Mücahid Erbakan

Abone Ol

Genelde siyasi yönüyle, siyasetteki hamleleri, nükteleri

ve icraatları ile tanımaktayız muhterem Necmettin Erbakan Hocamızı. Oysa onun

bu siyasi başarısının ve siyaset hayatının temelinde Kur an ve sünnete uygun

yaşantısı vardır. O, almış olduğu o tasavvuf terbiyesi ve öğrenmiş olduğu

İslamî esasları hayatının her safhasında uygulamıştır.

Bütün davranışlarını, Peygamber Efendimiz (s.a.v) e göre

ayarlamış, onun o konularda nasıl davrandığını düşünerek ona göre hareket

etmiştir.

Kendisini yakından tanıyanlardan, Sayın Oğuzhan Asiltürk

Beyefendi bu konuda şöyle demektedir:

Kısaca söyleyeyim, benim müşahede ettiğim, gördüğüm

kadarı ile Erbakan Hocamız her konuda, ister her hangi bir kişi ile konuştuğu

zaman ona tavsiyeleri, ister bir konuyu anlatırken anlatmaya yönelik olarak

veya her hangi bir başka şekilde bir davranışa girerken, Efendimiz

Aleyhisselatü Vesselam Hazretlerini hatırlayarak, onun ne şekilde davrandığını

bir düşünür ve ona göre hareket ederdi. Bu çok önemli bir şey, her şeyde ama

yemek yerken, ayakkabısını giyerken bile Ben bunları yaşadım, çünkü çok

yakınında olduğum için bunu ben biliyorum. Efendimiz nasıl hareket etmişse öyle

hareket etmeye özen gösterirdi. Onun çerçevesi budur, yani her hareketi işte

böyleydi. (Ekrem Şama, Allah Dostu Erbakan)

Cevat Akşit Hoca nın Erbakan Hoca bu siyasi

konuşmalarını yaparken, çok dikkat ederseniz birçok cümleleri

Râmuzü l-Ehâdîs teki hadis cümleleri ile aynıdır. tespiti de bu konuyu

aydınlatır mahiyettedir.

Erbakan Hocamız, Mehmet Zahit Kotku (k.s.) Hocamızın

hutbelerini dinlerlerdi. Orada dinlediği Hadisi Şerifleri veya Hoca Efendi nin

söylediklerini birebir aklında tutar ve sonra hayatına tatbik ederlerdi. Mesela

Gümüş Motor fabrikasının kuruluşunda bunu tatbik etmiştir. Siyasi hayatta,

siyasi mücadeleleri sırasında, seçim konuşmalarında, halkla sohbetlerinde veya

diğer konuşmalarında hep o Hadisi Şeriflerden yeri geldikçe söylemiştir.

Mutasavvıflar gibi yaşamıştır. Denilir ki; hiçbir zaman ve hiçbir şart altında

bacak bacak üstüne attığı görülmemiştir. Ayaklarını birbirinin üzerine de

attığını da gören yoktur.  Hatta

ayaklarından ve bacak damarlarından rahatsız olduğu ve bacaklarını yukarı

koymasının tıbben tavsiye edildiği dönemlerde bile, bırakın yukarı kaldırmasını

ayaklarını uzatarak oturduğuna şahit olan yoktur. Sere serpe yayılıp serbest

bir şekilde de oturmamıştır hiç. Ceketinin düğmeleri de iliklidir hep. Onu

yakından tanıyanlar onun esnediğine hiç şahit olmadıklarını ve yorulunca

hepimizin yaptığı gerinme hareketlerini yaptığını da görmediklerini beyan

ederler. Necmettin Erbakan hocamızın bir başka titizliği de sol eliyle asla

yemek yememesidir. O asla sol eliyle ağzına bir şey götürmemiştir.

Kur an-Sünnet-İslâmiyet, Hocamız Necmettin Erbakan ın

hayatının merkezindeydi Oturup çalışacağı zaman önüne bir kâğıt alır, sağ üst

köşeye önce mutlaka bir besmele yazardı. Yazısına Besmeleden sonra devam

ederdi.  Önce Besmele, sonra yazı. Onun

imzasına da dikkatli bakmak gerek. İmza atmaya üstteki çizginin sağından başlardı.

Bu ise Besmele idi. Diyor Ekrem Şama hocamız Allah Dostu Erbakan kitabında.

Bir toplantı, ya da oturumu başlatacağında, önce Fatiha

Suresi ni okurdu.  Fatiha Sûresi ni

okumadan söze başlamazdı.  Aynı şekilde

toplantıyı bitirmeden önce de, mutlaka yine Fatiha Suresi ni okur ve okuturdu.

Sayın Recai Kutan Bey, Erbakan hocamızı şöyle anlatıyor:

Ömrü boyunca herkese saygılı davrandığını biliyorum. Ben

Fazilet Partisi Genel Başkanı yım. Erbakan Hoca ayaklarından ve belinden

rahatsız. Yürümede zorlanıyor. Konuta gidiyoruz, Hocamıza olan bitenleri

anlatıyorum. Masanın başında beraber çalışıyoruz. İşimiz bitiyor,

vedalaşacağım, yalvarmama rağmen, Hoca ayağa kalkıyor, dış kapıya kadar beni

uğurluyor. Bu devlet adamlığının ve İslam ahlâkının bir tezahürüdür. Muhtemelen

Hoca; bu kişi bizim Genel Başkanımız, makamına saygılı olmamız gerekir, diye

böyle yapıyor. Ben: Ya Hocam Allah rızası için gelmeyin, siz böyle yapınca ben

rahatsız oluyorum! Desem de dinlemiyor ve makama saygısını gösteriyordu.

(Ekrem Şama, Allah Dostu Erbakan)

Gurur ve kibri asla olmayan, zarif, nazik, büyük âlim

Erbakan. Sık sık Ben bu mücadeleyi ikbal, makam, şöhret veya seçimlerde bana

oy versinler diye yapmadım. Ne yaptıysam Allah rızası için yaptım! (Necmettin

Erbakan, Davam) diyecek kadar İslâmiyet i yaşayan Müslüman Lider. Ve aynı

zamanda da:

İslam ı en iyi şekilde öğreneceksiniz, bir mürşidi

kâmilin eteğine yapışacaksınız ve cihad ordusuna asker olacaksınız. Müslümanlık

sadece abdest almak, namaz kılmak, oruç tutmak ya da hacdan ibaret değildir.

Bütün bunların hepsinin üstünde cihad ibadeti vardır.

Mutlaka cihad yapılacak, cihad ordusuna asker olacaksınız! diye bizlere yol

gösteren Mücahid Erbakan!

Kendisine zaman zaman Siz ileride nasıl hatırlanmak

istersiniz Diye sorulunca:

Malıyla canıyla Allah yolunda cihad eden bir Müslüman

olarak hatırlanmak isterim! diyen Büyük Lider! Biz sizi Mücahid Erbakan olarak

hatırlıyoruz, hatırlayacağız daima

Ruhun şad olsun. Makamın âlî. Mekânın cennet olsun.