Mücahide kadın

Abone Ol

Allah yolunda gayret etmenin adı cihattır. Cihat eden

erkek Müslüman a mücahittir. Kadın, cihat eden bir Müslüman olduğunda da ona

mücahide denir. Allah yolunda gayret etmek, Allah a iman etmiş olmanın en az

namaz, oruç kadar gereklerinden biridir. Allah a iman edenlerin dini olan

İslam ı, İslam ın kitabı Kur an-ı Kerim i bir dava olarak, iman eden

mü minlerden başka kim koruyup yüceltebilir ki İslam, meleklerin dini

değildir. İslam, insanların içinde Allah a iman edenlerin dinidir. Allah a iman

ederek, mü min kimliği kazananların, kendilerine mü min kimliği kazandıran

dinleri için elbette gayret edeceklerdir. Can verecek, mal verecek ve

kimliklerinin gereğini yapacaklardır. Onlar gayret edecek, Allah da yardım

edecektir. Tabii olan budur.

Allah için çalışmanın, gayret edip can ve malla bedel

ödemenin bu ümmet kadar örneğini vermiş başka bir ümmet yoktur. İlk fedakârlar

olan Sümeyye ve Yaser den itibaren sayısını Allah Teâlâ dan başkasının

bilemeyeceği kadar büyük bir insan sayısı, Allah için gayret edenler sicilini

doldurmuştur. Allah a davet eden davetçi Musab bin Umeyr in yaptığı cihadın ta

kendisi idi. Allah a davet etti. Şirkin hüküm sürdüğü topraklardaki insanların

kulaklarına Kur an ayetlerini döktü. Muazzam bir gayretle Yesrib i Medine

yaptı. Allah Teâlâ sözüne tesir, çalışmasına bereket verdi. Kısa bir zamanda

büyük bir iş becerdi. Allah ondan razı olsun. Onun izini sürerek Allah a davet

edenlerin hepsi cihat eden mücahitler olarak çalıştılar. Minarelerden ezan

okuyan müezzinler, bir çocuğa bir kelime Kur an öğretenler, bir mescidin

zeminini temizleyenler, bir mü minin ihtiyacını görmek için bir adım yol kat

edenler Herkes mücahit olacağı işi yaptı. Elbette kim ne kadar ihlas ile yaptı

ise o kadar kabul olmuş amel sahibi oldu.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ilk âyetin indiği

günden beri sadece erkekler çalışmadılar. Erkeklerin yanında kadınlar da

bulundu. Uhud da da, Mescid-i Nebi de de kadın bulundu. İslam, hayatı kuşatan

bir din olarak, hayatın yarısı hatta yarısının ağır tarafı olan kadını nasıl

yok sayardı. Sayımda sayılan ama işte yok kabul edilen kadını mı söz edecekti

Elbette namazda, oruçta, tilavette sayılan kadın, Allah yolunda gayret etmek

olan cihatta da sayılmıştır.

Müslüman Toplum

Kadın ve cihat birleşiminin anlaşılmasında şu kural

önemlidir: Cihat, mü minin görevidir. Cihat, erkeğe mahsus bir görev değildir. Eğer cihat, Allah ın sözünü

yüceltmek ise kadının Allah ın sözünü yüceltmekten muaf tutulması mümkün

müdür Bir insan, iman ettiği bir değeri, yüceltmek veya seyretmek arasında bir

tercih yapabilir mi Elbette kadın da erkek de, ne kadar iman ettiklerinin

belgesi olacak bir gayreti göstereceklerdir. Şeytan ve küfrün barikatlarına

karşı erkeğin gayretine havale edilmiş bir İslam, hayatın yarısını ihmal ettiği

halde tamamını elde etmek isteyen bir anlamsız talep içinde olmuş olur. Beyle

bir şey kâğıt üzerinde bile mümkün değildir. İslam, hayat dinidir; hayat da

erkek ve kadından oluşmaktadır. Allah ın dinini yüceltmek, Allah ın dinine

muhatap olan herkesin görevidir; erkek de kadın da mü mindir. Her mü min cihat

etmekle mükelleftir. Dinini seyreden insanla, dini için yaşayan insan aynı

olmayacağına göre, kadını dinini seyreden ya da dini için çalışan erkeği

alkışlayan insan durumuna düşüremeyiz.

Cihat ve kadını birleştiremeyen idrakin sıkıntısı, cihadı

kılıç kullanmaktan ibaret zannetmektir. Elbette cihadın en görkemli şekli kılıç

kullanılan şeklidir ama o tür cihada bile Bedirler açan, Uhudlar açar Mus ab

bin Umeyr radıyallahu anhın cihadıdır. Kur an öğreten, ahlak zabıtalığı yapan,

hayra davet eden, miskinin elini tutan, hastayla ilgilenen de cihat etmektedir.

Hamza da mücahittir, Mus ab da mücahittir. Allah onlardan razı olsun. Cihadı

yerli yerine oturtunca ortada, kadının mücahide olması ya da olmaması gibi bir

sorun kalmamaktadır. Sorun, cihadı meydanlarda akan kanla simgeleştirmektedir.

Akan kanla akan teri aynı tutunca cihat gerçek yerini bulmuş olmaktadır.

Mücahidin kanı ve mücahidin teri diyebilmeliyiz. Meydanlarda kanı akan

mücahitle, masalarda teri akan mücahit aynı işleri görüyor olabilirler. Önemli

olan Allah ın adının yüceltilmesi, Kur an ın son sözü söyleyen kaynak olması

ise bu cihadı, erkek, kadın, çocuk kim yapıyorsa o mücahittir. Übey bin Kâ b da

mücahittir, Halid bin Velid de. Allah onlardan razı olsun.

Allah ın emri yerine gelsin, şeytan zelil olsun, ümmetin

iffeti korunsun diye hor görülen bir kıyafetin içinde caddelerde yürüyen mü min

kadının yaptığı cihat değil midir Mücahit doğuran makine mücahit değil de kim

mücahittir Müslüman toplumun özü durumundaki Müslüman Kadın ın varlığı, onun o

Müslüman kimlikli varlığını ayakta tutma mücadelesi bütün alanlarıyla cihat

meydanı durumundadır. Kadınların arkasında durmadığı cihat, cihat niteliğini

kazanamaz, kazanacak olsa da koruyamaz. İslam, dış dünyaya karşı cihat

sürdürürken, kendi iç toplumu cihat edilmeye muhtaç durumda olursa bu, İslam

adına kabul edilemez durum olur. İç toplumun niteliğini tam anlamıyla kadın

oluşturur. Evden, çarşıya kadar kadının hükümran olduğu bir hayat yaşıyoruz.

Cihat açısından bakıldığında iç toplum olarak isimlendirdiğimiz Müslüman

Toplum un özü yani camisiyle, çarşısıyla, sosyal kimliği ile Müslümanlar,

kadınlar üzerinden incelenebilirler. Kadınların, şeytanın hilelerine karşı ne

durumda oldukları, dinlerini ne kadar yaşayabildikleri, İslam ın bir Şeriat

olarak onların üzerinde ne kadar görülebildiği sorularının cevabı aslında

cihadın nerede ne kadar yapıldığının da cevabıdır. Bu nedenle kadını, cihat

dairesinin dışında tutmanın gerçekliliği yoktur. İslam, hayatın tamamını kuşatıyorsa

durum budur. Çünkü kadın, hayatın özünde vardır. Hayatın yarısını kadın

oluşturuyor sözünü bile yeterli bulamayız; hayata getiren ana o olduğu sürece

kadın için hayatın yarısıdır, toplumun yarısını onlar oluşturuyor sözü bile

yeterli değildir.

Kadına, topluma katkısı kadar yer açtığımızda karşımıza

çıkacak olan sonuç, toplumu İslamlaştırma gayreti olan cihatta da kadının

yerini gösteren bir sonuç olacaktır. İslam ile şereflenecek insanın

yaratılmasında birinci ve alternatifsiz sebep olan kadın, İslam adına ve İslam

için yapılacak her şeyde ilktir. Pek çok konuda da alternatifsizdir. Ahlakı

tamamlamak için gönderildiğini söyleyen bir Peygamberin tamamlamak istediği

ahlak kalesi için yapılacak her iş cihattır. Ahlak kadar, birinci dereceden

kadını alakadar eden ya da kadınsız hedefe ulaşamayan kaç mesele bulunur

Sadece kadın boyutuyla bile bakıldığında cihat ve kadın uyumu gayet net bir

şekilde anlaşılabilir.

İffet Mücahideleri

İffeti emreden dinimizin ilk iffet uygulayıcıları

kadınlardır. Kadınlar iffetleri uğruna fedakârlık yaptıkça cihat etmiş

sayılacaklardır. Meydanlarda kullanılan kılıçlar da iffet uğruna

kullanılmaktadır. Evinin balkonuna bile dış kıyafetiyle çıkması gerektiğini

bilen, kayınlarının önünde kendisini rahat hissetmeyen mü min kadın, tam anlamıyla

cihat etmektedir. İffetini dini bilen kadın mücahidedir. Savaş meydanlarındaki

mücahit erkekler de onun iffetini korumak için cihat etmektedirler.

Üzerine emellerimizi yüklediğimiz nikâhın bekçileridir

kadınlar. Nikâh kalemizi onlara emanet ettik. Nesillerimizi onlar doğurup

büyütüyorlar. Evlerimizin çobanları, eşlerinin dayanaklarıdırlar. Ahlakımızın

mücahide erleri olarak, onların bulunmadığı ve bizim tarafımızda olmadıkları

hangi savaş kazanılabilir Onlar cihat edecek ve ahlak kazanacaktır. Ahlak

kazanınca da İslam en üstün olacaktır.