Bütün dinler önce ahlâk der. Toplum, ahlâk üzerine inşa
edilir. Zira dinin belirlediği ahlâk kuralları, toplumun düzenini amaçlar.
Düzen, kaosun zıddıdır.
Ahlâk yargıları, yapılması istenen bir eylemi bildirir.
Bunlar yaşama yönelik olması gerekeni belirten yargılardır.
Ahlâk felsefesinde; ahlâk yargıları normatif, yani kural koyucu dur. Yapılması ya da
yapılmaması gerekeni belirtir.
-Yalan söylemek gibi.
-Günah işlemek gibi.
-Hırsızlık gibi.
-Zina ve benzeri büyük günahlar gibi.
***
Konuyu son günlerde sosyal medyada patlama yapan bir
habere getirmek istiyorum. Malum, ameliyatla cinsiyet değiştirerek erkek olan
bir kadın oyuncu, erkek ismi alarak hayatına devam kararı almış.
Bedenim benim, dilediğim gibi kullanırım diyen bir
açıklaması yer aldı gazetelerde.
Bir insanın cinsiyet değiştirerek, karşı cinsin bedenine
bürünmesi o kişinin, akıl ve ruh sağlığı açısından çok sağlıklı olmadığını
gösteriyor.
Bir kere; insanlar, yanlış fiilde bulunmadıkları müddetçe
kendilerine bir yükümlülük gerektirmez. İslam uleması der ki, İslam dini,
imkanat değil, vukuat ile hüküm verir. Yani, bir insanın kendi içinde bir his
taşıması onu sorumlu yapmaz.
Bu hissi fiil ortamına taşıdığı zaman mesul olur. Hissi
olarak bazı kadınların erkek ve bazı erkeklerin kadın duygularına sahip olduğu
bir vakıadır. İşte bu hislerini fiil ortamına taşımadıkça ve inancına zıt
hareketlerde bulunmadıkça, sorumlu olmayacaktır.
Ki, bu dünya bir imtihan meydanıdır. Herkesin sınavı
farklıdır. Bu bedeni yaratan ve onun sahibi olan Rabbi Rahim, hiç kimseye
kaldıramayacağı yükü yüklemez.
***
Kimi, cinsellikle imtihan olunur, kimi kumar, kimi içki
kimi de başka belalarla... Her insanın bir zaaf noktası vardır, bu duygu insana
imtihan için verilmiştir. Bu yüzden zaaf larımızla baş etmeyi bilmeli, kısa
dünya hayatında günaha girmeden ve vesveselere aldırmadan hayatımızı
tamamlamalıyız.
Zira işin ucunda ebedi hayatı kaybetmek tehlikesi var.
Bunun için inancımız bizlere neler yapılması gerektiği
hususunda yol göstermiştir.
-Evlenmek;
-Oruç tutmak;
-Bol bol Kur an okumak veya zikir ile meşgul olmak;
-Allah ı çokça zikretmek;
-Ölümü hatırlamak
***
Dikkat edin, Kur an-ı Kerim, çoğumuzun üzerinde konuşmayı
ayıp saydığı birçok konuyu öyle açık ve net ifade etmiştir ki, tevil götürmez.
Lut kavmi örneği gibi. Cinsel sapma olayları geçmiş
zamanlarda da baş göstermiş. Hatta bu çirkin taşkınlık, Lut kavmini helak
etmiştir.
Demek ki, bu ahlâksızlık, yok sayılamayacak kadar önemli, zinadan bile çirkin, ama herhangi bir
insani yanılgı kadar da gündeme gelmiş.
Öyleyse bu sapma neden ve nasıl yaşanıyor
Normalde var olan bu minimal yönelimler, genetik ve
hormonal bozulmalar sonucu, bazı kişilerde üst düzey seviyelere kadar
varabiliyor.
Her ne kadar, gelişmiş ülkeler eşcinsellik veya cinsiyet
değiştirme yi bir hastalık olarak kabul etse de, aslında bunun bilinçli bir
tercih olduğu konusunda, konunun uzmanları fikir birliği içinde.
Psikiyatrist İbrahim Balcıoğlu diyor ki:
Eşcinsellik kimlik bozukluğu ve sapıklıktır.
Homoseksüellerin çocuk edinmesi toplumu tehdit eden bir tehlike
Ve uyarıyor:
Sanat, spor ve edebiyatla uğraşanlar, homoseksüelliği
övmemelidir.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise şöyle diyor:
Eşcinselliğin onaylanmaması gerekir. Yoksa insanlık 50
yıl içinde kurur. Ne yazık ki, eşcinsellik bütün dünyada yayılıyor. Bu
insanlığın geleceği açısından ciddi bir tehlike. Gençler arasında özgürlük gibi
zannedilse de özgürlük değil, bazı değerlerin yok olması
Diğer söylediklerinin de altını çizelim:
Cinsel özgürlük bilim adına destekleniyor. Benim
savunduğum ekole göre insanda biyolojik olarak eşcinsel eğilim yoktur.
Eşcinsellik cinsel kimlikten sapmadır. O yüzden toplumsal olarak
onaylanmamalıdır.
Tarhan a göre, Freud cinselliği yaşamın tek enerjisi
olarak değerlendirdi ve bu tez modernizmin kâbusu oldu.
Ve ekliyor:
Freud sağ olsaydı tezini mutlaka değiştirirdi.
Modernizm, kadını erkeksileştiriyor. Kadını erkeksileştirme arzusu,
feministlerin aşağılık ve eksiklik duygularıyla ilgilidir. Feminizm, erkekleri
düşman algıladığı için onlara hükmedeceğim anlayışına sahip. (Akşam,
13.11.09)
***
Düşünsel anlamda, kendilerini modern dünyanın kurucusu
ilan edenler, ahlâk ın genetiğiyle oynadı. Toplumu cinsel kimlik bunalımına
ittiler. Hasta, işe yaramaz ve kupkuru bir insan modeli ürettiler.
Lut kavmi bir felaketle son buldu. Modern insan ise,
cinsel kimlik cinnetiyle felaketini hazırladı bile.