Mülk (Tebareke) suresinin mana ve mesajları ? 2

Abone Ol

B i s m i l l a h i r r a h m a n i r r a h i m:

Tebarekelli biyedihilmülk vehüve ala külli şey in kadir

Kusurlu da olsa Latin harfleriyle bu şekilde yazılabilen

surenin bu 1. ayetinin meali şöyle verilebilir: Mülk (tüm varlık) elinde olan

zat (Allah) ne mübarek (bereketli) dir; O her şeye kadir (gücü yeterli)dir.

Veya Mülkü elinde tutan zat mübarektir (bereketlidir, bereket sahibidir)

Bazı tefsirlerde tenezzüh ve temeccüt kelimeleriyle

tercüme edilen tebareke sözünü  teberreke sözüyle tercüme etmek daha uygun olduğu kanaatindeyim.

Tebareke sözü daha teleffuz edilirken mübarek sözünü hatırlatmaktadır.

Böylece müfaale babının bazen müştereksiz (ortaklık olmadan) da

manalandırılabileceği bilgisine dayanarak Tebareke sözünü hemen Allah

bereketlidir şeklinde manalandırabiliriz.

Öyleyse Allah ın bereketinden istifade edebilmek için onun

adını anmak ve kurallarına uymak mecburiyeti ortaya çıkar. Evet! Allah bu

surenin başında mülk benim elimdedir; (Allah ın -ele ihtiyacı yoktur; ama

bizim anlayabilmemiz için böyle ifade etmiştir) bilgisini vermiş ve arkasından

da O her şeye kadir (gücü yeten)dir güvencesini vermektedir. Başka bir ifade

ile Benim her şeye gücüm yeter; öyleyse benim adımı anın ve ilkelerime uyun ki

bereketimden faydalanabilesiniz buyruğunu vermektedir.

Ellezi Haleka-L-Mevte Velhayate Liyblüveküm Eyyüküm

Ahsenü Amela Vehüve-L-Aziz-Ül-Ğafur şeklinde yazılabilecek 2. ayet-i

kerime nin meali de şöyle verilebilir:

= O hanginiz daha güzel iş yapacak diye imtihan etmek

için sizi yarattı; O çok güçlü ve çok mağfiret edicidir (günahları örtücüdür)

Yani Allah ölümlü dünyayı yarattığı gibi devamlı hayat olan ahireti de

yaratmıştır ki hangimiz daha güzel, daha iyi iş yapıyor diye imtihan etsin ve

ona göre dünyadaki geçici hayatımızda yaptığımız iyi işlere göre bizi Cennet e

yerleştirsin.

Dikkat edilecek olursa Yüce Allah bizi hangimiz güzel,

iyi ve hangimiz daha güzel ve iyi iş yapmak üzere yarış yapalım diye yaratmış.

Hangimiz iyi, hangimiz kötü iş yapacak diye yaratmamış. Hal böyle iken kötü iş

yaparsak Allah bizi Cennet e koyar mı Dünyamızı cennet misali

güzelleştirmemize imkân verir mi Zaten ayetin hemen sonunda O azizdir

(intikam alabilecek güçtedir) ama çok da örtücüdür; yani bazen yaptığınız

hataları da örter uyarısında bulunarak iyi ve daha güzel iş yapmak üzere

imtihan için yarattığı bizleri kötü iş yapmamız halinde cezalandırmakla

korkutmakta ve kasıtlı olmadan dikkatsizlik yüzünden yaptığımız kötülükleri de

örteceği müjdesini vermektedir.

Bir taraftan iyi ve daha güzel iş yapmak üzere imtihan

için yaratıldığımızı bildirip aksine kötülük yapmamız halinde intikam alacağını

bildirirken öbür taraftan dalgınlık veya bazı etkiler altında istemeyerek

yaptığımız günahlardan dolayı da kara kara düşünmemize meydan bırakmayıp beşeri

zafiyet dolayısıyla yaptığımız günahları örtebileceğini müjdeliyor.

Şimdi böylesine merhametli bir yaratıcıya karşı

saygısızlık yapmak yakışır mı

Ellezi haleka seb a semavatin tıbaka, matera fi

halkırrahmani min tefavüt, ferciilbasara hel tera min fütur. Sümmerciilbasara

kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien vehüve hasir. Meali kısaca şöyle verilebilir:

(Ölüm ve hayatı yaratan) öyle biridir ki yedi göğü

birbirine mutabık (uyumlu) olarak yaratmıştır. Rahman ın (dünyada hem kâfire ve

hem de mü mine nimet veren Allah ın) yaratışında bir çelişki (dengesizlik)

göremezsin. Gözünü döndür! Bir yarıklık (düzensizlik) görüyor musun. Sonra

gözlerini iki kez döndür (bak!); gözlerin yorgun ve küçülmüş olarak sana

dönecektir Yani iyi niyetle de baksan, kötü niyetle de baksan veya defalarca

baksan Allah ın yaratma düzeninde bir kusur göremezsin.

Yedi gök nedir Kur an-ı kerim dünyalılara hitap ettiğine

göre yedi gök dünyanın üzerinde olmalıdır. Başta Ruh-ul-beyan olmak üzere

çeşitli tefsirler göklerin aralarında büyük mesafeler olmak üzere yumurtanın

sarısıyla beyazının iç içe olmaları gibi onların da iç içe oldukları, bu

nedenle de yedinci kat göğün hepsinden büyük olduğuna işaret ediyorlar. Güneş

etrafında dönerek birer çember çizen dokuz gezegenden üçüncüsü dünya olduğuna

göre dünyaya göre güneşten daha uzakta olan Jüpiter, Satürn, Üranüs, Neptün, ve

Plüton güneşin etrafında ayrı yörüngelerde yüzmektedirler. Bunların

yörüngelerine sema (gök) dersek dünyanın üzerinde altı sema olduğu ortaya çıkar

ki bu Kur an-ı kerime uymaz. Ancak günümüz astronotları henüz isminde ittifak

edemedikleri onuncu bir gezegenin bulunduğundan bahsetmektedirler. İşte bu

gezegen de aynen diğerleri gibi güneş çevresinde bir çember çizdiğine göre onun

yörüngesine yedinci kat sema diyebiliriz. Yahut yine Astronominin verdiği

bilgilere göre dünya ile Jüpiter arasında toplu halde güneşin etrafında dolaşan

küçük gezegenler vardır. İşte bunların çizdiği yörüngeye dünya itibariyle

birinci kat sema diyebiliriz. Mü minun suresinin 17. Ayetinde Biz sizin

üzerinizde yedi yol yarattık beyanı da yedi yolun yedi gök manasına geldiğini

desteklemektedir. Bu yedi kat semanın birbirine uygun bir şekilde (mutabık)

olduğunu ve bu semalarda dolaşan gezegenlerin birbirine yaklaşmadan veya

uzaklaşmadan dönüp durmaları çok büyük bir güç tarafından düzene koyulduklarını

gösterir ki o da Allah tır. İşte Yüce Allah her şeyden önce bu harika olayı

hatırlatarak kendisine olan inancımızı takviye etmek istemektedir. Nuh

suresinin 15. Ayetinde de Görmüyor musunuz Allah yedi göğü nasıl birbirine

mutabık (iç içe) yaratmıştır sorusuyla bu uyumun önemine işaret edilerek

inançlarımız takviye edilmek istenmektedir.

Mülk suresinin 4. Ayetinin sonra gözlerini tekrar tekrar

çevir bak! Gözlerin sana zelil ve yorgun olarak dönecektir mealiyle kâinat

düzeninde bir kusur bulmaya çalışanların orada bir kusur bulamayacakları gibi o

kainatın yaratıcısı olan Allah ın İnsanlar için koyduğu nizama (Kur an ve İslam

nizamına)  da ne kadar bakarsa baksınlar

bir kusur ve eksiklik bulamayacakları mesajını da vermektedir.