Müminlerin özelliklerine dair!

Abone Ol

Allah, Mü’minûn sûresinde “müminler”in özelliklerini belirtirken, Hz.Muhammed’in Allah tarafından gönderildiğine inanan ve şirki terk edip sadece Allah’a kulluk edenlerin hem âhirette kurtuluşa ereceklerini, hem de dünyada zafere ulaşacaklarını (23/1) bildirmektedir.

Müminler, Allah’ın kendilerine yardım edeceğine ve bu başarıyı nasip edeceğine inanırlar, çünkü onlar Allah’tan başkasına asla ibadet etmezler; müşriklerin göstermelik ibadetleri gibi değil, sadece Allah’a yönelik ve huşû içerisinde namaz kılarlar.

Müminler, müşriklerin eziyetlerine, sataşmalarına sabırla tahammül ederler, inançlarında sebat gösterirler. Kendilerini her türlü kötülükten arındırmak için çaba sarfederler. İffetlerini titizlikle korurlar, kendilerine helâl kılınan eşleri dışında kimseyle ilişkiye girmezler, asla zina etmezler (Mü’minûn 23/2-7).

Müminler, emanete riayet ederler, Allah’a ibadet eder, namazlarını kılarlar. İşte onlar firdevs cennetlerine girmeye hak kazanacak ve orada sonsuza kadar kalacaklardır (âyet 8-11).

Müminler, Allah’a şirk koşmazlar. Rableri karşısında hesaba çekilmenin mesuliyetini duyarak O’nun emirlerine uygun olarak yaşarlar. Sahip oldukları nimetleri yoksullarla paylaşırlar. Allah’ın emirlerine uyma konusunda birbirleriyle yarışırlar ve elbette bu yaptıklarının ödülünü de alırlar.

Müminler yaratan, insana işitme, görme ve düşünme gücü veren Allah’tan başkasına kulluk etmezler. Mümin herkesin takındığı tavrın, hangi amelleri işlediğinin melekler tarafından eksiksiz kaydedildiğine inanır. Hesap günü geldiğinde herkesin davranışlarının karşılığını göreceğini ve kimsenin haksızlığa uğramayacağını da bilir.

Müminler, Allah’ın elçisi Hz. Muhammed’in güvenilir bir insan olduğunu bilir ve inanırlar. Allah’ın mesajının dünyada ve âhirette huzur sağlayacağını bilirler. Allah’ın elçisinin dosdoğru yol olan tevhide çağırdığına inanırlar.

Müminler, her türlü sevinç, zorluk ve kıtlık durumlarında Allah’a dua ederler. Her ne isterlerse O’ndan isterler! Kimseyi O’na ortak koşmazlar.

Müminler, yeri ve göğü yaratan; her şeyin egemenliğini elinde bulunduran, her şeyi koruyup gözeten, fakat hiçbir yardıma ve korumaya ihtiyaç duymayan mutlak kudretin Allah olduğuna inanırlar.

Müminler, Allah’ın, görünen ve görünmeyen her şeyden haberdar ve kulluk edilmeye lâyık yegâne kudret olduğunu da bilirler. Bütün hal ve hareketlerini bu inanca göre tanzim ederler.

Müminler müşrik ve münafıkların kışkırtmalarından korkmazlar, her zaman Allah’a güvenirler ve O’nun yardımını isterler! Çünkü her zaman “mümin” kişinin güçlü olduğuna inanırlar.

Müminler, sûra üflenerek kıyametin kopacağına, sonra yeniden diriltilip Allah’ın huzuruna çıkarılacağına, peygamberlere iman eden ve Allah’ın emirlerine göre yaşayanların kurtuluşa ereceğine, ebedî olarak kalacakları cennete gireceklerine inanırlar.

Müminler, dünya hayatının geçici olduğunu bildikleri için dünyadaki refaha aldanıp da şımarmazlar. Akıllarını kullanırlar, amaçsız bir şekilde yaratılmadıklarını ve yaptıklarının hesabının sorulacağına inanırlar.

Müminler, davalarında kararlı ve sabırlı olurlar. “Rabbim! Mağfiretinle muamele ederek bizi kötü durumlara düşmekten koru! Rahmetinle muamele ederek her türlü iyiliğe ulaştır; çünkü sen merhametliler merhametlisisin” diye dua ederler! (Mü’minûn 23/118).

Müminler! Sadece Allah’a kulluk ederler! Sadece O’nun huzurunda rükû ve secde ederler. O’nun emirlerini yerine getirirler ve sonunda da kurtuluşa ereceklerine inanırlar. Müşriklerin baskıları karşısında yılgınlık göstermezler.

Allah’ın, Kur’an’da müminleri “müslümanlar” olarak isimlendirdiğini bildikleri için tam bir teslimiyet içindedirler. O’nun elçisinin Muhammed aleyhisselâm olduğuna inanırlar ve onu kendilerine “model insan” olarak alırlar

Müminler, onun tevhidi en güzel şekilde anlattığına, ilâhî emirleri öğrettiğine; müminlere de bunları diğer insanlara anlatmasını ve öğretmesini istediğine inanırlar. Allah’ın zafer ve cennet vaadini gerçekleştireceğinden kuşku duymazlar. Sahip, dost ve koruyucu olarak Allah’ı bilirler. O ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır! (Hac 22/78).

Müminler, Allah’ın, elçisini tevhidi anlatması ve şirki sona erdirmesi için gönderdiğine inanırlar. Onun peygamberliğine iman eden müminler, birbirlerine karşı çok şefkatli ve merhametli; tevhit ve peygamber düşmanlarına karşı kararlı ve tâvizsizdirler. Onlar sadece Allah’a kulluk ederler, sadece O’nun karşısında ve O’nun rızasını kazanmak için rükû ve secde ederler. Onların, gerçekten müminler oldukları dünyada bu hallerinden, âhirette ise cennet müjdesi aldıklarında yüzlerindeki nurdan anlaşılır (Fetih 48/28-29).