Musibetler ve alınacak ibretler

Abone Ol

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar ve yaşadığımız son olaylar beni bir düşünceye sevk ediyor. Bizim inancımıza ve anlayışımıza göre ayağımız bir taşa dokunsa veya başımıza bir kötü olay gelse acaba ben bugün ne gibi günah işledim veya kimin ahını aldım da başıma bu geldi diye sorarız. Bu esastan bakıldığında Sayın Erdoğan’ın başına gelenler geçmişte bize göre yapmış olduğu hataların bir neticesi mi?

Bir kere şunu özellikle söylemiş olayım ki, yaşadığımız bu olay adına darbe girişimi, kalkışma veya bir terör hareketi deyin, adı her ne olursa olsun bunu şiddetle ve nefretle kınıyorum. Bir daha böyle bir şey yaşanmaması için yüce Mevla’ya niyaz ediyor, devletin bu hususta alacağı tedbirlerin arkasında ve destekçisi olduğumuzu da beyan ediyorum.

Esasında söylemek istediğim bütün bu olaylardan ibret almak, öz eleştiri yapmak, geleceğe yönelik daha olumlu ve tutarlı politika oluşturmak hususunda düşünmesi gereken birinci derecede kişi Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan’dır. Sebebine gelince bana göre bazı musibetlerin müsebbibi olarak Milli Görüş lideri merhum Erbakan Hocamızın tavsiyelerine veya nasihatlerine uymamak, Hatta zıddına hareket etmektir. Şöyle ki, Hocanın düşmanları ile dost oldunuz. Örneğin ABD düşmanıydı, siz dost oldunuz. İsrail (Siyonizm) düşmanıydı, siz dost oldunuz. AB’ye taraftar değildi, siz ısrarla AB’ye girmeye çalışıyorsunuz. Yine faize düşmandı, siz realite diyorsunuz. Siyasette rekabet ettiği kişiler ki, başta Süleyman Demirel’i defalarca ziyaret ettiniz. Ama bir gün olsun geçmişteki lideriniz olan Hocaya gitmediniz.

Erbakan Hoca siyasi hayatı boyunca Gülen ve Cemaati ile hiçbir şekilde işbirliği yapmamış ve hiçbir hususta bir araya gelmemiştir. Siz ise söz konusu kişi ve cemaat ile iktidarınız boyunca işbirliği yaparak onlara her türlü imkânı verip ve balkon konuşmalarınızda da övgüler yağdırdınız. Şimdi de geldiğimiz bu noktada Hocanın zıddına iş yapmanın ceremesini çekiyorsunuz.

Umarım ki, Erbakan Hocanın mezarına giderek, “Hocam, sizden özür diliyorum. Siz çok haklıymışsınız. Biz sizi ancak şimdi anlayabildik.” dersiniz ve çıkarmış olduğunuz Milli Görüş gömleğini yeniden giyerek onun ilke ve prensipleri ile ve yapmak istediklerini ortaya koyarak, ağır sanayi, havuz sistemi, İslam Birliği, D-8’ler gibi projeleri hayata geçirerek Yeniden Büyük Türkiye, Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeni Bir Dünya kurma hususunda gereken adımları atarsınız. Bunun yanında olumlu olarak gördüğümüz bir husus ise idam cezasının geri gelmesi noktasındaki düşünceleriniz ve söylemleriniz. Bundan memnuniyet duyduk. Zararın neresinden dönülürse kârdır. Biz zaten geçmişte yazılarımızda ve konuşmalarımızda defaatle konuya değinmiştik. İdam cezası mutlaka geri gelmelidir dedik. Çünkü Allah’ın yasak etmediğini siz AB istedi diye yasak ettiniz. İnşallah bir an evvel idam cezası kanunu TBMM’nin gündemine gelir, kanunlaşır da sizde imzalarsınız. Vesselam.