Münferit olay yoktur

Abone Ol

Devlet memurunun biri bir suç işlediğinde onun bağlı olduğu birim hemen önceden yazılmış elli yıldır bürokratlar tarafından ezberlenmiş ve ezberletilmiş matbu demecini verir: "Münferit bir olaydır. Bütün bir camiamızı bağlamaz."

Milletten bir adam suç işlediğinde bütün yakın akrabaları, yakın çevresi ve arkadaşları, hatta son günlerde kendisine telefon edip "Merhaba" diyen herkes zanlılar arasına girer.

Arkasındaki yerli ve yabancı güçlerle ilgili araştırmalar yapılır.

Yeryüzünde hiçbir olay "Münferit olay" değildir.

Hiçbir insan ana karnından eğitilmiş olarak çıkmaz.

İyi yapıyorsa da, kötü yapıyorsa da, ailenin, çevrenin, okulun, yediğinin, içtiğinin, giydiğinin, gördüğünün, duyduğunun etkisi altında iyilik veya kötülük yaparsa bunda onu etkileyenlerin de katkısı vardır.

Rabbimiz buyurur: Nisa suresi 85- "Kim güzel bir şeye aracılık yaparsa, aracı olan için de bir hisse vardır. Kim de kötü bir şeye aracılık yaparsa, onun için de bir hisse vardır. Allah her şeye kadir ve razık dır."

Her doğan çocuğun fıtratının iyiye, doğruya, güzele meyyal yaratıldığını Rabbimiz haber verir: Rum süresi 30- "Sen, her türlü şirke meyletmekten arınmış olarak, yüzünü dine doğrult. Allah ın fıtratına ki, insanları onun üzerine yarattı. Allah ın yarattığını değiştirmek yok. İşte doğru din budur. Ancak insanların birçoğu bilmezler."

Sevgili peygamberimiz: "Her doğan çocuk (İslâm) fıtratı üzerine doğar. Sonra anne-babası onu ya Yahudi, ya Hıristiyan veya Mecusî yapar." buyurur. (Buhari cenaiz 80-92, Müslim Kader 25, Tirmizi Kader 5)

Hadisi şerifte "Anne ile babası yani çevresi onu Müslüman yapar" demiyor. Çünkü dünyadaki bütün çocuklar Müslümandırlar.

Annesi olmadığı için, babası da erkenden işe gittiği için her gün okula geç gelen ilköğretim çocuğunun her gün aşağılanmasını, "Sen sus, senin aklın ermez, sen önce kafandaki saçını temizle" diye en azından hakaret edilen, bazen cetvelle dövülen, pısırık, korkak, çekingen, kıskanç hale getirilen çocuk, üniversitede tanımadığı bir öğretim üyesini dövüyorsa onu yıllar önce teşvik ve tahrik eden çevresi ve öğretmeni de suçludur.

Amerikan CBS televizyonunda Jerry Falwel isimli bir papaz, 06.10.2002 günü "60 dakika" programında "Muhammet, bir teröristtir" sözünün dünyanın öbür tarafında bir papazın öldürülmesinde etkisi olursa buna biz "Münferit olay" mı diyeceğiz.

Miami ye tatile gitmiş bir Türk, orada gördüğü bir Amerikan askerine saldırırsa bu saldırıda "Çuval olayı"nın veya Irak taki bir milyona yakın Müslüman ın öldürülmesinin etkisini yok sayıp "Bu da Münferit olaydır" mı diyeceğiz.

Algılama zamanı ile dışavurum zamanı arasında uzun zaman olması veya mekanların değişmesi, olayları yorumlamada bizi yanıltabilir.

Saçını kestirecek parası olmayan birinin "KÖPEK KUAFÖRÜ" yazısının önünden geçerken algıladıklarını nerede nasıl dışa vuracağını kestiremeyiz.

Başını sokacak çadırı olmayanın milyarlık köpek kulübesini görünce neler düşündüğünü kendisi de bilmeyebilir. Bir gün o duyguları dışa vururken de dışavuruma etki edenini bilmeyebilir.

Eksik gıda alması sonucu beyninde yanlış salgılar meydana gelen adamın işlediği suç da "Münferit" değildir.

Gürültülü bir işyerinde veya barda çalışan birinin otobüste yüksek sesle telefon konuşması yapması da "Münferit" bir görgüsüzlük olayı değildir.

Penceresiz bir bodrum katta doğup büyüyen insanın aydınlıkta aklının kamaşacağı kesindir.

Üniversitede iken karakol eğitiminden geçen, Bakan veya Başbakan olunca hapishane eğitimiyle eğitimi pekiştirilen, idam edilen veya idam edilme endişesi yaşayan yetkili insanların aklı ne kadar özgür bir şekilde düşünüp ülke ve ülke halkının saadeti için çalışabilirse o kadar sonuç alınabilir.

"Münferit olay" yoktur. Her olayda kişinin gördüğü, duyduğu, tuttuğu, tattığı, kokladığı, hissettiği her şeyin etkisi vardır.