Muhteşem Ayasofya Buluşması ve Fetih

Abone Ol

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, geçtiğimiz Cumartesi günü, sabah namazı ile başlayıp gecenin geç saatine kadar devam eden muhteşem bir programa imza attı.  Bu kadar uzun

zamanı dolu dolu ve fetih coşkusuyla yaşayarak geçirmeyi ancak Millî Görüş Çalışma Modeli’ne sahip olanlar gerçekleştirebilirdi. Fetihteki inanç ve şahlanışın ne anlama geldiğini bilmeden böyle muhteşem bir tablo ortaya koyabilmek mümkün değildir.

Fetih sevdalıları sabah namazı vaktinde Ayasofya önündeydi. Meydan ve yolları dolduran kalabalığın ucu bucağı görülmüyordu. Programı organize edenlerin beklediğinin çok üstünde bir katılım gerçekleşti. Halk, bu programla Ayasofya üzerinde oynanan oyunların sona ermesi gerektiği mesajını verdi.

Millî Gençlik, Fâtih’in emanetine sahip çıkıyor, onun Vasiyetnamesi’ne ihanet edenlere karşı bir duruş ortaya koyuyordu. Ayasofya 1935 yılında bir kararname ile müze haline getirildi. Şimdi de yine bir kararname ile aslî şekline döndürülmeliydi.

Yanlışlık ancak böyle giderilebilirdi. Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş Bey, üç sene önce, Ayasofya’yı müze haline getiren kararnamedeki imzanın Mustafa Kemal’e ait olmadığının belgesini yayınlamış; o günden bu yana konu çok konuşulmasına rağmen bunun aksine bir belgeye rastlanamamıştı.

Hiçbir şeyin gizli kalmadığı bir dünyada bir yanlış sonuna kadar devam ettirilemezdi. Fethin sembolü ve Fatih’in emaneti olan Ayasofya bir an önce cami olarak ibadete açılmalıydı. Böylece, Hıristiyan âleminin Ayasofya’dan beklentisi de sona erecektir.

ALLAH YOLUNDA KENETLENENLER

Sabahın seher vaktinde Ayasofya’da namaz için toplananların oluşturduğu muhteşem manzara görülmeye değerdi. Aynı hedefe kilitlenmiş yüz binlerin, hak yerini bulsun, anlayışı ile bir araya gelmesi çok anlamlıydı. “Ayasofya İslâm’ındır”; “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” pankart ve sloganları bu maksadı anlatıyordu.

Ayasofya şimdiye kadar böylesine muhteşem bir topluluğa tanıklık etti mi, bilmiyorum. Sabah Namazı Kâbe İmamı Abdullah Basfar’ın öncülüğünde kılındı. İmam’ın Saff Suresi’ni okuması dikkat çekti. Bu surede, Allah’ın kudret ve azameti anlatılıyor; kâfirler istemese de  nurunu tamamlamak istediği haber veriliyor; Allah yolunda cihat edenlerin mükâfatları sıralanıyordu. Ulvî bir dava uğruna bir araya gelmiş bir topluluğa şu müjde veriliyordu: “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi saf bağlayarak savaşanları sever.” (Saff, 4)

Bu seçkin topluluk namaz sonrası, “Bütün insanlık hak ve hakikati öğrensin, Rabbimizi tanısın, dünya ve âhiret saadetine ulaşsın, ülkeler huzur ve barış içinde yaşasın” niyetiyle mücadele veren Millî Görüş’ün muhterem liderini unutmadı. Erbakan Hoca’yı kabri başında ziyaret ederek hayırla andılar, dualar ettiler.

Fetih erleri diğer ziyaretlerine devam ederken, AGD Şube ve Bölge Başkanları Toplantısı saat 13.00’te Kocaeli’nde yapıldı. Burada son hazırlıklar gözden geçirildi. Saat 17.00’de de herkes Kocaeli İsmet Paşa Stadı’ndaki yerini aldı.

Program 6 saatten fazla sürdü. Bu süre içinde, fetih coşkusunun artan bir tempoda sonuna kadar devam ettirilmesi dikkatlerden kaçmadı. Böylesine bir zorluk ancak; iman, aşk ve azimle katlanılabilirdi. Yabancılara özenmiş taklitçi zihniyetlerin aşk ve heyecan yüklü programlar yapamamasının sebebi buydu.

TARİH DİLE GELDİ

Fetih, evrensel bir terimdir. Ümmetin öncülüğünde bütün insanlığı kucaklar. Bu program öncesi İstanbul’da 3 günlük Uluslararası Müslüman Topluluklar İşbirliği Kongresi yapıldı. Fetih sonrası da yine 2 günlük Uluslar Arası Gençlik Forumu gerçekleştirildi. Üç programın birleşmesiyle İslâm dünyasının nabzı Türkiye’de attı. Problemler dile getirildi; hedefler ortaya kondu; İslâm Birliği’nin bir an önce kurulması sonucuna varıldı.

Stat’ta yoğun bir program icra edildi. Kur’an tilâveti, mehteran ve spor gösterileri, marş ve ezgiler programa renk kattı. Güney Afrikalı Sadien’in klâsikleşmiş Kur’an ziyafeti gönüllere inşirah verdi.

Millî Görüş kurmaylarından Oğuzhan Asiltürk, Mustafa Kamalak ve Salih Turhan’ın birlikte stattakileri selâmlamaları büyük bir heyecan dalgasının oluşmasına sahne oldu. Fetih erleri liderlerine sevgi gösterileri ile karşılık verdi.

Saadet Partisi YİK Başkanı Asiltürk, “Yeni fetihlere ihtiyaç var” diyerek Fatih’in liderliğine vurgu yaptı: “Fatih, 21 yaşında iken devrinin âlimlerine yol gösteriyordu. Bunun için örnek alıyoruz. Bu program, bize aslımızı, özümüzü hatırlatıyor.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak ise, “Yeni fetihleri de siz yapacaksınız” diyerek Anadolu Gençlik Derneği kadrolarına iltifat etti, teşekkürlerini iletti.

Programın Koordinatörü ve Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı Salih Turhan da, “Fâtih’in emaneti olan Ayasofya’ya sahip çıkmak istediklerini” anlatarak “Gençleri fetih aşkıyla yetiştirmek istiyoruz” sözleriyle hedeflerini ortaya koydu..

Kadırgaların mehteran eşliğinde karadan yürütülmesi, İstanbul’un fethinin aslına sadık kalınarak canlandırılması tarihin dile gelip fethin yeniden yaşanmasına yol açtı.

Tarih şuuru kazandırabilmek için binlerce kişiyle; plân, program ve disiplin içinde muhteşem bir anma programı ortaya koyan Anadolu Gençlik Derneği kadroları ve tüm emeği geçenlerden Allah razı olsun. Günümüz dünyasında hepsini Fatih’in askerleri mesabesinde görüyor, sevgiyle selâmlıyorum.