Münih'ten İstanbul'a ders!

Abone Ol

Bayern Münich, yani Avrupa futbolunun belki de ilk beş

ünlü kulübünden birinin adı. Futbol takımı da hiç bir dönemde kulübün bu ismini

gölgeleyecek performans göstermemiştir. Hep zirvede, hep şampiyonluklarda, hep

finallerde...

İşte bu Bayern, bu sezon Şampiyonlar Ligi nde finale

giden yolda, tuttu, Real Madrid e, hem de yepyeni 70 binlik stadında 4 0 gibi

bir skorla hezimete uğradı. Tıklım tıklım tribünlerin önünde.  Şeref Tribünü nde onca özel ve önemli

isimlerin gözü önünde...

Bu büyük takımı bu hale sokan da, bence Avrupa nın değil

dünyanın bir numarası Real Madrid idi. İtalyan hocası ile Rakibe göre oyun

stratejisine sıkı sıkı sarılarak oynadı Real... Tabii ki Bayern in 1-0 ın

rövanşında nasıl oyun planladığını tahmin ederek. Bayern in ön bloğundaki

oyuncular genelde topla dripling atanlardı. Ribery ve Robben gibi... Yani araya

koşu yapabilen, topsuz bölge değiştirip, içeri sızan adamı yoktu Alman

takımının. Bu nedenle de dikkatli bir alan savunması ile tabii ki orta alandan

da destek alarak, kurmak, rakibe gol imkânı veremezdi. Ama kazanılan toplarla,

daha ziyade yakın temasta ayakta kalan, başarılı olan Alman savunmalarını

yıkmak için topsuz koşu yapabilecek isimlere gerek vardı. Bunlar aynı zamanda

topla buluştuklarında süratlerini kaybetmeyen isimlerdi. Ronaldo, Bail, Di

Maria hatta hatta Benzema gibi... O zaman Alman orta sahasının da ikileme

düştüğü açıkça görüldü. Söyleyeceğim şu; İspanyol hoca Guardiola bir an önce

Alman klasiğini çalışıp, İspanyol formülünü çöpe atmalıdır. Yoksa

Beckenbaeur in şikâyet ettiği gibi, Yeter yani, pas pas pas, biraz da şut

atın başına iş açar.

Real Madrid rövanşı 4 0 gibi tarihi bir skorla kazandı.

Herkes sarmaş dolaş. Formalar teati edildi. Belki de maç sonrası için

randevular bile verildi. Tebrikler.

YA BİZ!

Yazınca kızanlar oluyor. Hiç umurumda değil... Ben de bu

maçtan önce erkekler arası bir voleybol finali vardı. Tamam, başhakem 3. setin

sonunda çizgiye basılmamış olmasına rağmen hatalı bir ihlal kararı çaldı. Sen

misin Az kalsın Voleybol Federasyonu Başkanı tribünde suratına şamar

yiyecekti. Hangi federasyon başkanı mı Yabancı sayısını 2+1 den 3 e çıkaran

kişi... Kimin ısrarı üzerine Tokadını yemek üzere olduğu kişi tarafından...

Neyse... Dedik ya Bayernli oyuncularla Realliler, teknik adamlar ve futbolcular

sarmaş dolaş oldu diye... Biz de mi Ligi ikinci bitiren ve gümüş madalyaları

masada duran takım sahaya dönmedi. Hem de Fontales isimli oyuncusu en iyi

servis atan eleman seçilmiş olmasına rağmen... Peki, bunca emekle finale kadar

gelen bu oyuncuların boyunlarına birer gümüş madalya takmaları bazılarının

egoları yüzünden haram mıdır

Bitmedi. Allah aşkına, bir yerlerden bulun, şayet

izlemediyseniz, şampiyon takımın oyuncuları neler söylediler Bu büyük

başarılarını kimlere armağan ettiler Kimleri andılar duygu seli içinde Ben

şampiyon takımın başkanının ve yöneticilerinin isimlerini hâlâ bilmiyorum, iyi

mi