Müslüman Çoğunluk Hangi Konularda Sarsılmaz bir Birlik İçindedir?

Abone Ol

MÜSLÜMANLARIN büyük çoğunluğu hangi konularda fikir

birliği ve ittifak içindedir .. Düşündüm taşındım ve aşağıdaki konuları buldum.

Bilmem bunları bendenizle paylaşır mısınız

Birinci ittifak: Birleşmemek, ittihad yapmamak konusunda

İkincisi: Beş vakit namazı kılmamak.

Üçüncüsü: Beş vakit namaz kılan hür ve mukim Müslüman

erkeklerin büyük kısmının cemaate katılmamaları.

Dördüncüsü: Bilhassa sabah namazlarını kılmamak,

kılıyorsa camiye gitmemek suretiyle mabedleri boş bırakmakta.

Beşincisi: Faizden-ribadan kaçınmamak. Az faizli kredi

caizdir mealindeki bâtıl fetva ve ruhsatların gölgesinde riba lağımlarının

tufanları içinde yaşamak konusunda da büyük bir ittihad ve birlik vardır.

Altıncısı: Tek bir ümmet çatısı altında birleşmemek,

binden fazla irili ufaklı, hepsi birbirinden kopuk cemaatler, klikler, sektler,

gruplar, parçalar, hizip ve fırkalar halinde yaşamak ve bu yüzden zelil, rezil,

zebun ve sefil olmak.

Yedincisi: İttihad etmemek konusunda ittihad etmiş

Müslümanlar, başlarına bir İmam-ı Kebir seçip ona biat ve itaat etmemek

konusunda da tam bir birlik ve beraberlik halindedir.

Sekizincisi: Bin yıllık millî yazımızla Türkçe okuma ve

yazma öğrenmeme konusunda da yüzde 99 a varan güçlü bir ittihad

sergilenmektedir.

Dokuzuncusu: Müslümanların büyük ittihadlarından biri de

Cuma ezanı okununca dükkanlarını, bürolarını, iş yerlerini, atölyelerini,

lokanta ve pastanelerini kapatmamak konusundadır. Halbuki Kur an, Sünnet, icma,

Şeriat bu konuda alış verişin durdurulmasını ve Allahı anmaya seğirtilmesini

âmirdir.

Onuncusu: Müslümanların çok büyük kısmı bir defa değil,

on defa değil, yüz defa değil, binlerce defa aldatılmaya hazır olmakta çelik

gibi bir birlik arz etmektedir.

On birincisi: Yakın tarihteki acı hadiselerden,

zulümlerden ibret almamak, derlenip toparlanmamak, tedbir almamak, tek bir

Ümmet halinde kadrolaşmamak, yan gelip yatmak; düşmanlar uyumazken, gafil

Müslümanlarda, yatakta ve ayakta uyumak konusunda büyük bir birlik görülüyor.

On ikincisi: Zengin, varlıklı Müslüman aileler;

istidatlı, vasıflı, çok zeki, idealist oğullarının yeterli kısmını dindar

subay, dindar öğretmen, kaliteli hademe-i hayrat (din görevlisi) olarak

yetiştirmemekte sarsılmaz bir birlik oluşturmaktadır.

On üçüncüsü: Biraz hürriyet gelip siyasal ve sosyal ortam

Müslümanların lehine gelişince

bu mübarekler yayılmakta, yan gelip yatmakta, gel keyfim

gelde sımsıkı birleşirler.

On dördüncüsü: Müslümanların büyük kısmı, ellerine imkan,

fırsat, para geçince (paraları yetmezse haram faizli kredi alarak) çılgınlar

gibi israfta, lükste, aşırı tüketimde, saçıp savurmakta, imkanlarını aşan

masraflar yapmakta, 60 bin liralık bir otomobil pekala işini görecekken 160 bin

liralığını almakta birleşmişlerdir.

On beşincisi: Birkaç cemaat dışında, Ehl-i Sünnet

Müslümanlarının çok büyük bir kısmı, ilmihallerini doğru şekilde öğrenmemek

konusunda güçlü birlik arz etmektedir. (Soru: Allahın on dört sıfatını

sırasıyla sayınız ve manalarını söyleyiniz .. Bu soruya cevap veremeyen her

Müslüman cahillik ve öğrenmezlik birliğinin sâdık bir üyesidir.)

On altıncısı: Sünnetlerin ve edeblerin en kolayı ve

zahmetsizi olan, erkeklerin namazları takke veya imame ile kılmaları sünnetini

ihmal etmekte, bu konuda tehavün göstermekte de çoğunluk ittifak halindedir.

On yedincisi: Büyük çoğunluk birbirini sevmemekte,

yardımlaşmamakta ittifak etmiştir.

On sekizincisi: Müslümanların çoğunluğu gıybet, tecessüs

ve nemime konusunda çok sağlam bir ittifak içindedir. (Bunları yapmamak

konusunda mı, yapmak konusunda mı )

On dokuzuncusu: Emr-i maruf ve nehy-i münker farzını

ihmal ve terk etmekte, Müslümanların büyük çoğunluğu ittifak halindedir.

(İkinci yazı)

Sayın Şarbaya Açık Mektup

SAYIN Şarbay!.. Bir yığın masraf ederek davul çalarak,

reklam yaparak tantanalı bir toplantıda malum ve mâruf reformcuyu konuşturmuş,

alkışlatmış, ödüllendirmişiniz.

İnterneti açınız ve bu zatın ne kadar ağır tenkitlere

uğramış olduğunu görünüz. O, icazetli bir fakih olmadığı halde, ya kendi re y

ve hevası ile, yahut birtakım şazz ve geçersiz rivayetlere dayanarak yanlış

ictihadlar yapmış, bâtıl fetvalar vermiş ve doğru yol, ana cadde, Sevad-ı Âzam

olan Ehl-i Sünnet İslamlığını dinamitlemiştir.

Ehl-i Sünnetin kalelerinden biri olan mübarek bir şehirde

böyle bir kimseyi konuşturmak, alkışlatmak, ödüllendirmek Müslüman mahallesinde

salyangoz satmak değil midir

İcazetli bir Ehl-i Sünnet hocasını, yazarını veya

ziyalısını konuşturmak yerine niçin bu aykırı zatı seçtiniz acaba

Türkiyede Ehl-i Sünneti yıkmanın İslamı yıkmak demek

olduğunu bilmiyor musunuz

Böyle bir etkinlik yapmadan önce niçin bilenlere

sormadınız, istişare etmediniz.

Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) Danışmayan

nâdim=pişman olur buyurmuşlardır.

Ülkemizde, Ehl-i Sünneti yıkıp, onun yerine AB

standartlarına uygun Şeriatsiz, fıkıhsız, cihadsız, Protestanlaştırılmış bir

İslam türetmek isteyen birtakım reformcular ve modernistler var. Sizin

konuşturup alkışlattığınız kimse bunların önde gelen en tahripkâr ve ziyankâr

dört kişisinden biridir.

O kişiyi siz cebinizden masraf ederek mi getirttiniz ..

Halkın parasını böyle negatif kültür faaliyetleri için harcamaya ne hakkınız

var

Yazımı okursanız, bana öfkeleneceğinizi tahmin ediyorum.

Öfkelenmeyin, size çok büyük bir iyilik ediyorum. Çünkü sizi uyarıyorum. Henüz

vakit ve imkan varken, önceki hatânızı telâfi için muhterem, icazetli,

faziletli, ihlaslı bir Ehl-i Sünnet büyüğünü şehrinize davet ederek ona

doğruları söyletiniz.

Bu millet Farmason Afganî nin peşinden giderek değil,

Ehl-i Sünnet imamlarının=önderlerinin, ulemasının, fukahasının, mürşidlerinin,

meşayihinin, ziyalılarının izinden giderek kurtulabilir.

Ehl-i Sünnet yıkıcılığı ve dört fıkıh mezhebi düşmanlığı İslamı

tehdit eden en büyük tehlikedir.

İslama ve Müslümanlara bid atçilerden, mücessimeden,

Mutezileden, Necdîlikten, reformculuktan, modernizmden, Afganîcilikten,

Fazlurrahmancılıktan, Sünnet düşmanlarından hayır gelmez.

Tarihin kaydettiği en büyük ve en âdil cihan devleti ve

barışı olan Osmanlı devlet-i aliyyesi Ehl-i Sünnet İslamlığına dayanan bir

devletti.

Sayın Şarbay!.. Sizi tekrar uyarıyorum: Yanılan ve

sapıtan cahillerin vebali sizin üzerinize olacaktır.

Ehl-i Sünnete doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde zarar

vermek cezasız kalmaz. Taraf-ı ilahîden sille ve tokat yiyebilirsiniz.

Lütfen hatânızı telafi ediniz.

Selamlarımla.

09.05.2013