Mısır‘da 50 insan hakları örgütü yayınladığı ortak bildiriyle, halk isyanının 9. gününe girdiği ve en az 125 kişinin öldüğü ülkenin kan gölüne dönmemesi için, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek‘i iktidardan çekilmeye davet etti. Kahire İnsan Hakları Araştırmaları Merkezi, Mısır Ekonomik ve Sosyal Haklar Derneği ve Arap Adli Bağımsızlık Merkezi gibi sivil toplum kuruluşlarının da aralarında bulunduğu Mısır‘ın en önemli insan hakları koruma örgütleri, Cumhurbaşkanı Mübarek‘in Mısır halkının talebine saygı göstermesi ve ülkenin kan gölüne dönmemesi için iktidardan çekilmesi gerektiğini bildirdiler.
Ülkede ayrıca tüm siyasi parti ve politik güçler ile sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek bir kurul tarafından yeni bir anayasa hazırlanması çağrısı yapan STK‘lar, altı ay içinde adli denetim altında özgür ve şeffaf milletvekili ve devlet başkanlığı seçimlerinin yapılmasını istediler.
Tahrir Meydanı‘nda mahşeri kalabalık
Mısır‘da Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek‘in istifasını isteyen muhalif hareketin "1 milyon yürüyor" çağrısı için, Kahire‘deki Tahrir Meydanında 2 milyondan fazla kişi toplandı. Basın mensupları, Tahrir Meydanındaki kalabalığın sayısının yüzbinleri bulduğunu bildirdiler. Tahrir Meydanı üzerinde sürekli helikopterler uçuyor. Meydana gelen yolların tamamı ise barikat kuran ordu birlikleri tarafından kontrol ediliyor.
Mübarek yönetimi ise gösteriye katılımı engellemek amacıyla ülkedeki tüm iç hat seferlerini iptal etti. Ayrıca başkente gelen bütün tren seferleri de durduruldu. El Arabiya televizyonu da başkenti İskenderiye, Beni Suef, İsmailiye ve Feyyum kentlerine bağlayan karayolları ile otobanların ordu denetiminde ulaşıma kapatıldığını, sadece acil durumlar için izin verildiği belirtildi.
Mübarek "diyalog yolları" arıyor
Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman, muhalefetle acil diyalog başlatmakla görevlendirildi. Eski istihbarat şefi olan Süleyman, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek karşıtı gösterilerin yedinci gününde televizyondan yaptığı kısa konuşmasında, Mübarek tarafından muhalefetle acilen diyalog başlatmakla görevlendirildiğini duyurdu.
Süleyman, ‘‘Cumhurbaşkanı bugün anayasal reforma bağlı bütün meseleler etrafından bir diyalog başlatmak amacıyla bütün siyasi güçlerle acilen temasa geçme görevi verdi‘‘ ifadesini kullandı.
Bu arada Mısır Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ömer Süleyman, yeni hükümetin önceliğinin yoksulluk, işsizlik ve yolsuzlukla mücadele olduğunu söyledi.
Süleyman, televizyonda yayınlanan açıklamasında, ülkede yeni kurulan hükümetin önceliğinin yoksulluk, işsizlik ve yolsuzlukla mücadele olduğunu belirterek, hükümetin ayrıca, kamu sektöründeki düşük ücretlerle yüksek enflasyon arasında bilanço yapmak için çalışacağını kaydetti.
ABD bile Mübarek‘i artık açıkça sahiplenmiyor
Beyaz Saray, Mısır‘daki olaylarla ilgili olarak, Washington yönetiminin, sokaktaki Mısırlılarla Mısırlı hükümet yetkilileri arasında bir seçim yapmadığını iddia etti.
Beyaz Saray sözcüsü Robert Gibss, düzenlediği basın toplantısında, Mısır‘da muhalifler dahil olmak üzere çeşitli kesimler arasında anlamlı müzakereler yapılması çağrısında bulundu ve ABD‘nin sokaktaki Mısırlılarla Mısırlı hükümet yetkilileri arasında bir seçim yapmadığını, taraf tutmadığını bildirdi.
Gibbs, Mısır halkının şikayetlerine seslenilmesi, Mısır hükümetinin bu yönde daha çok çalışması gerektiğinin altını çizdi, ABD‘nin Kahire Büyükelçiliği‘nin yakın bir sürede Mısırlı muhalif Muhammed El Baradei ile bağlantı kurmadığını kaydetti.
Robert Gibbs, Mısır‘da nizami bir geçişin, değişim ve özgürlüklerin artması anlamına geldiğini belirterek, bu ülkede liderliğin el değiştirmesine karar verecek olanın, ABD olmadığını da sözlerine ekledi.
Baradey, Mübarek‘e Cuma‘ya kadar süre tanıdı
Muhalif lider Muhammed El Baradey, El Arabiya uydu kanalına yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Mübarek‘e ültimatom vererek, "Hüsnü Mübarek cumaya kadar iktidarı terk etmeli" dedi. Mısırlı muhalif lider Muhammed El Baradey, "Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek canını kurtarmak istiyorsa, ülkeyi terk etmeli" dedi. İngiliz Independent gazetesinin Ortadoğu muhabiri Robert Fisk‘e konuşan El Baradey, kalıcı barışın diktatörlerle değil, demokrasiyle sağlanabileceğini kaydetti. "Mübarek‘in gideceği konusunda ikna oldum" diyen El Baradey, "Mısır ordusunun halkın yanında yer alacağına inandığını, ordunun kendi halkını vuracağını düşünmediğini" ifade etti. El Baradey, geçiş sürecinde cumhurbaşkanlığı koltuğunu düşünüp düşünmediği sorusuna da "Tüm insanlar, onlar için yapabileceğim birşeyler olduğu konusunda mutabık kalırlarsa, bunu onlar için yaparım" yanıtını verdi.
Mısır, interneti tamamen engelledi
Mısır‘daki son faal internet servis sağlayıcısının da engellendiği, siyasi krizin ortasındaki bu ülkenin dünya ile ilişkisinin tamamen kesildiği bildirildi. İnternet gözleminde uzman Amerikan web sitesi Renesys‘ten yapılan açıklamada, Mısır‘daki son internet servis sağlayıcısı Noor şirketinin engellendiği belirtildi. Öte yandan, Amerikan internet grubu Google, Mısırlıların ülkedeki internet engellemesine takılmadan cep telefonu aracılığıyla Twitter üzerinden mesaj gönderebilmelerini sağlayacak bir sistem kurmak üzere, hafta sonunda Twitter ile işbirliği yaptığını açıkladı.
Google yetkilileri, kurdukları sistemin çalıştığını ve açıkladıkları üç uluslararası telefon numarasına mesaj bırakılabileceğini, bu şekilde Twitter‘a mesaj aktarılabileceğini söyledi.
Sözkonusu Google yöneticileri, bu hizmetten yararlanmak için hiçbir internet bağlantısının gerekmediğini ve insanların aynı telefon numaralarını tuşlayarak ya da "twitter.com/speak2tweet" internet sitesine girerek, mesajları dinleyebileceklerini bildirdiler.
İran‘dan Mısır halkına destek
İran, Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Mısır halkının özgürlük ve adalet taleplerini desteklediklerini söyledi. Salihi, Orta Doğu ve bazı Arap ülkelerindeki halk hareketleriyle ilgili olarak, ‘‘Bu ülkelerdeki gelişmeler, değişimin gerekliliğini ve halk iradesine dayanmayan sistemlerin sonunun geldiğini gösteriyor‘‘ ifadesini kullandı. Tunus ve Mısır halkının, bölgedeki zorba güçlerin kontrollerinin sona erdiğini kanıtladığını belirten Salihi, bölge halklarının kendi kaderlerini kendilerinin belirleme sürecinde olduğunu söyledi. ‘‘Mısırlı kardeş ve bacılarımız, siyonist İsrail rejiminin cinayetlerine kayıtsız kalamayacaklarını gösterdi‘‘ diyen Salihi, ABD‘nin Mısır‘daki halk hareketi karşısında yer almasını ve bu ülkeye müdahalesini eleştirdi.
Salihi, ‘‘Özgürlükten yana herkes gibi biz de büyük Mısır halkının hareketini destekliyoruz‘‘ dedi ve şunları kaydetti: ‘‘Eminiz ki, büyük, devrimci ve tarih yazan Mısır halkı, tüm özgürlükçü, adaletçi ve bağımsız halklara ait İslami bir Orta Doğu‘nun inşasındaki rollerini en iyi şekilde yerine getirecek.‘‘
Ali Ekber Salihi, Mısır‘daki olaylarda yaralananlar ile hayatını kaybedenlerin yakınlarının acılarını paylaştıklarını da sözlerine ekledi.
Çin‘den Mısır‘a çağrı
Pekin yönetimi, Mısır‘daki olaylarla ilgili olarak, ülkenin bir an önce toplumsal istikrara dönmesini arzuladığını bildirdi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcülerinden Hong Lei, Pekin‘deki olağan basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ‘Mısır, Çin‘in dost bir ülkesidir. Mısır‘ın toplumsal istikrar ve normal düzene bir an önce dönmesini arzuluyoruz.‘‘ dedi. Mısır‘a vatandaşlarının gitmemesi için uyarıda bulunan Çin‘in bu ülkedeki vatandaşlarının güvenliği için yoğun çalışma yaptıklarını belirten Hong, Mısır‘da günlerdir devam eden siyasi kriz nedeniyle Kahire Uluslararası Havalimanı‘nda mahsur kalan 480 Çin vatandaşının dün Çin‘in gönderdiği iki özel uçakla Pekin‘e geldiğini söyledi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Devlet Turizm Genel Müdürlüğü, Kamu Güvenlik Bakanlığı ve Devlet Sivil Havacılık Müdürlüğü‘nden oluşan ortak çalışma ekibinin, Mısır‘da kalan Çin vatandaşlarının ülkeye dönmesini sağlamak için büyük çaba harcadığını ifade eden Hong, Mısır‘da kalan diğer vatandaşlar için yeni uçak seferlerinin düzenleneceği açıkladı.
Rasmussen: Mısırlıların isteği tamamen meşru
Mısır‘da devam eden halk ayaklanmasına destek veren yabancı liderler arasına Danimarka Başbakanı Lars Lökke Rasmussen de katıldı. Mısır halkının gerçekleştirdiği ayaklanmayı ‘cesur bir hareket‘ olarak tanımlayan Rasmussen reform taleplerinin meşru olduğunu savundu. 1981 yılından bu yana aralıksız olarak Mısır‘ı yöneten Hüsnü Mübarek yaşanan son ayaklanmaların ardından uluslararası arenadaki desteğini de birer birer kaybediyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hilary Clinton‘un geçtiğimiz Pazar günü yaptığı açıklamada Mısır yönetimi için "düzenli bir şekilde demokratik hükümete geçiş" çağrısı yapması Mübarek‘in yakında ülkeden ayrılacağı yorumlarının yapılmasına neden oldu.
Mısır‘daki gelişmeleri yakından takip eden Danimarka Başbakanı yaşanan halk ayaklanmasını ‘meşru‘ olarak değerlendirdi. ìMısır‘da yaşanan heyecan verici gelişmeler insanı umutlandırıyor.î diyen Rasmussen önümüzdeki dönemde Mısır‘da olacakları şimdiden tahmin etmenin çok güç olduğunu söyledi.
Uluslararası toplumun, Hüsnü Mübarek‘e, halka verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiğine dair net bir sinyal göndermesi gerektiğini vurgulayan Rasmussen, devam eden ayaklanma ile ilgili olarak ìCesur vatandaşlar meşru talepleriyle artık statükoya boyun eğmeyeceklerini gösteriyor.î dedi.
Kahire‘de 2 mağaza yağmalandı
Mısır televizyonu, başkent Kahire‘nin bazı bölgelerinde askeri üniforma satan iki mağazanın yağmalandığını duyurdu. Televizyonun ordu yetkililerine dayandırdığı haberinde, başkentte ayrıca av malzemeleri satan bazı dükkanlardan silah ve av malzemelerinin çalındığı, üniforma çalan kişilerin en ağır şekilde cezalandırılacağı bildirildi. Haberde vatandaşlar, ordu birliklerinden ayrı gezen ve kendisini asker olarak tanıtan şahıslara karşı dikkatli olmaları konusunda da uyarıldı.
Mısır televizyonu, Giza bölgesinde polisin özel bir operasyonla yağmacılık yaptığı iddia edilen 70 kişiyi tutukladığını bildirdi.
Öte yandan Mısır Havayolları, yerel saatle bu akşam 17.00‘den sabah 08.00‘e kadar ülke genelinde iç ve dış hat seferlerinin iptal edildiğini açıkladı. Seferlerin iptal gerekçesi olarak, ülkedeki kargaşa ve muhalefetin grev çağrısı gösterildi.





