Modaya kulluk!

Abone Ol

Dün, bugün, yarın... Gördük, görüyoruz ve görmeye de devam edeceğiz. Bu öyle bir hâl aldı ki artık kızsak mı üzülsek mi serzenişte mi bulunsak bilmiyoruz. Fakat yüreğimiz yanıyor, içimiz paramparça oluyor. İnci tanesinden daha değerli hanım kardeşlerimiz her geçen gün biraz daha kendilerini teşhir ettikçe, şeytanın bir tuzağı olan moda belasına biraz daha fazla kendini kaptırdıkça biz yerimizde duramıyoruz. Her gün bir yenisine şahitlik ettiğimiz örtünme daha doğrusu bir örtüyle kendini süsleme şekillerini gördükçe donup kalıyoruz. Çünkü gelinen nokta pardesü, kap, pantolon-tunik olayını çoktan aştı ve bedeni teşhir etme gayretine döndü...

Hâl böyle olunca hanım kardeşim, sana seslenmeden edemiyoruz. Biliyoruz bu konu artık sende ciddi bir antipati oluşturdu. Biliyoruz kadın erkek herkesin bu konuda söyleyecek bir şeyinin olması seni ziyadesiyle rahatsız ediyor. Biri konuşmaya başlasa “Neden hep bizim üzerimizde geliniyor, sanki erkekler çok mu ahlaklı” türünden garip savunmalara geçiyorsun kendince. Konuşulmasın istiyorsun. Sen sokaklardan, en kalabalık caddelerden öylece yürü git, seni herkes görsün ama kimse ses etmesin istiyorsun.

Hayır! Haksızsın. Kendini masum gibi göstermeye çalışsan da masum değilsin. Çünkü sen yürürken İslam’ı alıyorsun ayaklarının altına. Sen Allah’ın emirlerini çiğniyorsun her adımında. O yüzden sessiz kalmamızı bekleme. Susmamızı isteme. “Kadın hakları” gibi zırvalıkları ekleme savunmalarının içine.

Ey yürürken görünen boynundan teninin berraklığı, bacaklarının inceliği belli olan kardeşim... Sen kafirlerin ekmeğine yağ sürdüğünün, şeytanın işini kolaylaştırdığının farkında değil misin Herhangi başı açık bir bayana yaptıramayacağını sana yaptırdığını, çağın büyük fitnesi olarak baş rol oyunculuğunu sana verdiğini görmüyor musun “İnsanları senin yolundan saptıracağım” ahdinin içine kendine yardımcı olarak seni de eklediğini fark etmiyor musun Allah Rasûlu “Cennetin kokusunu bile duyamazlar” dediği halde sen niye hâlâ giyinik çıplak olmakta ısrar ediyorsun Neden başındaki hörgücünü indirmiyorsun Üç günlük bu dünya sonsuz cennetten daha mı önemli Burada nasıl görüneceğimiz Allah ve Resulünün rızasından daha mı değerli

Ey etrafına saçtığı tehlikenin farkında olmayan kadın... Sen “Ben Müslümanım” derken ve “La ilahe illallah” haykırışını yaparken Rabbine söz vermedin mi “Ben Senin bana yüklediğin sorumlulukları kabul ediyorum ya Rab” demedin mi “Senden gayri her şeyden sıyrıldım ve Sana iman ettim” demedin mi Nur Suresini okurken yaptığınız ahitleşmenin altına imzanı atmadın mı O halde sana bir şekilde dayatılan bu moda ilahı da kim oluyor Senin etkileneceğin tek şey Allah’ın emirleriyken arkadaşlarının, izlediğiniz dizi-filmlerin, etrafta gördüğün tiplerin seni cezp etmesi nasıl açıklanabilir

Sert mi oldu kardeşim Bazen bazı gerçekler sert söylenmelidir ki şok etkisi yapsın. Çünkü sen değerlisin. Sen yabancı gözlerden sakındırılması gereken bir hazinesin. Sen yeryüzünde yürüyen bir yıldız, bir güneşsin. Kimseye özenmeye ihtiyaç duymayacak kadar özelsin. Sen sokağa çıkışıyla, yalnızca yürüyüşüyle bile Allah’ın görünen, tecelli eden bir ayetisin. Sen üzerinde taşıdığın iffet abidesi örtünle sevap makinesine dönüşen mucize bir varlıksın.

Biliyoruz günden güne açıklığın yayıldığı bir zamanda nefse “dur” demek, sistemin dayatmasına direnmek kolay değildir. Ama bu dünya imtihanımızın kolay olacağını kim söyledi ki zaten bize Zor olmalı ki cennet özlemimiz artsın. Zor olmalı ki Rabbin rızası bize yaklaşsın.

Unutma, şeytan tüm bu zorlukları seni caydırıp yıldırmak için kullanacak. Çünkü Rabbi onu cennetinden kovduğunda o  insanların arasında çıplaklığı yayacağına dair söz vermişti. Adem peygamber ve Havva anamızı kandırdığında da ilk oyunu, onları elbiselerinden sıyırmak olmuştu. Milyonlarca yıldır aynı oyunu oynuyor kardeşim ve bunu bize modernlik olarak, süsleyip püsleyerek sunuyor. Ama sen hiç pes etme. Bırak sana kim nasıl bakarsa baksın. Bırak çağın gerisinde görsünler seni. “Bu kadarı da fazla ama” desinler. “Gençliğini heba ediyorsun” desinler. Sen onlara “Dünya sizin olsun. Ben cennette arşın gölgesinde serinleyeceğim” de. “Orada dilediğim kıyafeti dilediğim şekilde giyeceğim” de. Onlar sana ne dayatırsa dayatsın “Zindan bana, sizin beni çağırdığınız şeyden daha sevimlidir” de. De ki cennetin kapıları sana açılsın. De ki Rahman’ın hoşnutluğunu kazanasın!

Güzel kardeşim! Sen kulu olma moda denen şeytanın. Gizle kendini, kapat ziynetlerini, yabancı gözlerden koru Rabbinin emrettiği bedenini. Seni bekleyen sonsuz cennet bu mücadelende sana umut olsun!