaldırmak için
yapılır. Peygamberimize Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak,
öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah
yolundadır diye sorulur. O, şu cevabı verir: Kim, üstün olan Allah ın
Kelimesi (Kur an Nizamı) olsun diye savaşırsa, o Allah yolundadır. (Buhari ve
Müslim) Bunun için Müslümanların üzerine öğrenmesi farz olan ilimlerden birisi
de USULÜL CİHAD bilgisidir.
Allah yolunda olmayan gayretler, çabalar, kul için bir
aldanmadır, oyundur ve oyalanmadır. Peygamberimiz uyarıyor: Dünya tatlı, göz
kamaştırıcı ve çekicidir. Allah onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl
davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan
korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.
(Müslim)
CİHAD; bir lider etrafında kenetlenmiş şuurlu bir
topluluk, ordu ile yapılır. Yani ÜMMET olarak yapılır. USULÜL CİHAD bilinmeden
cihad edilmez. Peygamberimizin şu sözünü tefekkür edelim: Mekke fethinden
sonra artık hicret yoktur; fakat CİHAD ve NİYET vardır. Allah yolunda CİHADA
çağırıldığınız zaman hemen katılın. (Buhari ve Müslim) Bir topluluğu cihada,
etrafında kenetlendikleri EMİR SAHİBİ çağırır. Bu çağrıya uymak keyfi bir mesel
değil, mecburi bir görevdir. Peygamberimiz bize, mealini okuduğumuz hadisinde
bunu hatırlatıyor.
MÜSLÜMAN İslam ca düşünen kimsedir. İslam ca düşünen bir
kimse bu dünya hayatının geçici ve İMTİHAN hayatı olduğunu bilir. Kulu imtihan
eden Allah tır. HESAP GÜNÜ haktır ve her kul dünya hayatının hesabını ancak
ALLAH A verecektir. Allah ise kuluna, rızası olan İSLAM IN hesabını soracaktır.
İSLAM ise mücerret bir din değildir. İslam ın bir şekli ve bir de ruhu vardır.
Biz, İSLAM A şekil ve ruh olarak uyarsak dünya imtihanını kazanabiliriz.
İslam ın şekli ADİL DÜZEN, ruhu ise CİHAD ibadetidir.
MİLLİ GÖRÜŞÜMÜZ İSLAM DIR
Osmanlının yıkılışından sonra Müslümanlar İslam dan
koparılmıştır. Asrı tanzim eden küresel emperyalizm, bütün İslam coğrafyasında
İslam ı düzen olarak yasaklamışlardır. Hâlâ bu yasak devam etmektedir.
Türkiye de İslam ı bir düzen olarak yaşamak yasaktır. Evet, Türkiye de ezanlar
okunuyor, namazlar kılınıyor, oruçlar tutuluyor, Kur an okunuyor, hanımlar
kamusal alanda başlarını örtebiliyorlar. Ancak bütün bunlar, Türkiye de İslam ı
bir düzen olarak yaşamanın yasak olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.
Türkiye de iktidar gücü bize ait olmayan bir düzeni yürütmek için iş başına
geliyor. Türkiye hali hazır düzeni LOZAN anlaşmasıyla birlikte BATIDAN ithal
etmiştir. Batı düzenlerine hâkim iki din Hıristiyanlık ve Yahudilik dinidir.
Felsefe ise inkârcı filozofların felsefesidir. Batı dinleri Türkiye de ve bütün
İslam coğrafyasında Din ve Ahlaka, ilme ve eğitime, ekonomiye, siyaset, idare
ve hukuka hâkim dinler olmuştur. Ilımlı İslam, İSLAM değildir. Avrupa Birliği
İSLAM IN birliği değildir. Dinler arası diyalog bir VATİKAN projesidir.
Medeniyetler İttifakı, Irkçı Emperyalizmin, Birleşmiş Milletlerin bir ifsat
girişimidir. ABD ile stratejik ortaklık yapmak, Büyük İsrail i kurmak için
planlanmış Büyük Ortadoğu Projesine yardım ve yataklık yapmaktır.
1969 yılı bir milattır. Bu tarih, Necmettin Erbakan
Hocamızın Konya dan MİLLİ GÖRÜŞ hareketini başlattığı tarihtir. Milli Görüş
hareketi, kaybolan İslam ca düşünmeyi, İslam ca yaşamayı, İslam ca kalkınmayı
yeniden ihya hareketidir. Bu hareket, derdi İslam olanların ümmete dönüştüğü
bir harekettir. SAADET PARTİSİ derdi İslam olanların, dertlerini eyleme
dönüştürdüğü bir ISLAH ordusudur. Duamız Peygamberimizin duasıdır: Allah ım!
Sana teslim oldum, sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim,
senin yardımınla düşmanlara karşı mücadele ettim. Allah ım! Beni saptırmandan
yine sana, senin büyüklüğüne sığınırım ki, senden başka ilah yoktur. Ölmeyecek
diri yalnız sensin. Cinler ve insanlar ise, hep ölümlüdürler! (Buhari ve
Müslim) Başka bir duası da şudur: Allah ın adıyla çıkıyorum, Allah a
güveniyorum. Allah ım sapmaktan, saptırılmaktan, kaymaktan, kaydırılmaktan,
haksızlık yapmaktan, haksızlığa uğramaktan, cahilce davranmaktan ve cahillerin
davranışlarına muhatap olmaktan sana sığınırım. (Ebu Davud) Sadık Milli
Görüşçüler olarak hayırda yarışmaya devam edeceğiz vesselam.