Muhittin Hamdi Yıldırım hoca aradı…
Hem, Kardeşlik Köprüsü faaliyetlerine burada yer verdiğimizden dolayı teşekkürlerini iletti.
Hem de Erbakan Hoca’mızla alakalı bir anısını ilk kez anlattı. Buyursunlar;
Yıl, 2010…
Yer, Sultan Murat Yaylası…
Sultan Murat Yaylası, Trabzon’un Çaykara ilçesinde bulunan bir yayla.
Osmanlı Padişahı IV. Murat, 1635 yılında İran Seferi’nden dönerken ordusuyla bu yaylada konaklayarak Cuma namazını kılmış ve birkaç gün burada konaklamış. Bundan dolayı birkaç yaylanın merkezinde olan bu yaylaya Sultan Murat ismi verilmiş.
Aynı yaylada, I. Dünya Savaşı’nda Rus ordularına karşı savaşan Osmanlı ordularının bir de şehitliği var. Bir subay ve 70 er olmak üzere 71 Mehmetçik Rus askerleriyle savaşarak şehit düştüğünden bu tepeye Şehitler Tepesi ismi verilmiş.
İşte bu yaylada Muhittin Hamdi Yıldırım hocanın yakın çevresi, akrabaları bir büyük cami yapımı için girişimlerde bulunur. Cami dernek başkanlığı için de Muhittin hocayı düşünürler. Muhittin hocanın bu teklife ilk tepkisi şu olur; “Ben öncelikle Erbakan Hocama bunu sormam lazım. Hocam izin verirse böyle bir yükümlülük üstlenirim, izin vermezse olmaz…”
Ve Muhittin hoca durumu Erbakan Hoca’ya arz eder. Erbakan Hoca ile Muhittin hoca arasında şöyle bir konuşma gerçekleşir;
* Muhittin, sen şimdi cihadı bırakacaksın da gidip cami dernek başkanlığı mı yapacaksın?
* Yap derseniz yapayım hocam, yapma derseniz yapmam…
* Muhittin, biz eskiden böyle bir teklif geldiği zaman cami dernek başkanlıklarını Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) ve Adalet Partisi (AP) mensubu kardeşlerimizin üstlenmesini isterdik. Onlara da cennet kapıları açılsın, onların da cennete gidebilmeleri için bir vesile olsun diye…
Peki, bu konuşmadan sonra ne mi oldu?
Erbakan Hoca, cebinden çıkardığı bir miktar TL’lik katkıyı Muhittin hocaya takdim etti ve Sultan Murat Yaylası’na yapılacak cami ve külliyenin temelinin atılması talimatını verdi.
Sultan Murat Şehitler Camisi Yaptırma Derneği Başkanı oldu Muhittin hoca, bu diyalogdan sonra.
Ve Sultan Murat Şehitler Camisi ve Külliyesi 2011’de başlayıp, 2018 yılında tamamlandı.
Muhittin Hamdi Yıldırım hoca, yukarıdaki anekdotu anlattıktan sonra Erbakan Hoca’mızın şu cümlesini de hatırlattı;
“Milli Görüş harp okuludur. Diğerleri sanat okuludur. Onlar da er geç askerliklerini yapmaya buraya gelecekler…”
DEVLETİN YAPMASI GEREKENİ KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ YAPTI, YAPIYOR!
Erbakan Hoca’mız ile Muhittin hoca arasındaki bu diyalog, şu konuyu konuşurken neşet etti; Kardeşlik Köprüsü projesi…
Son yıllarda benim de bu köşeden sık sık duyurduğum, ayrıntılar verdiğim çok önemli bir etkinlik; Kardeşlik Köprüsü…
Irkı başka, mezhebi başka, bölgesi başka, siyasi görüş ve düşünceleri başka ama ortak paydaları Müslüman olan tüm kesimleri buluşturan ve kaynaştıran bir faaliyet, Kardeşlik Köprüsü…
Bence devletin her bakımdan sonuna kadar, A’dan Z’ye desteklemesi gereken bir proje. Zira devletin yapması gereken, Kardeşlik Köprüsü çalışması ile gerçekleştiriliyor.
Kardeşlik Köprüsü faaliyeti ülkemizde farklı kesimler arasında adeta bir tutkal, harç vazifesi görmekte.
***
Kardeşlik Köprüsü faaliyetlerini zikretmişken Muhittin Hamdi Yıldırım hoca iki hususa daha işaret etti;
1) Kardeşlik Köprüsü faaliyetleri belgesel formatında düzenlenecek ve herkesin izlemesi sağlanacak.
2) Önümüzdeki mübarek Ramazan ayından hemen sonra (Mayıs, Haziran 2022 gibi) yeni bir Kardeşlik Köprüsü programı start alacak… Yapılacak istişareler sonucunda, bu alanda ikinci bir aşamaya geçmek de söz konusu olabilecek
***
* Tebrikler ve teşekkürler, DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım’a…
* Tebrikler ve teşekkürler, MEDAV Genel Başkanı Muhammed Tayyip Elçi’ye…
* Tebrikler ve teşekkürler, KURFED Genel Sekreteri Ömer Acar’a…
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* Türkiye Yazarlar Birliği’nin (TYB), “2020 Yılının Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödüllerinin 13 Kasım 2021 tarihinde (yarın) Kahramanmaraş’ta düzenlenecek törenle verileceğini,
* İki aylık periyotlarla yayımlanan ve eski milletvekillerinden, Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Mehmet Ali Bulut tarafından çıkarılan Edebiyat Ortamı dergisinin Kasım-Aralık 2021 sayısının raflarda yerini aldığını, derginin bu sayısıyla birlikte okurlarına, Sadık Yalsızuçanlar’ın kaleme aldığı Şaşar Veysel İşbu Hale-Âşık Veysel isimli kitabı hediye ettiğini, biliyor musunuz?
ANLAYANA SİVRİSİNEK
tersim terstir de
yüzümden okunur iyi niyetim
ve sevgili diye başlayan
iyi niyetlerimle dolu hitap cümlelerim
nerede yakın gözlüklerin
okuyabilecek misin
Selami Güder
selamiguder@gmail.comW
24 KASIM’DA ÖĞRETMENLERE VERİLEBİLECEK EN BÜYÜK MÜJDE!
* “24 Kasım’da öğretmenlerimize verilebilecek en büyük müjde, özlük haklarını koruyup geliştirecek, çalışma şartlarını iyileştirecek, uğradıkları şiddeti önleyecek, sorunlarına çözüm üretecek ve mesleklerinin itibarını hak ettiği yere taşıyacak bir içerikle Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun TBMM gündemine getirilmesidir.”
* “Öğretmenlik mesleğini bütün olarak ele alan bir kanunun olmaması büyük bir eksikliktir.”
* “Ülkemizde fiilî olarak görev yapan öğretmen sayısı 1 milyon 200 bini aşmış iken, öğretmenlerin yetiştirilmesinden emekliliğine kadar olan her aşamayı içeren, öğretmenlik mesleğini bütün olarak ele alan bir kanunun olmaması büyük bir eksikliktir.”
* “Eğitimde örnek gösterilen ülkelerde olduğu gibi, öğretmenliğin kamu sistemi içerisinde eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı kariyer mesleğine uygun bir kanuna kavuşturulması artık daha fazla ertelenmemelidir.”
* “Kanaatimizce öğretmenlerin itibarının daha da artması, haklarının korunması; yönetmeliklerle, genelgelerle oluşan görev, yetki, ehliyet, liyakat noktasındaki dağınıklığın giderilmesi için Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun ivedilikle yürürlüğe konulması elzemdir.”
* “Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması hedefine 11. Kalkınma Planı’nda ve bakanlığın 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nde yer verilmesinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, ne yazık ki öğretmenlerin mesleklerini, hak ve yetkilerini koruyup geliştirecek nitelikte bir meslek kanunu beklentisi hâlâ karşılanamamıştır.”
(Ali Kaya, Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı ve Memur-Sen İzmir İl Temsilcisi)