TBMM‘deki basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu‘nda değişiklik yapan kanunu, hiç beklemeden onaylamasını doğru bulmadıklarını söyleyen Hamzaçebi, "Bu yasa, Anayasa Mahkemesinin kararı ne olursa olsun, milletin vicdanından dönecektir" şeklinde konuştu. Yasaya ilişkin itirazlara kulak vermeden, tereddütler giderilmeden, demokraside olmaması gereken karanlık alanlar ortadan kaldırılmadan, yasanın süratle onaylanmasını, ‘‘milletin iradesine‘‘ aykırılık şeklinde değerlendiren Hamzaçebi, AK Parti‘nin çoğunluğunun, milletin iradesi olmadığını ifade etti. Bu yasayla, çok ‘‘vahim‘‘ yanlışlıkların yapıldığını savunan Hamzaçebi, 1983‘ten beri yürürlükte olan MİT Yasası‘na göre, MİT‘in görev alanının son derece belirli olduğuna işaret etti. Hamzaçebi, MİT‘in, devletin varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine, anayasal düzene karşı faaliyetler nedeniyle ulusal istihbarat ağını oluşturmakla yükümlü olduğunu dile getirerek, MİT‘in görevlerini sıraladı. Yaklaşık 30 yıldır yürürlükte olan MİT Yasası‘nın, Başbakan‘a MİT‘e doğrudan görev verme yetkisini vermediğini ifade eden Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Görevler, belirttiğim çerçevede verilebilir. Bunun dışında MİT‘e, adı ister özel, ister belirli olsun, Sayın Başbakan‘ın herhangi bir görev verme yetkisi, son yasal düzenlemeye kadar yoktu.
Son düzenlemeyle, artık Başbakan, MİT‘e, karanlık bir alanda, bilinmeyen alanlarda özel görevler verebilecektir. MİT‘in, amacı dışına çıkabilmesinin, daha doğrusu siyasiler ve hükümetler tarafından MİT‘in ana görevleri dışında kullanılabilmesinin yolu açılmıştır. Sayın Başbakan, bu yasal düzenlemeyle MİT‘e, bugüne kadar yasalarla tarif edilmiş görevlerin dışında, kendisi tarafından bir görev verildiğini dolaylı olarak kabul etmiştir. Bir demokraside bunun kabul edilmesi mümkün değildir. ‘Özel‘ kelimesinin, ‘belirli‘ ile yer değiştirmesi sonucu değiştirmemektir. Türk Dil Kurumu Sözlüğü‘ne bakıldığında ‘özel‘ kelimesinin karşılığının ‘belirli‘ olduğu görülecektir.‘‘
‘‘Milletin vicdanında kabul görmüyor‘‘
Hamzaçebi, bugüne kadar MİT mensuplarının, Başbakan‘ın izni alınmaksızın, çeşitli kovuşturma ve yargılamalara tabi tutulduğunu belirterek, Kaşif Kozinoğlu‘nun bunlardan biri olduğunu, Erzincan‘daki soruşturma nedeniyle iki MİT mensubunun Başbakan‘ın izni olmaksızın tutuklandığını anımsattı. Hamzaçebi, tutuklamaların, Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 250. maddesinin, savcıya verdiği yetkiyle olduğuna işaret ederek, bu yetki ortadayken, böyle düzenleme yapmanın, demokrasi ve hukuka aykırı olduğunu kaydetti. Hamzaçebi, bunun, Başbakan‘ın karanlık bir alanda manevra yapabilmesinin imkânının yaratılması olduğunu savundu.
Akif Hamzaçebi, ‘‘Cumhurbaşkanı onaylamış, yürürlüğe girmiş, cumhuriyet savcıları soruşturmaya son vermiş olabilir ama biz bu yasayı Anayasa Mahkemesine süratle götüreceğiz. Bu yasa, Anayasa Mahkemesinin kararı ne olursa olsun, milletin vicdanından dönecektir. Milletin vicdanında kabul görmeyen bir yasa vardır‘‘ dedi. Hamzaçebi, yasa için bu hafta içinde Anayasa Mahkemesine başvuru yapacaklarını ifade ederek, kanunların genelliği ilkesini bir kenara bırakarak, bir kuruma, belirli kişilere özel düzenleme yapmanın, anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyledi.