Mübarek, iktidara mı?

Abone Ol

Belki bu satırlar kağıda dökülürken, Mısır ın eski(meyen)

diktatörü Hüsnü Mübarek serbest bırakılabilir.

Yahut, birkaç güne kadar özgürlüğüne kavuşabilir.

Acaba, bütün kanlı oyunlar, Mübarek in yolunu açabilmek

için mi kuruldu

Tarih, garip ve çelişkilerle dolu.

Mesela, darbeci Abdülfettah El-Sisi, ordu yanlısı

El/Ferayin televizyonun iddia ettiği gibi Müslüman Kardeşler in konseydeki

adamı olmakla suçlanıyordu.

Hatta, Mursi nin Ağustos 2012 de ordudaki bazı

generalleri görevden alarak ordu komutanlığına Abdülfettah El-Sisi yi

getirmesi, İhvan ın Mısır eski Lideri Hüsnü Mübarek in devrilmesinden sonra

ordu kontrolünü de eline aldığı şeklinde yorumlanmıştı.

Ama Abdülfettah ın kendi elleriyle Mübarek i iktidara

getirme çabası ilginç bir çelişki olarak tarihe geçecek.

Çelişkilerden biri de şuydu:

El-Sisi nin Ağustos ayında genelkurmay başkanlığı

görevine getirildikten sonra eşinin peçeli olduğuna dair haberler medyada yer

almıştı.

Güya Sisi duygusal dı. Sakin kişiliği ön plana çıkmış ve

Nisan ayında katıldığı bir konserde ağlarken çekilen görüntüleri bu sükunetin

ve duygusallığın işareti olarak ön plana çıkmıştı.

Ama bu darbeci olduğunu ve hatta sonradan kan dökeceği

gerçeğini değiştirmiyordu.

Hatta, ABD ile ilişkilerini kopardığı anlamına da

gelmiyordu. Zira bu ülkede çeşitli eğitimlere ve çok sayıda konferanslara

katıldı. Bu eğitimler ve konferanslar sırasında Sisi nin, ABD li yetkililerle

sıkı ilişkiler kurduğu yönünde haberler de yapıldı.

Elbette ABD Başkanı Barack Obama, Mısır la yapılacak olan

ortak askeri tatbikatın askıya alındığını söyleyecek. Hatta askeri yardımların

bir kısmının kesildiğini de

Ancak öte yandan, ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel in geçen

ay, Mısır Savunma Bakanı General Abdülfettah Sisi yle iki kez görüştüğünü

açıklaması bu çelişki yumaklarından bir tanesi olarak kayda geçti.

Yani, ABD bir yandan Mısır da demokrasiden yana olduğunu

ve sorunların barışçıl yolla çözülmesini arzuluyor, bir yandan da sahne

arkasından kuklaların ipini sıkı sıkıya tutmaya özen gösteriyor.

Hâlâ Suudi Arabistan yönetiminin kanlı yönetime finansal

destek verdiği yönündeki çelişkisini anlamakta güçlük çekiyorum.

Hâlâ, Katar ın Mısır yönetimine değil, meğer darbecilere

destek verdiği yönündeki haberlere inanmak istemiyorum.

Hâlâ, Müslüman Arap ülkelerin tepkisizliğini anlayamamak

gibi bir garabetle boğuştuğumu ve bu çelişkiyi çözmekte zorlandığımı itiraf

etmeliyim.

Dönelim konumuza:

Devrik diktatör, Hüsnü Mübarek serbest kalır mı

Neden olmasın

Öyle bir kaos ortamı meydana getirildi ki, ölümü

gösterip sıtmaya razı edecek bir yöntem belirlendi bu günlerde.

Ya diz çökersin, ya ölürsün.

Ya sürünmeyi kabul edersin, ya yok olursun. Mısır

halkına, bu katliamlarla başka seçenek bırakmıyorlar.

Yani korku imparatorluğu oluşturarak geçmiş günleri

aratırcasına bir seçenek sunup sıtmaya razı ediyorlar.

Yöntemin esası belli:

Darbeciler fiilen şiddet uygular, duruma göre katliam,

yargısız infaz, ihvan liderlerine tutuklama, işkence, zindana kapatma, sürgün,

yasaklama, terörist ilan etme vb. uygulamalarla ibret-i alem için psikolojik

bir etki meydana getirir...

Her katliam, kurbanların ve izleyicilerin zihninde varlığını

sürdürdükçe, yeni tehditlere(!) rakibin iradesini kırmak, onu normal şartlarda

kabul etmeyeceği çözümlere razı edecek seviyeye getirir. Getiriyorlar da.

Darbecilerin psikolojik savaş yöntemi bellidir. Zihinler

karıştırılır. Bir tür beyin yıkama operasyonudur bu Amaç bellidir; rakibin

referans noktalarını, temel kavramlarını, tarihini ve toplumsal dilini

unutmasını sağlamak.

Kollektif düşünceyi, düzmece haberlerle şaşırtmak.

Dikkat edin, bugünlerde Mursi nin siyasi hatalarından

sıkça söz ediliyor. Cumhurbaşkanı gibi değil, adeta bir taraftar gibi

davrandığı yönündeki haberler yer alıyor medyada.

İhvan-ı Müslim le ilgili yıllardır yapılan yanlışlardan

söz ediliyor.

Hatta İhvan liderlerinin asıldığı yönündeki haberler de

aba altından sopa gösterme taktiği olarak algılanıyor.

Bu şaşırtmaca haberler zihinlerde zalimi mazlum,

mazlumu ise zalim göstererek toplumsal dil tersine çevriliyor ve kötü iyi ye,

yalan gerçeğe dönüştürülüyor.

Devrik diktatör, zaten bir bir aklandı (!). Peki,

üzerindeki çamuru temizleyenler, içindeki ufuneti, kalbindeki pislikleri nasıl

temizleyecek

Hele kanlı ellerini hangi yasa veya mahkeme aklayabilir

Zaten, Rabiatül Adevviye ve Nahda meydanlarında

katledilen şehitlerin elleri Ruz-u Mahşerde bu soysuzların yakalarında olacak!

Veyl ebedi dünyasını bir koltuk için satanlara!