Muharrem Ayı ve Aşure Günü - 1

Abone Ol

Rabbimize sonsuz şükürler olsun ki hicri 1436 yılına girdik. Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin “hürmete şayan bir ay”  diye nitelediği, sayısız lütuf ve hikmetlerle dolu kutlu bir aydır. Muharrem, aynı zamanda hüzün ve ibret ayıdır; bizlere, yüreklerimizi sızlatan Kerbelâ’yı hatırlatır.Ebû Hureyre’den (R.A.)  rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize: Farz namazdan sonra hangi namazın ve Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun daha faziletli olduğu soruldu da, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:“Farz namazdan sonra en faziletli namaz: Gece yarısı kılınan teheccüd namazıdır. Ramazan ayından sonra en faziletli oruç: AL-LAH Teâlâ’nın ayı olan Muharremde tutulan oruçtur.”  buyurdular. Yüce dinimiz, hemen her farz ibadetin cinsinden nafile ibadet yapmak imkânı getirmiştir. Bu durum, Müslümanlar için büyük bir fırsat ve nimettir. Bilindiği gibi beş vakit namaz kılmak farzdır. Kerahet vakitleri hariç, günün her saatinde nafile yani ALLAH rızası için namaz kılmak mümkündür. Ancak bunun için en uygun ve faziletli namaz hangisidir İşte akla gelebilecek bu sorunun cevabını öğrenmek için, sahâbe-i kiram, farz namazdan sonra hangi namazın daha faziletli olduğunu sordu. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz de: “Farz namazlardan sonra en faziletli namaz: Teheccüt yani gece namazıdır.” buyurdu.İbadetlerin ve diğer işlerin değeri, insana verdikleri zahmetle ölçülür. Zor ve sıkıntılı ibadetler şüphesiz daha sevaptır. İnsanların çoğunun tatlı bir uykuya daldığı sırada istirahatini ve uykusunu feda edip ALLAH Teâlâ’yı anmak üzere yatağını terk etmek kolay bir iş, az bir yiğitlik değildir.Teheccüt namazına değer kazandıran bir diğer husus da: Bu vakitte kılınan namazın riya ve gösterişten tamamen uzak olması, ihlasla ve gönül huzuruyla ibadet etmeye elverişli bulunmasıdır. İşte Teheccüt namazını böylesine değerli kılan, diğer vakitlerden farklı kılan bu özellikleridir. Hatta Teheccüt namazının, farz namazlardan önce veya sonra kılınan ve revâtip diye anılan sünnet namazlarından bile faziletli olduğu kabul edilmektedir. Teheccüt namazının fazileti, meşakkat, yorgunluk, riya ve gösterişten uzaklık gibi özelliklerinden ileri gelmektedir. Ayrıca Teheccüt namazı, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bütün hayatı boyunca sürekli kıldığı bir namazdır. Bu sebeple de sünnetlerin en faziletlisi, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bu sünnetidir. Namaz hakkındaki soruya Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizden cevabı alan sahâbe-i kiram, bu sefer Ramazan ayı orucundan sonra hangi orucun daha faziletli olduğunu sordu.Bilindiği gibi Ramazan ayında oruç tutmak farzdır. Ramazan bayramının birinci günü ile kurban bayramının dört günü hariç, senenin her gününde ALLAH rızası için oruç tutmak mümkündür. Ancak bunun için en uygun ve faziletli ay hangisidir İşte akla gelebilecek bu soruyu sahâbe-i kiram, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize Ramazan orucundan sonra en faziletli orucun hangisi olduğunu sordu. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz de bu soruya cevaben: Muharrem ayında tutulan orucun pek sevap olduğunu buyurdu. Muharrem ayının değerini anlatmak için de ondan “ALLAH Teâlâ’nın ayı” diye söz etti. Şüphesiz bütün aylar ALLAH Teâlâ’nın ayıdır. Ama Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz bu ifadesiyle Muharrem ayının değerine ve onun iyi değerlendirilmesi gereğine işaret etmiş oldu.Kamerî ayların ilki olan Muharrem ayı, aynı zamanda haram yani ALLAH Teâlâ katında hürmetli aylardandır. Hadis-i şerifte, Muharrem ayı için: “Şehrullah” yani ALLAH Teâlâ’nın ayı denilmesi, bu ayın şerefine işaret içindir. Aslında bütün aylar, bütün yıllar, bütün zamanlar, bütün mekânlar, bütün varlıklar, bütün insanlar, cümle eşya her şey ALLAH Teâlâ’nındır. Ama her şey ALLAH Teâlâ’nın iken, Muharrem “Şehrullah” yani ALLAH Teâlâ’nın ayıdır, demekten maksat ne Bundan maksat Muharrem ayında ALLAH Teâlâ, kullarını çok afv ü mağfiret ediyor; kullarını çok affettiği, tevbe eden kullarını çok bağışladığı bir aydır, demek oluyor.Hz. Ali’den (R.A) rivayete göre bir adam kendisine:

- Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı emir buyurursunuz, diye sormuş. Hz. Ali (R.A) da şöyle dedi:

- Ben bu konudan soran hiçbir kimseyi işitmedim. Sadece ben Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin yanında otururken bir adamın O’na:

- Ya Resûlellah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı emredersiniz diye sorduğunu işittim. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

“Eğer Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan, Muharremi tut. Çünkü o, ALLAH Teâlâ’nın ayıdır. O ayda bir gün var ki, ALLAH Teâlâ o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiştir, diğer bir kavmin de tevbesini kabul eder.” buyurdu.