7 Haziran 2015 milletvekili seçimlerinde iktidar partisi
AKP umduğunu bulamadı, hükümeti kurmak için yeterli çoğunluğu sağlayamadı.
Şimdi siyasetin önünde duran seçeneklerden biri de erken
seçim. Olur mu olmaz mı, onu zaman gösterecek. Ya da erken seçim ne kadar süre
sonra olur 6 ay mı, 1-2 yıl içinde mi
Bu sorunun cevabı biraz da kurulacak yeni hükümetin şekli
ve şemailine bağlı.
Şöyle bir ihtimal de yok değil; 45 gün içinde bir hükümet
kurulamaz ise anayasa gereği Cumhurbaşkanı nın ülkeyi seçime götürme yetkisi
var
Ama hatırlayacaksınız; seçimin hemen ertesinde iktidara
yakın ne kadar mevkute varsa tümünün neredeyse attığı ortak manşet erken
seçim ihtimali idi. Bunu da bir kenara yazmak gerekiyor.
***
Bana ulaşan bilgi kırıntılarına göre, erken seçim
olursa AKP şu önlemleri öncelikle alacak;
1-Saadet Partisi ile seçim ittifakı.
2-Emekli maaş artışı.
3-Asgari ücrete zam.
4-Şehirlerdeki Suriyeliler için Güneydoğu da bir ayrı
şehir kurup (hicret şehri) orada istihdam yollarının aranması.
5-Yeni bir teşkilat yapılanması. Süleyman Soylu nun
görevden alınıp, Milli Görüş e daha yakın bir ismin o koltukta
görevlendirilmesi ve seçim öncesinde görevlerine son verilen Milli Görüş e
yakın il başkanlarının yeniden aktif hale getirilmesi.
6-Halkı ilgilendiren
gündeme uygun kısa söylemler geliştirilmesi.
7-Yeni projelerle ilgili daha somut adım atılması.
8-Sadece sıcak parayı çevirme yerine yatırım ve üretime
ağırlık verilmesi.
9-Aday hassasiyeti. Halkın istediği adayların listelerde
yer alması, genel merkezin listelere asgari düzeyde müdahale etmesi.
10-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile AKP arasındaki
ilişkilerin yeniden ele alınması.
***
Bunlar, seçim sonrasında AKP çevrelerinde konuşulan
konular
Emeklinin ve asgari ücretlinin yıllardan beri
süründüğünü, yatırıma ve üretime mutlaka ağırlık verilmesi gerektiğini
yıllardan beri bu köşede yazıyorum.
Bu 10 madde için, Sen ne diyorsun diye soranlara
cevabım hazır; GÜNAYDIN!
Güneş motel olayı tekrarlanacak mı
İktidar partisi AKP, 7 Haziran 2015 seçimlerinden birinci
çıkmasına karşılık tek başına hükümet kuramıyor; milletvekili sayısı yetersiz.
Tam da buradan yola çıkarak, bugünlerde en çok sorulan
soru şu; Güneş Motel olayı tekrarlanacak mı Mebus pazarları yeniden kurulacak
mı
***
Peki, nedir Güneş Motel olayı
Özetle, Aralık 1977 de, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)
Lideri Bülent Ecevitin zayıf haldeki II. Milliyetçi Cephe hükümetini yıkarak,
Adalet Partisinden (AP) istifa etmiş milletvekillerinin desteğiyle hükümet
kurmasıyla sonuçlanan görüşmeler zinciri Adını toplantıların yapıldığı
İstanbul, Floryadaki Güneş Motelden alıyor
CHP, 5 Haziran 1977 Genel Seçimlerinde birinci parti
olmasına rağmen kazandığı 213 milletvekilliği hükümet kurmasına yetmedi. Adalet
Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel, nam-ı diğer baba , AP ile Milli
Selamet Partisi (MSP) ve Milliyetçi Hareket Partisinin (MHP) katılımıyla II.
Milliyetçi Cephe hükümetini kurdu. 11 Aralık 1977de yapılan yerel seçimleri
yine CHP kazandı. Ardından gelen istifalar MC hükümetini TBMMde azınlığa
düşürdü.
Ecevitin güvenoyu alabilmesi için 13 milletvekiline
ihtiyacı vardı. "Sorumluluğunun bilincinde 13 insan çıkacağını
umuyorum" cümlesini sarf ettiğinde bu cümlenin yıllarca konuşulacağının
belki farkında bile değildi.
Bu fırsattan yararlanmak isteyen CHP, APden istifa
edenlerle temasa başladı. Ecevit ile 12 eski APli (Tuncay Mataracı, Şerafettin
Elçi, Mete Tan, Hilmi İşgüzar, Orhan Alp, Fethi Acar, Oğuz Atalay, Cemalettin
İnkaya, Ali Rıza Septioğlu, Enver Akova, Ahmet Karaaslan ve Güneş Öngüt)
arasındaki görüşmelerin ilki 22 Aralık tarihinde Darıcaya bağlı Bayramoğlunda
bir otelde gerçekleştirildi.
Fakat gizli tutulmasına rağmen basına sızması üzerine
görüşmelerin başka bir ortamda gerçekleştirilmesine karar verildi. Görüşmelerin
devamı dönemin CHPli İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotilin
organizasyonunda belediyeye ait Floryadaki Güneş Motellerde yapıldı.
***
Ecevit, milletvekillerine hangi bakanlığı istediklerini
sorup, görüşlerini aldıktan sonra Tuncay Mataracı, Ahmet Karaaslan, Enver
Akova, Orhan Alp, Hilmi İşgüzar, Güneş Ongut, Ali Rıza Septioğlu, Mustafa
Kılıç, Mete Tan, Şerafettin Elçiden oluşan 10 bağımsız milletvekiline
bakanlıklarını tebliğ etti.
Oğuz Atalay ise bakanlık teklifini kabul etmedi.
Ancak bu hükümetin ömrü de çok uzun sürmedi. Üstelik bu
bakanlardan Tuncay Mataracı ve Hilmi İşgüzar sonraki yıllarda yaptıkları
icraatlar sebebiyle yargılanıp mahkûm edildi.
***
Ne dersiniz; sizce de tarih tekerrür eder mi
Barajı kimlerin aşacağına başkaları karar veriyor!
Seçimden sonra milligazete.com.tr ye gelen binlerce
yorumdan dikkatimi fazlaca çeken birkaçını sizler için buraya alıyorum
* Saadet ve Vatan Partisi nin her biri %5-6 civarında oy
alacak gibiydi. Geçen seçimle kıyaslarsak hatta oy kaybı bile var. Milli
İttifak gerçekten çok iyi bir çalışma yürüttü, kendi imkânlarına göre diğer
partilerden daha fazla gayret gösterdiler. İşin gerçeği şu ki: Türkiye de
isterseniz ağzınızla kuş tutun, seçimleri maalesef başkaları belirliyor. Halk
sizi çok sevse de, inansa da; barajı geçemeyecekler diye oy vermiyor. Barajı
kimlerin aşacağına başkaları insanların beynine kazıyor zaten... (MEHMET)
* Türkiye nin bir uzvu olan Kürtlerin ötekileştirilmesine
hizmet eden her söylem bölünmeye hizmet eder. Meclise girdilerse bütün
içindedirler. Kürtleri dışlamak İngiliz emperyalizminin bölme politikasına
destek vermek demektir. (FORSA)
* En çok ders alması gereken Saadet Partisi dir. Ben bir
Milli Görüşçü olarak söylüyorum; en
fazla çalışması gereken Saadet tir. Doğu bir zamanlar Milli Görüş ün kalesiydi,
nasıl kaybedildi, nasıl geri kazanılır İttifak daha da genişlemesi lazım;
Hüdapar ı da yanımıza almalıyız. Daha etkili muhalefet etmeliyiz, eskiden oldu
gibi ev ev dolaşmalıyız. Çözümler üretmeliyiz, daha gayretli olmalıyız.
Seçimden seçime çalışmamalıyız. Her gün çalışmalıyız. (BAYRAM GÜLBAŞ)
NOT: Bugün, 10 Haziran 2015, Çarşamba. 1) Emekliler yılda
15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli
nasıl geçineceğim diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP
iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine
getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu
çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli.
Otur, sıfır!