Mizah nereye?

Abone Ol

Soğan soyarsınız ağlarsınız, insanı güldüren sebze var mı " demiş birisi. Doğrudur!.. İnsanı gülümsetmek, mizah yapmak, komedi yapmak kolay iş değildir. Bizim tarihimize ait, nice mizah karakteri vardır. Nasrettin Hoca, Keloğlan, İsmail Dümbüllü, İncili Çavuş. Nereden nereye savrulduk

Şimdi, insanlarımız gülmek adına, sipariş üretilmiş Recep İvedik karakterine gülmek için sinemalara koşturuyorlar. Şahsen biz, Şahan Gökbakar ı televizyonlarda yaptığı işlerde, çok dikkatli şekilde takip etmemize rağmen, yaptığı sığ ve düzeysiz esprilerin insanı güldürmekten çok uzak olduğunu düşünüyoruz. Gökbakar da bir mizah elektriği yok Skeçlerde oynuyor, reklamlarda oynuyor Ama, yaptığı hiçbir işi tutmuyoruz. Çok önemli bir dayısı varmış da, televizyonlara özel olarak itelenmiş gibi bir hava sezinliyoruz onun duruşunda. Recep İvedik e gelince İtilen, kakılan, horgörülen bir tipoloji üzerinden yapılan bu tür komediler artık baygınlık verdi. Yıllarca, Kemal Sunal a yapıştırılan Şaban karakterinden bıktık zaten.

Ağzını yayarak, salakça bir gülümsemeyi yüzüne yapıştırarak alt sınıfların temsilcisi gibi lanse edilen Şaban karakterinin, çağdaş versiyonu Recep İvedik. Karakterin kendisi arızalı ya, ağzından çıkan her şeye de gülmek gerekiyor fikri enjekte ediliyor bu filmle. Şaban ismini tepe tepe kullandılar, şimdi sıra geldi Recep ismine Neden Toygar İvedik, Ertuğrul İvedik, Tuluhan İvedik gibi bir isim kullanmıyorlar Neden bu isimleri özellikle kullanıyorlar

Kabul etmeliyiz ki, son dönemde televizyon ekranlarında bile, insanları gülümsetebilecek türde yapımların olmaması, mizah kültürümüzün iyice yozlaşmasından kaynaklanıyor. Espri duygusu, hazırcevaplılık kültürü yok olmuş durumda. Bunu gazetelerdeki köşe yazılarından bile anlamanız mümkün Artık polemik kültürü de tükenmiş durumda. Kendisini amiral gemi olarak lanse eden gazetedeki bir köşe yazarı, millete allayıp pullayarak "Bidon Kafa" nitelemesinde bulunabiliyor. Başka birisi, "Göbeğini kaşıyan adam" hakaretini edebiliyor. İnsanlarımız mutsuz, umutsuz Yaşadığımız hayat, çevre, ekonomik düzen, kültürel normlar, sosyal gelişmeler yüzümüze gülücük konduracak bir şeyler sunmuyor bizlere. İnsanlar sürekli sinirli Trafikte "Bana niye yol vermedin " diye katliam yapabiliyorlar mesela.

Televizyon ekranlarını boş yapımlarla dolduranlar, insanların algı eşiklerini düşürmüş, düşünmeyen, konuşmayan, sorgulamayan, hayatı okumaktan aciz güruhlar oluşturmuş durumda. İnsanlardaki mizah duygusunun böylesine törpülenmesinde, toplumsal hayatı gerginlikler stratejisi üzerinde kurgulayan oligarşik bürokrasinin ve burjuvanın da etkisi var aslında. Hoşgörüsüz, tahammülsüz, gri alanları olmayan bir toplum Bu topluma Recep İvedik, çok bile!