Her ülkenin ordusunu, halkına karşı konuşlandıranlar
kesinlikle kendi çıkarlarına hizmet etmektedirler. Bu tutum, kendilerini
emperyalistlere kiralamış olanların değişmez taktiğidir. Bu taktiğe karşı,
ancak bir strateji değişikliği ile sonuç üretilebilir. Bu stratejinin adı:
kimsenin burnu kanamadan ilerlemektir.
Bunu görmek için, bir ülkenin Milli Görüş gibi kırk
yıllık bir tecrübesinin olması gerekiyor. Şiddete başvurmadan direnmenin
modeli olmak bu tecrübede gizlidir. Bu model anlaşılmadan, milletlerin
güvenliğini garanti altına alacak bir yol haritası çizilemez. Bilakis,
darbelerle çizilen millet olur.
Mursi, bu gerçeği 20 Eylül 2012 yılında ülkemizde
katıldığı iktidar partisinin kongresinde tecrübe edememiş olmalı ki, İngiliz
Guardian gazetesine verdiği demeçte, ülkenin ikinci bir devrime sahne
olmayacağını vurguladı, muhalefetin erken seçim önerisini reddetti. Mursi, hem
anayasadan, düzenden sapılmasına kesinlikle müsamaha göstermeyeceğini,
istifasının kendisinden sonra geleceklerin meşruluğunu yok edeceğini ve ülkeyi
büyük bir kaosa sürükleyeceğini söyleyip hem de son gün uzlaşı hükümeti
kurulmasını önermekle ne yazık ki tecrübesizliğinin kurbanı olmuştur.
Ezher Şeyhi Ahmed et-Tayyib in; Mısır şimdi iki
seçenekle karşı karşıyadır, tatlısı dahi acıdır. En acısı ise halkın karşı
karşıya gelerek kanının dökülmesidir. Bazıları başkanı destekliyor bazıları
karşı çıkıyor, bu krizden çıkış için, iki zarardan büyüğü, hafifi ile
defedilir fıkıh kaidesi uyarınca erken seçim yapılmasını destekledim demesi
bu gerçeğe ve tecrübeye bir kez daha dikkat çekmiştir.
Aynı yoldan geçen, aynı sudan içen insanları bir arada
tutacak modeli geliştiremeyen ülkeler, ne yazık ki, patlatılmak için ayarlanan
demokrasinin kurbanı olmaktan kurtulamayacaktır. Kurban olmaya engel olmak,
ancak kendisini kurban edecek kadar büyük düşünen liderlere nasip olmaktadır.
Bugün ülkemiz, mısır gibi patlatılan bir demokrasiden makas değişikliği
yapmıştır ve bunun için sabah akşam Erbakan Hoca ya dua etsek yine de azdır.
Ancak bugün, kamplaşma ile ülkemizi eski rotasına itmek isteyenlere dikkat
etmek gerekmektedir.
Uluslararası çıkar ve güç odakları, demokrasiyi mısır
gibi patlasa da, iktidara karşı meydanlarda toplanan insanları Mısır halkı
olarak gördüğü halde, seçtikleri meşru iktidara destek veren milyonları
terörist ilan ederek, darbe fırsatını kaçırmamış olsa da, insanlık, onların
fırsat olarak gördüğü şeyi artık devrini tamamlamış ve bu odakların son
çırpınışları olduğunu bilmektedir. Bu bilginin, model oluşturan tecrübeyle buluşmasına
da az kaldı