Mısır daki gelişmeler demagoji odaklarını da ortaya
çıkardı. Demagoji. mugalata ve kandırmaca anlamına gelmektedir. Mısır daki
gelişmeler tarihin yanlış tarafında bulunanlar tarafından demagojiye alet
ediliyor. Haksız taraftakiler tutumlarını demagojiyi kullanarak meşrulaştırmaya
çalışıyor. Bunlardan birisi Suriye nin sakallı Tanıtma Bakanı İmran Zubi.
Suriye Tanıtma Bakanı Zubi, Mursi nin karşılaştığı zorluklarla ilgili bir yorum
yapmış ve şunu söylemiştir: Mısır daki gelişmeler gösterdi ki, İhvan modeli
ebedi olarak çökmüştür. Mısır daki gelişmeler üzerine İhvan tecrübesinin ve
modelinin ebedi olarak tarihe karıştığını söyleyebiliriz. Geride bu ölen
modelin sadece defin işlemi kalmıştır. Bu onun olayları okuması ve
yorumlamasından ziyade biraz da temennisidir. Bununla birlikte daha da ileri
giderek Mısır a bir yıllık İhvan ve Mürsi iktidarının Nasır dan beri devam eden
kazanımları ve altyapıyı berheva ve yok ettiğini ileri sürmektedir. İmran Zubi,
İhvan deneyimi ve modelinin mutlak kötüyü temsil ettiğini ve bir yıl içinde
İhvan ın devletin imajını yerle bir ettiğini ileri sürmüş ve sonrasında
şaşırtan bir vurguda bulunmuştur: Cemal Abdunnasır devriminden beri üst üste
konulan yapıyı bir yıl içinde eritmiş ve yıkmıştır Aslında Abdunnasır ın
birlik deneyimine (Mısır-Suriye ortaklığı) ilk başkaldıran ve ihanet eden
Suriyeli azınlıklar ve onlar arasında baba Esat olmuştur. Bu yüzden de 40 gün
Mısır da Ebu Zabel Cezaevi nde yatmıştır. İmran Zubi açıklamasında Mürsi den
girip Türkiye den çıkmış ve Türkiye deki iktidarın çoğulcu bir yapıyı yönetemediğini
söylemiştir. Demek istediği, Türkiye deki yönetimin azınlıklara uygun bir
yönetim olmadığıdır! Ona göre azınlıklar yönetse daha iyi olur. Nitekim ABD de
öyle düşünüyor. Ama ona göre Esat, çoğunluğu yönetmeye ehildir.
*
Bu demogojiyi
teryüz eden Yusuf Karadavi ise Mısırlılardan Mürsi ye fırsat vermelerini
istemiş ve denklemi ters olarak kurmuştur. Mürsi nin 60 yıllık bir enkaz
devraldığını belirtmiş ve la yüslihu attarun bima efsedehu d dehr/Zamanın
bozduğunu doktor/attar nasıl düzeltebilir mealindeki deyim çerçevesinde 60
yıllık enkazın bir yıl içinde kaldırılmasının mümkün olmadığını hatırlatmıştır.
Bu benzetme veya karşılaştırmada kim haklı kim haksızdır Karadavi mi haklı
yoksa Esat ın sözcüsü İmran Zubi mi Arap Baharı ve Mısır daki devrimden önce
yazılan kitaplar Karadavi yi haklı çıkarıyor ve doğruluyor. Tarih tarafsız bir
hakemdir. Bu husus uzun yıllar Kahire de kalmış olan Ali Özek in hatıratında da
konu ediliyor. Ramazan Yıldırım ın kaleme aldığı Medreseden Üniversiteye Ali
Özek adlı çalışmada Ali Fuat Cebesoy un Nasır devriminden sonraki Mısır a
gelişindeki gözlemi aktarılıyor. İşte size birkaç satır: 1914 yılında Mısır
Osmanlı dan yani Anadolu dan 50 yıl ileride idi. Şimdi 1955 yılında ise Mısır
Türkiye den kırk sene ileride fakat ihtilal olalı üç yıl oluyor. Bu üç sene
içerisinde bayağı bir gerileme var, fakat henüz tam olarak yüzeye yansımamış
Bu Ali Fuat Cebesoy un gözlemi (Düşün yayıncılık, s: 133). Anlayacağınız, 1952
yılı sonrasında Mısır geriye giderken Türkiye ise çok partili sisteme geçerek
ileriye gitti. Ve 1950 yi milat kabul edersek o zaman onlar bizden 50 yıl ileri
iken şimdi Türkiye onlardan 50 yıl ileridedir. Nasır devriminin maliyeti işte
budur. Nasır, Kral Faruk u yolsuzluk ve işbirlikçilik gerekçesiyle devirdi
lakin kendisi kapalı rejimle buna tüy dikti. Şunu söyleyebiliriz: Mısır ve
Irak ta kraliyetler yıkılmasaydı bu ülkeler bugün bulundukları noktadan onlarca
defa daha ileride ve müreffeh olacaklardı. Şimdi ise hem Nasır a ihanet eden
yapıyı temsil eden hem de Nasır ın Mısır ı kalkındırdığını söyleyen bir demagog
ile karşı karşıyayız. Bunlar sihirbaz gibi. Beyazı kara, karayı beyaz
yapabiliyorlar. Demek ki neymiş, Karadavi haklıymış.
*
Mısır da ordu
Mürsi ye muhtıra verdi ve muhtırasında demagoji üzerinden yine yalana başvurdu.
Mısır Ordu Sözcüsü Ahmet Muhammed Ali tam bir demagoji yaparak Mısır ordusunun
tarih boyunca darbe yapmadığını ve silahlı kuvvetler doktrininin bir darbeye
izin vermeyeceğini söyledi. Darbe yaparken bile darbe yapmadıklarını söylüyorlar!
Daima halkın iradesine saygılı olduklarını da iddia ediyor. Nasır da böyle
konuşuyordu. Halbuki, Hür Subaylar hareketi ve 1952 olayı bir darbedir ve
sonrasında kurulan kesintisiz askeri rejimle bu darbe ortamı sürekli
kılınmıştır. Sözcü ise durumu tersyüz etmiş ve 60 yıllık darbe sürecini
demokrasi sürecine çevirmiştir! Demokratsa Mübarek halkı tarafından niye
devrilmiştir Mübarek kendini mi, halkı mı yoksa orduyu mu temsil ediyordu
Mısır da Müslüman Kardeşlerin siyasi veçhesi olan Özgürlük ve Adalet Partisi
Sözcüsü Murat Ali ise tersini söyleyerek Mısır ın 60 yıldır kesintisiz darbe
ortamında yaşadığını hatırlatmıştır. Bunun tek istisnası Mürsi dönemidir. Asker
ise demagojiye sarılarak bu gerçeği tersyüz etmeye kalkışmıştır. Bütün
yalancıların ve demagogların yüzüne kara çalınsın!