Mizan var

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Milli Görüş’ün temeli sevgi ve şefkattir. Bilmemek, bilmemek değildir. Bilmemek bilmediğini bilmemektir. Biz, İslam kardeşliğinin hukukuna riayet etmediğimiz için kaybediyoruz. Kaybımızın, bundan olduğunun da farkında olmak bile istemiyoruz. Allah için sevenler, sevdiklerine zulmetmezler. Yarın mizan var. Bir tespih düşünün ki üç şeyden oluşur. İmame, tespih taneleri ve de sağlam bir ip. Rabbimiz ne buyuruyor: “Hepiniz, Allah’a olan bağınıza, sağlam ipe, Kur’an’a, İslam'a sadakatle sarılarak, Allah’ın himayesine sığının. Birbirinize düşmeyin, tefrikaya düşerek bölük pörçük olmayın, parçalanmayın.” Bu ayete göre tespihin ipi İslam, taneleri ümmet, imamesi ise liderdir. İslam’sız birlik olmaz, ümmetsiz lider, lidersiz ümmet olmaz. Büyük günler, içinde yaşarken belli olmaz. Arkadan sonuçları görüldüğü zaman belli olur ve inşallah bugünün ne kadar büyük mana ifade ettiği ileride, yıllar boyunca asırla boyunca konuşulacaktır. Erbakan Hoca’mız diyor ki: “Bizim davamızda kimse kendi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar. Menfaati öldürmenin en kolay yolu budur.” İnsanlara edebi anlatıp, ondan dem vuran, onunla amel etmedikçe ve kendisini arzuların sapmasından engellemedikçe edip olamaz. Öğrendikleriyle salih amel işlemedikçe yine edip olamaz. Aksi takdirde ayıplanır ve kınanır. Fiilleri hak ve hakikat hedefine isabet etmeyen kimsenin sözünün isabetli olmasının faydası pek az olur. Rabbimiz Kur’an’da şu tembihatta bulunur: “İleride gelecek bir günden korkun ki, o günde hiçbir kimse, başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz.” Bu gün hesap günüdür. Bunun için; “Ey Rabbimiz, bize dünyada bir, iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi ateş azabından koru” diye dua etmek gerekir. Allah’ın hesaba çekmesi çok süratli olur. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi Allah’ın mülküdür. Gönlümüzde olanları açığa vursak da gizlesek de Allah onunla bizi hesaba çekecektir. Allah her şahsa, ancak gücü yettiği kadar sorumluluk yükler. Herkesin kazandığı, kendi lehine veya aleyhinedir.

EY RABBİMİZ

Ey Rabbimiz; unutursak veya hataya düşersek bizi hesaba çekme, bize mağfiret et. Ey Rabbimiz; bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz; Bizim gücümüzün yetmediği işlerden bizi sorumlu tutma, bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Çünkü sen, bizim mevlamızsın. Kâfir kavimlere karşı bize yardım et. Herkesin, iyilik ve kötülük olarak yaptığı her şeyi karşısında hazır bulduğu günde insan isteyecek ki kötülükleri ile kendisi arasında uzun bir mesafe bulunsun. İnsan bunun için her türlü kötülükten uzak durmalıdır. Hesap günü amelleri tartacak mizan, terazi haktır. Kimin sevap tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, işte onlar, Allah’ın ayetlerini inkâr ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır. Ey başkasını eğitip öğreten kişi, bu eğitim kendi nefsin için de olmazsa olmaz. Müzmin hastalara sağlıklarına kavuşmak için reçete yazıyorsun, oysaki sen kendin hastasın. Tedaviye önce sen kendi nefsinden başlamalısın, onu azgınlıklardan korumalısın. Eğer nefsin tedaviyi kabul edip iyileşirse, işte o zaman sen, gerçek bir hekim sayılırsın. Allah’ın emrine uyanlar için, mükâfatın en güzeli vardır. O’nun emrine uymayanlara gelince, eğer yeryüzünde olanların tümü ile bunun yanında onun bir misli daha kendilerinin olsa, kurtulmak için onu mutlaka fidye verip feda etmek isterler. Hesabın en kötüsü onlarındır ve varacakları yer de cehennemdir. Bölücülük yapanlar için de azap vardır. Kur’an’ı parça parça edenler bölücüdür.

AMEL DEFTERİ

Hesap gününde her insanın amel defteri boynuna asılır. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap olacaktır. Ona; “Kitabını oku, bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter” denilecektir. Verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir. Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi yaptığından sorumludur. Kitap ortaya konmuştur. Suçlular; “Vay halimize, bu nasıl kitapmış, küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın yaptıklarımızın hepsini sayıp dökmüş” derler ve böylece yaptıklarını karşılarında bulurlar. Ve insanların hesap günleri yaklaşıyor. Hâl böyle iken onlar, gaflet içinde İslam’dan yüz çeviriyorlar.

ADALET TERAZİSİ

Rabbimiz; “Biz kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu adalet terazisine getiririz” buyuruyor. İnkâr eden kâfirlerin amelleri, ıssız çöldeki serap gibidir ki susayan onu su zanneder; nihayet ona vardığında orada herhangi bir şey bulamamış, üstelik yanı başında da inanmadığı, kendisinden sakınmadığı Allah’ı bulmuştur. Allah ise, onun hesabını tastamam görmüştür. O hesap günü ne mal, ne de evlat fayda vermez. Ancak Allah’a sağlam ve temiz iman etmiş bir kalple gelenler o günde kurtuluşa ererler. İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “iman ettik” demeleriyle bırakılacaklarını mı sanırlar? Bu dünya hayatı her insan için çetin bir imtihandır. Elbette Allah, sadık Müslümanlar ile yalancıları mutlaka ortaya çıkaracaktır. Kâfirler, iman edenlere; “Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim” derler. Hâlbuki onların hiçbir günahını yüklenecek, onlardan günahı kaldıracak güçleri yoktur. Rabbimiz uyarıyor: “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Babanın evladı ve evladın da babası için bir şey ödeyemeyeceği günden çekinin. Bilin ki, Allah’ın verdiği söz gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allah’ın affına güvendirerek sizi kandırmasın.” Bu uyarıya kulak verenler, kurtuluşa erebilirler. Selam hidayete tabi olanlara…